Eğer eğitimde çocuklara belli erdemler verilmek isteniyorsa, hayatında kendisine fener olabilecek, ışık olabilecek ve onun yolunu aydınlatabilecek kelimeler öğretilmelidir. Kelimeler diyorum. Çünkü her şeyi başlatan da sadece bir kelimedir. “Ol” dedi ve oldu… Özellikle bazı prensipleri ihtiva eden kelimeler, çocuğun tüm hayatını şekillendirebilir. Yeri geldiğinde onu yönlendirebilir. Bu kelimelerin sürekli tekrarlanması, her yere yazılması bilinçaltına işlenmesini sağlar. Bu kelimeler birer erdem timsali olmalıdır. Tarihin derinlerinden süzülmüş ve insanın gayesini hatırlatan kelimeler olmalıdır. Bu kelimelerin gücü insanı değiştirebilmelidir. İnsanı dönüştürürken insanın bunun farkında olmamasıdır. Onları birer erdem savaşçısı gibi etkilemelidir. Örnek bazı kelimeler şunlar olabilir:

“Anaya, babaya, büyüklerine ve öğretmenlerine saygılı ol.”

“Her koşulda doğruyu söyle. Yalan söyleme.”

“Dürüst yollarla geçimini sağla.”

“Güzel ahlâklı ol.”

“Tüm canlılara saygılı ol.”

“İnsanlara iyilik et.”

“Çok çalış ve çok oku.”

“Öfkene hâkim ol. Kendini tanı.”

Günümüz eğitim sisteminin en büyük açmazı, çocuklara erdem ve ruhsal eğitimin verilmemesidir. Günümüz eğitim sistemi salt bilgi içermektedir. Kaldı ki bilgi de yoğun bir şekilde verilmekte, çocukların çocukluklarını yaşamalarına fırsat verilmemektedir. Böylece, çok bilgili ama yeterince olgunlaşmamış, ruhsal gelişimlerini tamamlamamış insanlar yetişmektedir. Öyle ki; çocuklarımız gençliklerine adım attıklarında kafaları karışmış bir şekle girmiş olmaktadırlar. Öğrendikleri ve eğitildikleri bilginin bir işe yaramadığını görmektedirler.

Günümüz eğitim sistemi, çocuklara aşırı bilgi yükleyerek ve bir an önce her şeyi öğrenmelerini sağlayarak, çocukları ebeveynlerinden almakta, tüm zamanlarını ödevlerle yoğurmaktadır. Böylece aileler çocuklarını görememekte, çocuklarda ihtiyaç duydukları sevgi ve şefkati doyasıya alamadan büyümektedirler. Ebeveynler, hızla geçen yılların sonunda çocuklarını doyasıya kucaklamadan ellerinden uçup gitmelerini yaşlı yürekleriyle seyretmektedirler. Çocuklar, gelecek kaygısı, karışık bir kafa, dünyayı yanlış algılama, hayata psikolojik olarak yeterince hazır olmadan atılmaktadırlar. Ama onlar bunun farkında değildirler. Onlar, aldıkları eğitimlerin yeterli olduğunu, hayatta ihtiyaç duyacakları tüm bilgileri aldıklarını düşünmektedirler.

Hayal kırıklıkları yaşayacaklardır. Hayat onlara hiç acımayacaktır. Öğütecek belki de bir köşeye atacaktır. Ama hayatta yol gösterici kelimelerle hazırlananlar daha bilinçli olacaktır. Nerde nasıl davranacağını bileceklerdir. Kafası karışmış olmayacaktır. Her karşılaştığı yeni bilgiyi eldeki kelimelerle tartacaklardır. Uymayanları fırlatıp atacak, çok bilen değil, çok anlayan, hisseden, kavrayan ve olgun insanlar olacaklardır. Günümüz eğitim sistemi cehaleti kaldırmakta ama ilim vermemektedir. Sadece bilgi vermektedir. İlimsiz ve irfansız nesil sadece iyi birer makine, iyi birer bürokrat ve sistemin çarklarına dişli olabilir.

Çocuklarımızın kaybolmaması için, bir an önce onların eğitimine katkıda bulunalım. Doğru kelimelerle yola çıkalım. Bilinçaltı eğitimle onlara kılavuzlar edinelim. Hayat yolunda işaretler yerleştirelim. Yoldaki işaretlere bakarak yollarını bulmalarını sağlayalım.