Eski dostlar la eskisi kadar sık olmasa da düğünlerde,

bayramlarda yolumuz kesişiyor. Hal hatır soruyor, selam sabah ediyoruz. Bugün

izninizle düğün gözlemlerinden ve buralarda karşılaştığımız dostlardan

bahsetmek istiyorum.

Değişik düğünlerde ilginç sahnelere, alışık olmadığımız

görüntülere şahit oluyoruz. Senfoni orkestrası eşitliğinde salona giren gelin

damat mı ararsınız Damadın, davetlilerin huzurunda gelinin duvağını açmasını

mı Kim bilir, hangi batılı kilisede yapılan nikâh merasiminden gördüler de

taklit ediyorlar. Birlikte pasta kesecekler, el âlemin ortasında birbirilerine

yedirecekler. Davetliler de bu anı fotoğraflayacak, sonra hep birlikte

manzarayı alkışlayacak.

Kadın erkek karma oturma düzeni gayet olağan(!)

karşılanıyor. Aynı masada farklı aileler birlikte oturuyor, yemek yiyor.

Tesettürlü hanımefendilerin erkeklerle karşılıklı kırıtarak konuşmaları

sıradanlaştı. Zaten giyimleri de tesettür değil, olsa olsa şıklık yarışı.

Ucube-tip giysilerle kendinizi tesettür defilesinde sanırsınız. Sahnede kayınvalide,

damada el öptürüyor, sonra da yüzünü öpüyor.

Gelinin başı kapalı mı, açık mı belli değil. Beyaz

gelinlik tepeden tırnağa vücudu kapatmış, hani baş da kapanmış böylece.

İçinizden Acaba bu yılın modasında saçlar kapalı mı olmuş diye kendi

kendinize sormadan edemiyorsunuz. Ne günlere kaldık!

Merasimde Kur an okunmasa, Müslüman aile olduğunu

anlamayacaksınız. Bunlar inancımız açısından asla kabul edilemez şeyler. Bunu

birilerinin söylemesi, uyarması gerekiyor.

Anlaşılan köprünün altından çok sular akmış. Davet

sahibi, davetlilerde ilgilenmekten çok; katılımcı devletlülerin yanında poz

verme telaşında... Bak ayağıma kadar getirttim havası... Hâlbuki misafirleriniz

sizden ilgi bekliyor.

 Yine bir mutlu

günde, eski dostlarla birlikteyiz. Hoş beşten sonra, bir eski parti büyüğü Sen

hâlâ Saadette misin diye sorunca Biz buradayız da siz çok geç kaldınız.

Madem gidecektiniz treni kaçırdınız dedim.

Kimler yoktu ki İlin Valisiyle tanışma esnasında

kendisini eski günleriyle takdim eden mi Ne dese beğenirsiniz. Biraz utana

sıkıla göz ucuyla etrafa bakarak Ben Saadet Partisi Genel Başkan

Yardımcısıydım. X Bey le beraber ayrıldım. Peki, X partide göreviniz ne Bu

sorunun cevabı yok. Belli ki yeni partisinde, üyelerden bir üye olmuş. Bu durum

bize göre sevindirici bir şey. Demek ki hâlâ bilinçaltı zihinlerinde bu kapı

var diyoruz.

 Yüksek birikime

sahip olduğunu düşündüğümüz bir diğeri, tam da bugünlerde konuşması gerekirken;

sus pus olmuş, sesi soluğu çıkmıyor. Ne oldu sana Böyle değildin! dediğimde

yutkunarak Sence şu anda ne yapmam lazım ki diyebildi.

Başka dostlar da vardı. Kim mi Refah Partisi döneminde

zorlu bir seçim maratonunun ardından seçildiği makamında uzun sakalıyla görev

yapan kadim bir dostumuz. Sinekkaydı tıraş olmuş. Kendisine buruk bir tebessüm

ederek Sen gerçek X partili olmuşsun. Hakiki değişime uğramışsın! diyebildim.

Bir başka ünlü eski seçilmiş de bulunduğu ilin

milletvekiline Efendim çekerek şoförlük yapmaya başlamış, acı acı tebessüm

ettim.

Unutmadan, ev sahibi de kendini öyle kaptırmış ki, Sn.

Genel Başkan Yardımcım, Sayın Valim Sn. Milletvekillerim diye başladığı

konuşmasını dinlerken, bir anda kendimizi propaganda toplantısında zannettik.

Heyecandan (!) olsa gerek valinin yanında oturacağım diye misafirlerine hoş

geldin demeyi unuttu.

Ne acı ki toplum dönüştürülürken; bu çark ümmete yön

vermesi gerekenleri de dişlileri arasında öğütmüş.