Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi için hazırlıklar sürerken Türk Ormancılar Derneği (TOD) Bilim Kurulu, kömür yatırımları, madencilik faaliyetleri ve doğal alanların korunması konusunda uyarılarda bulundu. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu da meteorolojik afetlerin son 15 yılda üç katına çıktığını belirterek iklim değişikliğinin yanı sıra arazi kullanımına da dikkat çekti.
COP31 ÖNCESİ TÜRKİYE'NİN İKLİM POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Türk Ormancılar Derneği Bilim Kurulu, COP31 Antalya Öncesinde İklim Kriziyle Yüzleşmek başlıklı değerlendirmesinde Türkiye'nin enerji ve çevre politikalarını ele aldı.
Raporda, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik hedeflerle fosil yakıt yatırımlarının birlikte devam etmesi eleştirildi. Kömür, petrol ve doğal gaz kullanımının yanı sıra madencilik ve turizm projelerinin doğal alanlar üzerindeki etkilerine değinildi.
Ormanlar, meralar, sulak alanlar ve kıyılardaki yapılaşma faaliyetleri raporda incelenen konular arasında yer aldı. Bilim Kurulu, iklim değişikliğiyle mücadelede bu alanların korunmasına öncelik verilmesini istedi.
METEOROLOJİK AFETLER SON 15 YILDA 3 KATINA ÇIKTI
Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Türkiye'de meteorolojik afet sayısında kaydedilen artışa değindi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) verilerini hatırlatan Kurdoğlu, son 15 yıldaki artışın yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını söyledi.
Kurdoğlu, "Ülkemiz pek çok yasal düzenleme ile doğal alanları dönüşüme uğratmaktadır. Bu doğrudan Türkiye’nin iklim değişikliğine uyumda ve mücadelede gücünü doğrudan düşürmektedir. MGM verilerine göre meteorolojik afetlerin son 15 yılda üç katına çıktığı görülüyor. Bunu tek başına iklimdeki değişmelere bağlayamayız, eğer bağlarsak büyük bir iklim kongresi düzenleyerek düzeltebileceğimiz yanılgısına da kapılabiliriz." dedi.
SEL VE ORMAN YANGINLARINDA ARAZİ KULLANIMINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Bilim Kurulunun değerlendirmesinde dere yatakları ve taşkın alanlarındaki yapılaşmaya da yer verildi.
Yerleşime açılan taşkın ovaları, kurutulan sulak alanlar ve plansız kentleşmenin sel felaketleri sırasında meydana gelen zararları artırdığı belirtildi.
Orman yangınları konusunda ise yüksek sıcaklıklar ve kuraklığın yanında ormanlık alanların parçalanması ile arazi planlamasındaki sorunlara işaret edildi.
Değerlendirmede, doğal alanların korunmasının iklim değişikliğine uyum çalışmalarının bir parçası olması gerektiği vurgulandı.




