Onların fotoğraflarını basında görünce şaşırdım.
Eski bir arkadaşım ve eşi dolandırıcıların tuzağına düşmüşlerdi.
Yıllarca yurt dışında yaşadılar.
Bütün hayalleri vatana dönmek sakin bir yerde arsa alıp üzerine ev yapıp dinlenmekti.
Vatanları burunlarında tütmekte, ezan sesine hasret, sıla özlemi çekmekteydiler.
İlerlemiş yaşlarında geldiler, bahçe üzerindeki evlerine kavuştular.
Lakin onları basında ki haberde görünce şaşırdım, dolandırıcıların tuzağına düşmüşlerdi.
Hırsızlar o güzel hayallerini zehir etmişlerdi.
Ögun ailesinden bahsediyorum.
Zennure ve Arif Ogün çifti, bu güzel aile bütün malvarlığını kaybetti.
İnsanları mağdur eden dolandırıcıların, bugüne değin Anayasa hukuku profesörünün de aralarında olduğu nice ünlü insanı dolandırdıklarını okuyorduk haberlerde.
Bu kez melekler kadar saf ve temiz Ögun ailesini dolandırdılar.
İstanbul Silivri’de yaşayan Ögun çiftini arayan dolandırıcılar, kendilerini polis olarak tanıtarak kimliklerinin suç işleyen bir çete tarafından kullanıldığını söyledi.
Zennure Ögun, “Telefondaki kişi bana, ‘Ben Silivri emniyetten falan kişiyim, Selimpaşa’da bir kaçak yakaladık, üzerinden eşiniz Arif Ögun’a ait bir kimlik çıktı. Eşinizin kimliği ile suçlar işlendi, insanlar dolandırıldı’ dedi. Bunları söyleyince ben hemen telefonu kapattım. Telefonu kapattıktan sonra 155’i aradım ve durumu izah ettim. 155 beni dinledikten sonra, ‘Çete takibimizde, haberimiz var ve size vereceğimiz talimatlara uyun’ dedi. Meğer onlar da dolandırıcıymış.” Zennure Ögun, “Telefonu kapattıktan sonra eşimin telefonuna kimliklerimizin fotoğrafı geldi. Eşimin kimliğinin üzerinde başka bir beyefendinin fotoğrafı vardı. Benim kimliğimin üzerinde başka bir bayanın fotoğrafı vardı. Bizi arayan numara tekrar aradı ve bu kimlikler size mi ait diye sordu. Ben de evet bize ait ama fotoğraflar bizim değil dedim. Bana bu kimliklerle insanların hesapları boşaltılıyor, yurt dışına para çıkarılıyor, devlet nezdinde suçlusunuz, eğer yardımcı olursanız biz bu işi yapanlara operasyon yapacağız dediler. Ben 155’i aradığımda polisle konuştuğumu zannediyordum ama telefonlarımızı hack’lemişler.
Zennure Ögun, dolandırıcıların tüm mal varlıklarını bildiğini belirterek, “Selimpaşa’da 3 arsa ve 2,5 katlı villamızı emlakçıyı arayarak satış yapmak istediğimizi ve o çeteyi de emlakçının getireceğini, o arada da baskın yapacaklarını söylediler. Emlakçı da bize 10 gün içerisinde müşteriyi buldu. Tapuya gittik, operasyon olduğu için biz değerinden fazla bir fiyat söyleyince müşteri almayacağını söyledi. Beni aradılar ve ‘Zennure Hanım siz devlet ile dalga mı geçiyorsunuz fiyatınızı düşük verin tapudakiler bizim arkadaşlarımız, her şey kontrolümüzde’ dediler. Biz de yarı fiyat verdik. Arsalarımız ve evimiz gitti”.
Zennure Ögun, “Evi satın alan kişi evden çıkmamızı istedi. Ben de burası operasyon için satıldı dediğimde beni dinlemedi. Burada tapudaki görevlinin de ihmali var. Çünkü eşim 75 yaşında, eşimden bir sağlık raporu istememiş, mirasçıların var mı dememiş ve bak burayı sen ederi fiyat mı satıyorsun gibi sorular sormamış. 3 hafta önce buraya İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya geldi. Geldiği açılışta kendisine ulaşmak için çok çabaladım. Elimde belgelerim ile gittiğimde güvenlikleri biz sizi arayacağız dedi. Aradılar ve hiç mi bir gelişme olmadığını sorduğumda hanımefendi sıradasınız dediler. Ben buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya sesleniyorum. Mağduruz, bizi görün ve bu olayı araştırın. Bu çete bizim kimlik bilgilerimize e-Devlet bilgilerimize nereden ulaştı. Bu çete bizim numaralarımızı nereden satın aldı ve buldu” demekte.
Basında okumaktayız,
İçişleri bakanının her gün bir çeteyi çökerttiğinin haberi çıkmakta,
Bu mazlum ailenin ve diğer kurbanların çilesini umarım Ali Yerlikaya düzeltir,
Zira Zennure Ögun’un anlattığı ile tapudakilerin hatası somut; onların sorgulanması ile bile çete yakalanacak.
Umarım pek çok masumun canını yakan bu canavarların yanına kâr kalmaz, çete bir an önce çökertilir.