Reyhanlı da yaşanan facianın ardından resmi ağızlar

ortaklaşa cinayetlerin arkasında Suriye, yani Esad ın olduğunu açıkladı. Hatta

yakalananların ifadesinde olayı itiraf ettikleri de medyaya yansıdı. Ancak,

olayın arkasında Suriye yönetiminin bulunuş şekli konusunda farklı bilgiler

basına yansıyor. Bir habere göre Suriye istihbaratı bu olayı planladı ve

Acilciler i de taşeron olarak kullandı. Bir başka iddiaya göre ise yine Suriye

istihbarat örgütü bu işi planladı ve Türkiye de bazı kişileri para karşılığı kullandı.

Hatta bir adım daha ileri giderek patlayıcı maddeler Lazkiye den deniz yolu ile

Hatay a getirildi ve Reyhanlı da patlatıldı.

Medyaya yapılan resmi açıklamalar bazı köşelerde

bilinmeyen kaynaklardan edinilmiş derin bilgiler şekline dönüştürüldü ve komplo

teorileri olup çıktı. Neticede toplum olayın gerçek yüzünü bilemez hale geldi.

Böyle olması istendiği için mi bir haber kirliliği oluşturuldu yoksa medya mı

böyle bir görev üstlendi bilemiyorum ama gelinen noktada kafalar iyice karışmış

vaziyette.

Yazımın başında da belirttiğim gibi Hükümet, olayın

Suriye tarafından gerçekleştirildiği hususunda emin görünüyor. Belirsizlik

sadece saldırıların aracı vasıtasıyla ya da para karşılığı bazı hainlere

yaptırılmış olduğu hususunda sürüyor. Aslında hangi ihtimalin gerçek olduğu pek

de önemli değil. Eğer resmi açıklamalar doğru ise Suriye ye karşı bir hareket

kaçınılmaz olmaz mı Denebilir ki, böyle bir hamle Suriye ve yandaşlarının,

özellikle de bölgemiz üzerinde hesapları olan İsrail gibi ülkelerin oyununa alet

olmak anlamına gelir. İyi de birilerinin oyununa alet olmamak için saldırının

karşılıksız kalması saldırganları cesaretlendirmez mi Çünkü daha önce bir

uçağımız düşürüldü ve hesap sorulacağı yönünde açıklamalar yapıldı ama hesap

sorulmadı. Birileri hesap sorulmasını engelledi. Arkasından topraklarımıza

Suriye tarafından top mermileri düştü. Bu mermiler Suriye ordusuna mı aitti,

yoksa Türkiye yi çatışmaya çekmeye çalışan bazı üçüncü ülkelerin bir hamlesi

miydi bilmiyoruz. Yetkililer biliyorsa da bugüne kadar bir açıklama yapılmadı.

Yani ülkemize yönelik bir takım saldırılar bugüne kadar hep karşılıksız kaldı.

Sebep Provokasyona gelmemek olarak açıklandı. Elbette sorumluluk mevkiinde

bulunanlar heyecanları ile hareket edemezler/etmemeleri gerekir. Ancak, o

zamanda resmi kişiler açıklamalarında dikkatli olmak durumundadırlar. Yani,

kesin açıklamalar yaparak Suriye 50 den fazla insanımızın katili olarak ilan

edildikten sonra millet olarak bunun hesabının sorulması beklentisine girilmesi

doğal değil mi

Bu noktada bazı haberlerde ve köşe yazılarında olayın

faili olarak Acilciler

Grubu ilan edildi. Ama bu grubun başı olan kişi bir

gazetede çıkan açıklamasında kesinlikle böyle eylemin içinde olmadıklarını,

sivilleri hedef alan bir katliamı tasvip etmelerini söylüyordu. Denebilir ki

terör örgütlerinin yaptığı açıklamalara güvenilmez. İyi de terör örgütleri

bırakın yaptıkları eylemlerini reddetmeyi bazen yapmadıkları eylemleri bile

propaganda olsun diye üstlenirler.

Derdim elbette terör örgütünün açıklamasını delil olarak

takdim etmek değil. Ancak, Reyhanlı saldırısının arkasında CİA ve MOSSAD ın

olmadığı kesin ve bu işi Suriye istihbaratı yapmış ise bunun hesabının

sorulması gerekmez mi Elbette olayın arkasında özellikle İsrail istihbaratı

var ise onlardan da bunun hesabının sorulmalıdır. Hesap sormak ille de savaş

ilan etmek ve saldırmak olmayabilir. Ama kamuoyunun cinayetin gerçek

sorumlularını net olarak bilme hakkı vardır. Bu hakka saygı duyulmalıdır.

Bunları yazdım diye birileri sakın ola ki, savaş kışkırtıcılığı yapmaya

çalıştığımı söylemeye kalkmasın. Suriye nin ülkemize yönelik hamlelerinin

hesabının da sorulması gerekiyor. Bunun nasıl olacağı, devreye hangi ülkelerin

sokulacağı Hükümet in bileceği iştir. Stratejik müttefik ilan edilen bazı

ülkelerin olayları seyretmekle yetinmesi ülkemize yönelik düşmanlık olarak

algılanmalıdır.