Bu yazımızda siyasi polemiğe sebep olmamak adına; yorum yapmak yerine, yorumu okuyucuya bırakmak arzusundayız. 

Niyetimiz ise olaya temel ve bütüncül olarak bakmak suretiyle doğru soruyu sorabilmektir.

Zira “İlim bir hazinedir, anahtarı ise sualdir” buyuruyor Allah Resulü Fahri Kâinât Efendimiz. Yani doğru soru sormak, hakikatin bulunmasında en önemli adımdır.

Ama “doğru soruyu, doğru zamanda, doğru yerde, doğru şekilde, doğru maksatla, doğru kişiye sormak” şartıyla…

Ve tabi ki aldığı doğru cevabın veya verdiği doğru kararın gereklerini de yapmak şartıyla. Bu minvalde aşağıdaki bazı tespitlerimi siz okurlarımla paylaşmak isterim:

Eğitim sistemi ile ilgili sorulması gereken ilk soru; insan yetiştirmek isteyip istemediğimizdir. Ya da bir başka ifade ile insana ne kadar değer veriyoruz? Veya makam, para, siyaset ve diğer

dünyevi şeyler arasında bir tek insanın değeri nedir?

İkinci soru ise nasıl bir insan yetiştirmek istediğimiz ile alakalıdır. Zira herkes insan yetiştirmek ister. Çünkü çalıştırmak için, ticaret için ve yönetmek için; insana ihtiyaç vardır. Acaba

şahsiyetli, düşünen ve üreten insan yetiştirmek mi istiyoruz yoksa sadece yönetilebilecek, düşünmeyen ve tüketen bir insan mı? Sorulması gereken belki de en kritik soru budur.

Bu iki soruya uygun bir cevap bulabildiysek şimdi üçüncü soruyu sormak istiyoruz: İnsan eğitmek müfredat ya da başka günübirlik çözümlerle mi olur yoksa bütün bir sistemle ve planlı

çalışarak mı?

Sistemden kastımız birkaç yıllık ders içerikleri yapmak mıdır yoksa uzun vadeli, amacı ve yöntemi belli, öncelikli olarak kurucuları ve eğiticileri de özenle ve uzun vadede yetiştirilmiş,

planlanmış, kişiye ya da şartlara göre değişmeyen (ama tadil edilebilir) programlar mıdır?

Eğitim sistemini planlayanlar ya da değiştirenler; bunu eğitimciler ile ve eğitimcilere danışarak mı yapmaktadırlar? Eğitimi planlamak kimin hakkı olmalıdır?

Bu sistemin en temel unsuru olan öğreticilerin sistemdeki yeri ve değeri nedir? Onlar sadece birer uygulayıcı memur ve çalışan mıdır yoksa yetkileri olan, eğitim sistemini uygulayan ve

geliştiren, pratikte çıkan sorunları çözen ya da çözümlerini talep eden, değerli öncülerimiz ve hocalarımız mıdır? Sahi öğretmenlerimiz ve hocalarımızın sosyal statüleri nedir ve sizce ne

olmalıdır?

Eğitimden beklentimiz nedir? Ya da bir başka ifade ile eğitim gerekli ve önemli midir? Bu soruyu, yukardaki bazı sorularla benzer olmasına rağmen, önemine binaen özellikle tekrar

soruyoruz.

Devletin eğitimdeki yeri nedir? Takipçi ve denetçi mi? Yapıcı ve uygulayıcı mı? Yoksa tarafsız bir gözlemci mi?

Özel eğitim kurumlarından beklentimiz nedir? Onların yetki ve sorumlulukları ne olmalıdır? Bu kurumlarda yetişen insanlar devlete yani dolayısıyla insanlara mı hizmet edecektir yoksa başka amaçları mı olmalıdır?

Eğitim müfredatı neleri içermelidir? Sadece iyi bir tüketici ve sorun çıkarmayan vatandaş olmaya yetecek kadar bilgiyi mi yoksa ahlaki ve manevi eğitimi, üretimi ve sanatları da uygulayarak hayata hazırlayacak programları mı?

Ailenin eğitimdeki rolü ne olmalıdır? Aile, biyolojik olarak çocuk sahibi olduktan sonra çocuklarını okula emanet edip kendi hayatına devam eden bireyler topluluğu mu olmalıdır yoksa eğitim-öğretimin her aşamasına katkıda bulunup özellikle çocukların şahsiyet kazanmalarını ve hayata hazırlanmalarını temin mi etmelidir? Yoksa ailenin, çocuklara maddi destek olduktan sonra onların hayatlarına yön verme hakları olmadığına mı inanıyoruz? Veya mahşerde ailenin çocuklarından asla sorumlu olmaması ve herkesin kendi hayatından mesul olup kendi hesabını kendi vermesi mi daha doğru?

Son olarak eğitim zorunlu mu gönüllü olmalıdır? Ya da ne kadarı gönüllü ne kadarı zorunlu olmalıdır? Veya bir başka soru; öğrenciler, memnun edilmesi gereken müşteriler midir yoksa sorumlulukları olan insanlar mıdır? 

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyor Şeyh Edebali.

Din de devlet de, insan için değil mi?

Hatta tüm kâinat, insan için yaratılmamış mıdır?

Devleti devlet yapan da yetişmiş insan değil midir?

İnsan olmak için; bilmek, şuurlu olmak ve belli amelleri yapmak gerekiyor.

Bu da eğitim ve takip ile mümkündür…