Kıbrıs ın güneyinde keşfedilen yeni doğalgaz rezervleri

Türkiye de genellikle Kıbrıs sorunu bağlamında değerlendirilmektedir. Ancak, bu

rezervler genel olarak Doğu Akdeniz jeopolitiğini etkileyecek çok önemli bir

unsuru oluşturmaktadır.

Nitekim son iki yazımızda da belirttiğimiz üzere bu son

gelişmeler Kıbrıs ı ABD, AB ve Rusya gibi büyük güçlerin kesişme noktası haline

getirmiş ve yeni bir mücadele alanına dönüştürmüştür.

Dolayısıyla, Doğu Akdeniz in yeni jeopolitiğindeki en

önemli hususlardan biri, burada keşfedilmiş olan hidrokarbon kaynaklarının

enerji politikaları, özellikle de enerji güvenliği boyutuyla Rusya-AB

arasında yol açmış olduğu enerji bazlı yeni mücadele, rekabet boyutudur.

***

Her ne kadar, bulunan doğalgaz rezervleri AB nin Rusya ya

bağımlılığını ortadan kaldıracak düzeyde olmasa da bunu bir derece azaltacak ve

uzun vadede Rusya karşısında AB nin elini güçlendirecek niteliktedir; özellikle

de, Ukrayna-Kırım krizinde eli kolu bağlanan AB açısından...

Bu da bizi AB nin Rum kesimini Türkiye nin itirazlarına

ve ortaya koyduğu bir takım ilkeleri ayakları altına alma pahasına niçin üye

yaptığı sonucuna daha rahat götürmektedir. Yine, aynı şekilde Annan Planı nı

reddeden ve buna rağmen kaprislerini devam ettiren Rum kesiminin elindeki

önemli koza da işaret etmektedir.

Ve pek tabi Fransa nın başını çektiği (fakat daha sonra

Almanya tarafından sabote edilen ve açıkçası bu sonucuyla Türkiye yi de

rahatlatan) Akdeniz İçin Birlik projesinin varlık nedenlerinden biri hakkında

da önemli bir ipucu vermektedir.

***

Rum kesiminin buradaki en önemli kozlarından biri, hiç

kuşkusuz Rusya ile sahip olduğu tarihsel ilişkiler ve aynı Rusya nın Kıbrıs ta

vazgeçemeyeceği hayati çıkarlarıdır. Bu husus, her ne kadar Yunanistan ve GKRY

açısından bir baskı anlamına gelse de, şu ana kadarki ortaya çıkan tablo, bu

ikilinin süreci çok iyi yönettiği şeklindedir.

Çünkü Yunanistan ve GKRY, Rusya-AB arasındaki güç

mücadelesinin çok net bir şekilde farkındadır. Açıktan taraf olmayan bu ikili,

süreçte oldukça pragmatist bir politika izlemektedir. Rusya ile olan

Ortodoksluk temelli ilişkilerini de kullanmak suretiyle, AB-Rusya arasında

kendisine hem manevra alanı oluşturabilmekte hem de her iki karşıt gücü Türkiye

karşısında bir araya getirebilmektedir.

Nitekim, Yunanistan ve GKRY nin bu iki yüzlü politikasına

rağmen, Türkiye Doğu Akdeniz deki son krizde ve Kıbrıs sorununda yalnız

kalmıştır. Burada, özellikle son dönem Türk-Rus ilişkilerinin genel seyri de

göz önünde bulundurulduğunda, Moskova nın niçin böyle bir karara gittiği

sorusuna cevap aramak kaçınılmaz olmaktadır.

***

Rusya, AB ile olan mücadelesinde Panslavizm i de,

Ortodoksluk temelli olarak Yunanistan-GKRY üzerinden gündeme getireceğinin

güçlü mesajlarını vermektedir. Moskova nın Transdinyester ve Gagavuzya

krizlerindeki rolü de göz önünde bulundurulduğunda, Kosova noktasında benzer

bir duruşa sahip olan her iki tarafın burada da bir ortak çıkar paydası

geliştirmeye çalıştığı görülmektedir.

Yunanistan ın buradaki beş temel önceliği ile Rusya nın

çıkarları örtüşmektedir: 1. Kıbrıs meselesi; 2. Mali kriz ve Kıbrıs ın bu

anlamda taşıdığı önem; 3. Yeni Balkan jeopolitiği ve Yunanistan ın hedefleri;

4. Enerji güvenliği; 5. Doğu Akdeniz in değişen jeopolitiği ve bölgedeki güç

mücadelesi.

Yunanistan-GKRY nin bu tavrında hiç kuşkusuz AB nin pasif

tutumu ve Rusya nın kaba gücü karşısındaki tartışmalı caydırıcılığı da önemli

bir yere sahiptir. Bu bağlamda, Gürcistan, Suriye ve Ukrayna-Kırım krizleri

önemli birer dönüm noktası olarak karşımıza çıkmaktadır. Rusya nın yükselişi,

bu bağlamda bölgesel dengeleri-denklemi de etkilemeye başlamış görünmektedir.

***

Rusya nın Doğu Akdeniz de daha aktif bir aktör olma,

bölgede askeri, siyasi, ekonomik varlığını artırma hedefi ile birlikte Doğu

Akdeniz de sürekli bir donanma bulunduracağını açıklamış olması, bölgenin

geleceğinde yeni ittifaklar ve sorunlar anlamına gelmektedir.

Bu açıdan Rusya, Doğu Akdeniz doğalgazının çıkarılması ve

piyasaya sunulması noktasında hem Güney Kıbrıs ile hem de İsrail le birtakım

anlaşmalar yapmayı amaçlamaktadır. Bunu başarması durumunda Doğu Akdeniz

doğalgazında belirleyici bir aktör haline gelecek olan Rusya, Avrupa yı hem

kuzeyden hem güneyden kendisine bağımlı hale getirmeyi planlamaktadır.

Bu bağlamda, Rusya nın özellikle Güney Kıbrıs üzerindeki

güçlü nüfuzu oldukça dikkat çekicidir. Rusya nın bu nüfuzu ve Doğu Akdeniz e

artan ilgisi, AB ile Rusya arasında yeni bir jeopolitik rekabeti beraberinde

getirmektedir. AB nin önceliği de, bu noktada Kıbrıs ta ve genel olarak Doğu

Akdeniz de Rusya nın etkinliğinin kırılması olmaktadır. Dolayısıyla, Doğu

Akdeniz de sular her geçen gün daha da ısınmaktadır!