Bir kaset darbesiyle ana muhalefet partisinin başına

geçtiğinde Kılıçdaroğlu, kendisine gönül bağlayanlar farklı ortamlarda özel

etkinliklere girişmişlerdi. Bunlardan birisi ilginçti.  O günlerde aylık bir edebiyat dergisi olarak

yayımlanan (şimdilerde iki aylık) Sincan İstasyonu nun bir sayısı, şiirimizin

de bir Kılıçdaroğlu beklediğini dile getiren bir önsözle çıkıyordu. Adı bana 28

Şubat ta Sincan da yürütülen tanklardan ilham alınmış gibi gelen Sincan

İstasyonu dergisinin söz konusu müessif tespitine bu sütunda bir yazıyla temas

etmiş ve fiske vurmuştuk. Bu, burada dursun

Buradan, aynı Sincan İstasyonu dergisinin 63. (Ocak-Şubat

2013) sayısına geleceğim. Yayımlandıktan on beş ay sonra bu sayıyı gündeme

alışımın sebeb-i hikmeti şu: Derginin bu sayısında 2012 de Şiir dosyası var.

Neden olmasın, elbette bir şiir dergisinde böyle bir dosya bulunabilir. Üstelik

kimi faydalı malumat da bulunabilecektir 2012 şiiri üzerine yapılan

değerlendirmelerde. Ne iyi, değil mi Elbette!

Gelin görün ki derginin bu dosyasına katkı sunan

müteşairlerden birisinin söylediği bir cümle hayli dikkat çekici. Günümüz

sosyal ortamlarındaki yeni oluşumlara ışık tutacak cinsten gördüğümüz cümle,

solcu, Kemalist ve ulusalcı zihniyetin günümüzdeki müteşairlerinden olan Hüseyin

Peker e ait. Şöyle diyor adı geçen zat: Muhafazakârlık günbegün ilgi alanını

arttırdı, etkinliği çoğaldı. Zaman gazetesinde sağ kesimin anılması çoğaldı ve

sol kesimdeki şairlerin geride kalmasına sebep oldular. (s. 10) Adı geçen

müteşairin Zaman gazetesine olan ilgisi hayret verici. Bu da burada dursun

Şu cümleler de Kemalist ve ulusalcı Birgün gazetesi

yazarı Onur Caymaz a ait: Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Başkanı İbrahim Ulvi

Yavuz, Tüyap ın onur yazarını yıllardır sol görüşlü kimseler arasından

seçmesinden çok rahatsız olmuş ki hiçbir zaman ideolojik olmayan Zaman

gazetesinden Şahsın kendi adını taşıyan internet sayfasında

(onurcaymaz.com/ p=1904) yer alan bu yazıda, yazarların ve yayınların ideolojik

olmalarının normalliği üzerinde duruluyor. Tabii ki Zaman gazetesi kullanılarak

ve Türkiye Yazarlar Birliği ne çatılarak Ama atlamayalım, Onur Caymaz adlı

yazar namzedi bir yandan ideolojik tavır almanın önemini vurgularken diğer

yandan ve en başta Zaman gazetesinin hiçbir zaman ideolojik olmadığı

tespitinde bulunarak bu özelliğinden ötürü adı geçen mevkuteyi övücü bir tutum

sergiliyor. Şimdi bu da burada dursun

Sıra iki hatırada 2011 yılı Mayıs ayı sonlarında,

Bursa da, Haraççıoğlu Sosyal Tesisleri nde Osmangazi Belediyesi nin düzenlediği

Tanpınar Edebiyat Yarışması nın ödül törenindeyiz. Yarışmaya Antep ten katılan

ve dereceye giren bir yazar arkadaş Zaman gazetesi kültür sayfası editörüne

gazetede yazı yazmak talebinde bulunuyor. Ancak biz ölünce şeklinde bir

cevap veriyor editörümüz kendisine. Bu cevabın kendisini şaşırtmaması

gerektiğini söyledim genç arkadaşa. Zaman ın kültür sayfası ile ilgili

muhafazakâr camia şair ve yazarlarının pek çok şikâyeti olduğu, bu şikâyetlerin

dikkate alınmadığı zaten bilinen bir şeydi. Bu türden şikâyetleri tam bir yıl

sonra, bu kez Maraş ta, Maraş Belediyesi nin Mayıs 2012 sonlarında düzenlediği

şiir festivali etkinliği sırasında, bir akşam yemeğinde adı geçen gazetenin

kültür sanat sayfası editörü arkadaşımıza anlattım. Kuşkusuz kendi tespit ve

tahlillerimi önceleyerek. Bizim söylediklerimizi pek dikkate alır yanı yoktu

editör arkadaşımızın

Sola, Kemalistlere, ulusalcı kesimlere olabildiğince

fazla yer ayıran, batıcı kültür, sanat ve edebiyat faaliyetlerine olabildiğince

fazla değinen gazetenin kültür sayfası, hatırlıyorum, farklı yayın organlarında

(Sızıntı, Yağmur vb.) yazan Cemaat bağlısı pek çok şair yazar arkadaş

tarafından da eleştiriliyordu. En azından biz eleştirdiğimizde, bizim

kanaatlerimize iştirak ederek

Sözümüzü toparlayalım. Günümüze geldiğimizde, Zaman ın

kültür sayfasını işgal eden zihniyet, biraz da siyasi gündemin altüst olması ve

kimi çıkar çatışmalarından ötürü gazetenin tamamını kapladı. Gün geçmiyor ki

Zaman gazetesi ve yazarları, biraz da AKP ye olan kızgınlıklarıyla solun,

Kemalistlerin, ulusalcı zihniyetlerin yoluna yordamına girivermesin...

Bu nereye kadar sürecek bilmiyoruz, fakat ortada tedaviye

muhtaç bir durum olduğu aşikâr. Gerçi, dediğim gibi, bu durum geçmişten beri

vardı adı geçen mevkutede. Örneğin 28 Şubat sürecinde de benzeri

atraksiyonlarını görüyorduk. Seçilmiş hükümete, o hükümetin Başbakan ına

yönelik tahfif edici muameleler arşivlerdeki yerini koruyor...

Görünen şu: Makul bir duruşu olmamış adı geçen gazetenin.

Menfaatlere göre savrulmuş. Bu arada bir takım odaklar tarafından kullanılmış.

Dönemine göre, kimi paralel yapılar sanki bu gazeteyi kullanmış.

Sözü edebiyata getirip yazımızı bitirelim. Zaman

gazetesinde hatırı sayılır bir edebiyatçı yazar var. Gelinen noktada bu edipler

ne yapacak Hangi tutumu sergileyip ne türden yazılar yazacaklar Dershane

romantizmi yapıp edebiyatçı kimliklerini askıya mı alacaklar Caiz Lobisi

başlıklı yazılar kaleme alıp AKP li belediyelerin edebiyat yarışmalarında jüri

üyeliğine hâlâ devam mı edecekler Salt edebiyat yapıp rehavetlerine rehavet mi

katacaklar Şu ihtimal de yok değil, yarın öbür gün gazeteyi işgal edecek sol,

Kemalist, ulusalcı kadrolar, bu bizimkilere yol vermesin

Bu sonuncu maddeyi hariçte tutup şu kadarını söyleyelim:

İtikadımızca edebiyat şahsi ve muhteremdir. Mutedil nokta budur. Hüseyin

Peker lerin, Onur Caymaz ların yolu istikametinde gitmek yahut paralel bir

duruş sergilemek sahici bir edebiyatçıya yakışmaz. Nokta.