Başkent Ankara’da oteller ağzına kadar dolmuş, Antalya’dan takviye otel personeli getirtilmiş. Ülkemizi seven babayiğitler akın akın Ankara’yı doldurmuş vaziyetteler. Bu babayiğitlerin tek amaçları varmış, ülkelerine hizmet etmekmiş. Genel başkanın dikkatini çekebilmek için folklor gösterisi bile düzenleyenler varmış. Bu babayiğitlere. Ağır gelen otel faturaları hiç koymuyormuş “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi ” diyorlarmış. Pardon! Kalemim sürttü! “Bu devlete canımız feda” diyorlarmış. Vekil aday adaylarının sayesinde, lacivert takım diken konfeksiyoncular sabahlara kadar çalışıyorlarmış. Daha vekil olmadan ülke ekonomisine katkı sağlamaya başlamışlar. Kim bilir vekil olduklarında, nasıl büyük ihale takipçisi olurlar! Hay Allah! Bugün nedense sürekli kalemim sürtüyor. Düzelteyim! Kim bilir vekil olduktan sonra bu milletin yararına kanun tasarılarını Meclis’e sunarlar.
Bu babayiğitlerin, iki yıl milletvekilliği yapanların hak ettiği kıyak emeklilikte hiç gözü yoktur. Zaten birçoğu bürokrat. Kimler yok ki! MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyıldız’ın yanı sıra aralarında TCDD, YURTKUR, Basın İlan Kurumu, DSİ, Gümrükler ve TETAŞ’ında yer aldığı 10 kurumun genel müdürü aday adayı olmak için görevinden ayrıldı. Bürokrat kalmadı! Kayseri’de aday adayı patlaması yaşanıyor. Kütahya’da rekor başvuru bekleniyor. Vekil olmak için yıllarca karşı olduğu siyasi görüşle bugün aynı yolda yürümeye kalkıyorlar.
Bu gariplerin hepsi hizmet aşkıyla yanıyor (!). Görevleri esnasında iktidarın arkasını kollamışlardı, şimdi bunun nimetlerinden faydalanmak gibi niyetleri hiç yok(!). Bu vatan için, bu millet için daha ama çok daha hizmet yapmaktan başka bir düşünceleri yok (!). Zaten kendilerinden önceki vekiller de hiç ihale takipçiliği yapmamışlardı. Ankara’daki aday kalabalığı, siyasi kültürümüzdeki ciddi bir problemin en büyük delilidir. Tabiri caizse; Ankara’da; ”bala üşüsen sinekler” misali bir hareketlilik var olmasına var ama milletin gündemi çok başka…
Millet; yüksek gelen elektrik faturalarından, asgari ücrete yakın doğal gaz faturalarının altında ezilmiş durumda. EPDK şikâyetler artınca tüm bedelleri tek başlıkta birleştirdi “kayıp, kaçak “ bedelini gizleyerek tahsil edecek. Bu hükümet garibanın hükümeti mi, üstünlerin hükümeti mi Bu milletin çoğu asgari ücretle geçiniyor! Bir bakın SGK’ya ödenen primlere! Özel sektör neredeyse tamamı asgari ücretle çalışıyor. Üstelik işçi sekiz saatten fazla çalıştırılıyor. Sendika nerede, devlet neden bu fazla çalışmaya dur demiyor
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, çarşı pazarda artan fiyatlar da bütçeleri sarsmaktadır. Her yıl Ocak ayında artan vergilere de bir anlam veremiyorum. Ekonomi iyiyse ve IMF’ye borç veriyorsak neden vergilere zam gelir İşsizlik her gecen gün artmaktadır. Sağlık alanında kısıtlamalar neticesinde birçok hasta perişan olmuş durumdadır. Bir örnek vermek gerekirse; prostat ameliyatından sonra meydana gelen idrar kaçırma sorununu ortadan kaldıracak parçanın olmadığından bunca hasta beklemektedir. Bu durum insanların hayat kalitelerini düşürmekte ama nedense Sağlık Bakanlığı bu konuda gerekli önlemleri almamaktadır. Neden Tasarruf tedbirleri nedeniyle! Nasıl inanalım ekonomimizin iyi olduğuna Hani 2008 Krizi bizi teğet geçmişti Bir tiyatro oynanıyor ama hadi hayırlısı! Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu.