ABD’de gerçekleşen ara seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre Demokrat Parti, Kongre’nin her iki kanadında da (Senato ve Temsilciler Meclisi) çoğunluğu ele geçirdi.
Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump’ın aldığı bu ağır seçim yenilgisi sonrası Washington ve dünya siyasetinde kartlar yeniden dağıtılırken, küresel liderlerden de sıcağı sıcağına ardı ardına açıklamalar geldi.
İşte ABD seçimlerinin ardından dünya başkentlerinden gelen ilk tepkiler ve yankıları...

- İRAN: "WASHINGTON'IN DÜŞMANCA YAKLAŞIMI DEĞİŞMEZ!"
"Küresel Emperyalizme Karşı Ulusal Mücadele Günü" vesilesiyle yazılı açıklama yayımlayan İran lideri Mücteba Hamaney, ABD’deki seçim sonuçlarının Washington’ın Tahran politikalarında bir eksen kaymasına yol açmayacağını belirtti.
ABD'nin amacının İran halkını koşulsuz teslim almak olduğunu savunan Hamaney, düşmana verilecek en küçük tavizin geri tepeceğini vurguladı.
Hamaney ayrıca, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı Hürmüz Boğazı'nın denetim altına alındığını ve bölgedeki Amerikan üslerinin hedef alındığını hatırlatarak, saldırıların tekrarlanması halinde yanıtın çok daha ağır olacağını belirtti.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai de sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, "İran ulusu Trump’a hem sahada hem de Washington’da stratejik bir yenilgi yaşattı. İran'ı karşısına alan herkes bunun bedelini öder" ifadelerini kullandı.

- ÇİN VE RUSYA'DAN "İÇ İŞLERİ" VE "İSTİKRAR" VURGUSU!
- Çin: Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, seçimlerin ABD'nin iç işi olduğunu belirterek, Çin-ABD ilişkilerinde karşılıklı saygı, eşitlik ve yapıcı diyalog zemininde iletişimi sürdürmeye hazır olduklarını ifade etti.
- Rusya: Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Başkan Trump’ın görevine devam ettiğini hatırlatarak barışçıl girişimlerin sürmesini beklediklerini dile getirdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise Rus dış politikasının başka ülkelerdeki siyasi dengelere göre şekillenmediğini, Ukrayna konusundaki ilkeli duruşlarının değişmeyeceğini söyleyerek, "Ukrayna konusunda izlediğimiz ilkeli ve tutarlı çizgi, genel olarak dış politikamız gibi konjonktürel değil ve diğer ülkelerdeki siyasi dengelerin değişmesine bağlı değildir. Rusya Devlet Başkanı'nın belirlediği politikalar doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

- AVRUPA BİRLİĞİ VE AVRUPALI LİDERLERİN TEPKİLERİ!
Avrupa cephesinde seçim sonuçları, demokrasi vurgusu ve dış politika sinyalleriyle karşılandı:
- İspanya: Başbakan Pedro Sanchez, seçmenlerin "yoksullaştıran ve ayrıştıran politikalara karşı" oy kullandığını savunarak, Brezilya'nın ardından ABD'de de sağ dalganın gerilediğini iddia etti. Açıklamasının devamında Sanchez, “Brezilya'da oldu. ABD'de de oldu. Ve yakında İspanya'da da olacak. (Ana muhalefetteki Halk Partisi lideri Alberto Nunez) Feijoo ve (Vox partisinin lideri Santiago) Abascal'ın binmeye çalıştığı aşırı sağcı dalga artık büyümüyor, çöküyor” ifadelerini kullandı. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares İber-Amerika Konferansı sırasında basına yaptığı değerlendirmede ise "ABD'de Demokratlar'ın tarihi boyutlarda zaferiyle yaşanan değişim dalgasının, birkaç gün önce Brezilya'da olduğu gibi, İspanya'da da devam edeceğini öngörüyoruz. Çünkü söz konusu, tam olarak aynı şey" şeklinde konuştu.
- İngiltere: Başbakan Andy Burnham, tüm dünyanın küresel hayat pahalılığı krizine odaklanması gerektiğini belirterek, Orta Doğu ve Ukrayna'daki çatışmaların sona ermesinin hayat pahalılığını hafifletmek için şart olduğunu söyledi.
- Fransa: Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Ulusal Meclis'te yaptığı konuşmada rekor katılımlı seçimin "Amerikan demokrasisinin sapasağlam ayakta" olduğunu gösterdiğini söyledi. Barrot, Donald Trump'ın da Demokratların zaferini kabul ettiğini belirterek sonuçların tartışmasız olduğunu ve durumun demokrasi adına çok iyi bir haber niteliği taşıdığını vurguladı.
- Almanya: Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Demokratların iki mecliste de kontrolü sağlamasının nadir bir durum olduğunu ifade ederek, transatlantik ortaklığın ve merkez siyasetin korunmasının önemine dikkat çekti.
- İtalya: Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD halkının iradesine her zaman saygı duyduklarını dile getirerek seçim sonuçlarının Roma-Washington hattındaki stratejik ortaklığı değiştirmeyeceğini belirtti.
- Polonya & Çekya: Polonya Başbakanı Donald Tusk demokrasinin kazandığını belirtirken, Çekya Başbakanı Andrej Babis ise Demokratların zaferinin Trump'ın kalan görev süresinde veto ve azil süreçleri nedeniyle siyasi mekanizmaları kilitleyebileceğini savundu.
- Finlandiya: Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, sonuçların Avrupa, Finlandiya veya Ukrayna üzerinde doğrudan bir etki yaratmasının gerekmediğini bildirdi. Sonuçları halkın bir protestosu olarak yorumlayan Valtonen, demokrasinin işlediğini ve Trump'ın devir teslim sürecine kadar yetkilerini koruduğunu aktardı.
- Norveç: Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, Demokratların hem Senato hem Temsilciler Meclisi'nde kontrolü ele geçirmesinin güç dengelerini değiştirdiğini söyleyerek "Başkanın artık ABD'yi sadece kendi tasavvuruna göre şekillendirme imkanı kalmadı" dedi.
- Avusturya: Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, yüksek katılımdan duyduğu memnuniyeti paylaştı. Meinl-Reisinger, "Avrupa'daki güvenliğimiz ve refahımız Kansas veya Iowa'daki insanların oy tercihine bağlı olmamalı" ifadeleriyle kendi savunma ve rekabet gücünü artırmış, güçlü bir Avrupa Birliği'nin transatlantik bağlar için en sağlam zemin olduğunu kaydetti.
- Slovenya: Başbakan Janez Jansa, seçim sonuçlarının ABD'nin Ukrayna'ya desteği açısından olumlu bir işaret olmasını ve enerji fiyatlarının düşmesine katkı sağlamasını temenni etti.
- AB: AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, yeni Kongre’nin Ukrayna’ya desteği sürdürmesini ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmasını umduklarını beyan etti. Öte yandan Kallas, Kallas, Avrupa ve ABD'nin "birlikte çok daha güçlü" olduğunu vurgulayarak, "Ayrıca bu baskı yoluyla Rusya'ya, savaşı durdurması gerektiğine dair net mesajlar verilmiş olacak" dedi.

- ASYA VE AFRİKA'DAN İLK YORUMLAR!
- Japonya: Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru, seçimin ABD’nin iç işi olduğunu ancak Japonya-ABD ittifakının bölge istikrarı için kritik rol oynamaya devam edeceğini vurguladı.
- Güney Afrika: Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Kongre’deki bu değişimin uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem başlatabileceğini ve ABD ile karşılıklı ulusal çıkarlar doğrultusunda işbirliğine hazır olduklarını dile getirdi.





