Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Milli Görüşçüler üç şeyden vazgeçmezler. Akideden, fıkıhtan, lügatten… Kelimeler yani kavramlar çok önemlidir. Ümmet; aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen inananlar topluluğudur. Dolar, kumar ve faiz üç kavramdır. Bu üç kavramı doğru anlamak, bunlara aynı manaları yüklemekle mümkündür. Dolar da, kumar ve faiz de mal değil, zulüm ve nifak aracıdır.

DOLAR

Dolar; dolardır işte, herkesin bir dolar görüşü vardır. Birinin dolar görüşü diğerinin dolar görüşüne uymaz. Bana göre dolar, ona göre dolar, ben senin dolar görüşüne katılmıyorum gibi laflar… Katılsan ne olur, katılmasan ne olur. Neticede dolar, insanlığı köleleştirme gayesine hizmet ediyor. Dolar; ABD emperyalizmi tarafından üretilmiş itibari bir paradır. 1945’te başkan Truman döneminde yürürlüğe sokulan Bretton Woods anlaşması ile dünya dövizlerinin ABD dolarına, doların ise altın karşılığı olması öngörülmüştür. Aralık 1971’de ise Başkan Nixon döneminde Bretton Woods anlaşması iptal edilmiş, bu şekilde 70’li yıllarda ABD’de uygulamaya geçirilen neo-liberalizm; ekonominin devlet işlerinden ayrılması ve piyasayı özel teşebbüsün yönetmesi anlayışı gereği bütün dünyada güç ve kaynak ihtiyacını karşılayacak olan “karşılıksız dolar” basımının yolu açılmıştır.  Bu sömürü düzenine “Yeni Dünya Düzeni” adı verilmiştir. Bu düzene göre dolar; Wall-Street’in şişman kedileri olarak bilinen Siyonist Yahudi sermayesinin kontrolündeki FED’in bastığı ve dünyada dolaşıma sunduğu bir GDD parasıdır ve ırkçı emperyalizmin dünya hâkimiyetinin önemli araçlarından birisi olarak kullanılmaktadır. Dünya gazetesi yazarlarından Bekir Kavruk’un verdiği bilgiye göre, 2008 büyük krizi sonrası QE adı altında karşılıksız basılıp piyasalara sürülen trilyonlarca doların neredeyse yarısının küresel piyasalara hâkim Wall-Street’te bulunan Siyonist Yahudi finans tekellerinin kasasına akmış olması anlamlıdır. ABD doları Türkiye’nin de dış ticarette kullandığı para birimidir ve USD/TL arasındaki kur, enflasyondan faiz oranlarına kadar ülkenin ekonomik hayatını tam anlamıyla belirleyici bir konumdadır. Diyebiliriz ki Türkiye “Dolara” köle yapılmış garip bir ülke konumundadır. Türkiye’nin 450 milyar doları aşan kamu borcu “dolar köleliliğinin” en açık delilidir.

KUMAR

Kumar; nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan ihtimalli bir şeye bağlı kalarak mal vermek veya almaktır. Adı ne olursa olsun bu özelliği taşıyan para veya mal karşılığı oynanan her oyun ve ortak bahis, kumardır. Kumar, insanı “hak dinden” uzaklaştıran, tembelliğe sürükleyen, çalışma gücünü yok edip toplumda kin ve düşmanlığı artıran haksız bir kazançtır. Bu özelliği ve olumsuz etkisi sebebiyle İslam, kumarı haram kılmıştır. Emek bir haktır ve korunması gerekir. Kumar bir yerde emek hırsızlığıdır. Bu bakımdan “Aranızda mallarınızı haksız sebeplerle ve batıl yollarla yemeyin” emri İslam’ın önemli bir esasıdır. Kumar şeytan işi bir pisliktir ve ondan kaçınmak kurtuluştur. MAİDE 90-91: “Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şüphesiz şeytan içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister.” Ülkemizde devlet tarafından oynatılan piyango, sayısal loto, spor toto, iddaa, altılı ganyan, müşterek bahis oyunlarının tamamı kumardır. Bunların hepsi kötülüktür ve adil bir devletin görevi kötülüğün her türlüsü ile mücadele etmektir. Adil Bir Devlet kumar, faiz, haksız vergi yoluyla gelir elde etmeye çalışmaz.

FAİZ

Faiz; en kolay tabiriyle borç olarak alınan para veya mal için, para ve mal sahibinin borçludan talep ettiği özel fazlalıktır. Faize meşruiyet kazandırmaya çalışanların “faiz de ticaret gibidir” demeleri bir aldatma ve aldanmadan başka bir şey değildir. Çünkü ticari işlemlerde kâr da zarar da mümkündür. Faiz işlemlerinde ise bütün durumlarda alınacak fazlalık garanti edilmektedir. Bu yüzden Allah, alış verişi helal, faizi ise haram kılmıştır. Allah, faizi eritir ve yok eder, buna karşılık sadakaları ise arttırır. Allah, hiçbir faizciyi sevmez. Günümüz dünyasında faiz ve faizci kapitalist düzen, İslam ve Müslümanlarla harp eden bir düzendir ve Müslüman toplulukları ve bütün insanlığı yok olmaya götürmektedir. Müslüman’ın feraseti bu gerçeği görecek kadar sahibine bir fayda sağlamıyorsa, burada bir hidayet kararması söz konusudur. Bankalardan kolaylıkla kredi alıp ihtiyaçlarını giderme yoluna giden adı Müslüman kimseler hidayete karşılık sapıklığı satın alan gafillerdir.

TEK KİŞİLİK HÜKÜMET DÖNEMİ

Türkiye, 24 Haziran 2018 seçimleri ile birlikte tek kişilik hükümet dönemine geçmiştir. Bu seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan tek başına bir hükümettir. Hükümet etmenin bütün sorumluluğu, kabinede görev alan bakanların değil tek başına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aittir. Bundan böyle Cumhurbaşkanı Erdoğan “faizci kapitalist nizamı” ortaksız tek sorumlu olarak yürütecektir. İstese bugün “Adil Düzeni” ilan edecek imkân ve güce sahiptir. Ancak bugüne kadar böyle bir adımı atacağına dair bir izlenim de vermemiştir. Bilakis bu yeni dönemde Milli Piyango İdaresi’nin düzenlediği Sayısal Loto çekilişleri haftada birden ikiye çıkarılmıştır. Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranı %2,34’den %2,52’ye çıkarılmıştır. Meclis’ten bahis oyunlarını yaygınlaştıracak kumar yasası çıkarılmıştır. Gayr-i Müslim bir milletvekilinin AK Partili milletvekillerine yönelik olarak, “Sizin dininizde kumar haram değil mi, nasıl bu kanuna kabul oyu verirsiniz?” uyarısı manidar bulunmuştur. Dolar, bu dönemde 5,17 TL’ye yükselmiştir. Bu gidiş nereyedir? Ey akıl sahipleri, saadete ancak Adil Düzen’le ulaşılır. Saadet Partisi’nin Erdoğan’a kardeşane teklifi de budur. Selam hidayete tabi olanlara…