Helake uğrayan topluluklar tüm uyarılara ve ikazlara
rağmen hatalarında diretmişti. Kendilerine yapılan uyarıları önemsemiyor,
kendilerini çok güçlü ve onurlu sayıyorlardı. Artık bu topluluklar yaşamıyor,
tarih oldular. Böylelikle ALLAH Teâlâ nın bir âyeti daha tecelli etmiş oldu.
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Sen
onlardan herhangi birinden bir varlık emaresi hissediyor veya onlara ait cılız
bir ses işitiyor musun 1
ALLAH bu topluluklara zulmetmiyordu, onlar kendilerine
zulmettiler. Onlar sadece kendi yaptıklarının karşılığını buldular ve sonradan
gelen nesillere ibretlik oldular. Rabbimiz şöyle buyuruyor:
Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin
akıbetlerinin nice olduğuna bakmadılar mı Ki onlar, kendilerinden daha güçlü
idiler; yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha
çok imar etmişlerdi. Peygamberleri, onlara da nice açık deliller getirmişlerdi.
Zaten Allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar kendi kendilerine
zulmetmekteydiler.
Ayet-i kerimede, su ve maden çıkarmak ya da ekip dikmek
için toprağı işleyen ve bayındır beldeler meydana getiren, sonra da,
inkarcılıkları yüzünden ALLAH Teâlâ nın gazabına uğrayan Ad ve Semud gibi, eski
kavimlere işaret edilmekte ve onların kalıntılarına bakılıp ibret alınması
öğütlenmektedir.
Sonunda, ALLAH Teâlâ nın âyetlerini yalan sayarak ve
onları alaya alarak kötülük yapanların akıbetleri pek fena oldu. 2
Şimdi denenme sırası bugünkü nesillerde. Eğer Kur ân-ı
Kerîm de bildirilenleri önemsemezlerse, geçmiş kavimlerin uğradıkları belâya
uğrayacaklar. Tam tersine kendilerini ıslah ederlerse, işte o zaman ALLAH
Teâlâ nın rahmetini umabilirler. Geçmiş toplulukların başlarına gelenlerden
ibret almayanlar, anlatılanları tarih bilgisinden ibaret görenler, geçmiş nesillerin
hatalarına düşmüş olacaklardır.
Halen yurt dışında gezip dolaştıkları kendilerinden
önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi Bunlarda
elbette ibretler vardır. Halâ kulak vermezler mi
Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek
hayvanlarının gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çıkartmakta olduğumuzu
da görmediler mi Halâ da göremeyecekler mi 3
Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin âyet-i kerimelerine
inanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, elbette daha şiddetli ve
daha süreklidir.
Bizim, onlardan önce nice nesilleri helak etmiş olmamız
kendilerini yola getirmedi mi Halbuki onların yurtlarında gezip dolaşırlar.
Bunda, elbette ki akıl sahipleri için nice ibretler vardır.
Eğer Rabbinden daha önce sadır olmuş bir söz ve tayin
edilmiş bir vade olmasaydı, ceza onlar için de dünyada kaçınılmaz
olurdu. 4
ALLAH Teâlâ eski kavimler hakkında Kur ân-ı Kerim de
verdiği örnekleri sonradan gelenler düşünüp öğüt alsınlar diye vermiştir. Her
topluluk bu uyarıları çokça düşünüp kendini kınamalı ve düzeltmelidir. ALLAH
Teâlâ nın âyet-i kerimelerinden kendini bağımsız sananlar, bu uyarıların da
sadece o dönemdeki insanlara yapıldığını ve bugünkü modern çağda böyle şeylerin
olmayacağını sanarlar. Böylelikle insanların çok büyük bir bölümünün yaptığı
hataya düşer ve ALLAH Teâlâ nın âyet-i kerimeleri için:
Hakikaten, gerek
bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu. Fakat bu,
geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir! 5 derler.
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler hakkındaki kanun
da budur. Bizim kanunumuzda hiçbir değişiklik bulamazsın. 6
Geçmişte yaşayanların başına gelenler mutlaka bugün
yaşayanların da başına gelmektedir. Zira her topluluk dünya hayatında
denenmektedir ve mutlaka yaptıklarının karşılığını görecektir.
Tarihte yaşamış bazı azgın kavimler hakkında Kur ân-ı
Kerîm de anlatılanlar açıkça şu gerçeği ortaya koyuyor. Bugün içinde
bulunduğumuz toplumun samimiyetle kendini eleştirmesi ve geçmişte yaşayanların
yaptığı hatalara düşmemesi gerekir. Ne de olsa geçmişte yaşamış kavimlerin
yaptığı azgınlıkların günümüzde yapılanlardan pek de uzak olmadığını görüyoruz.
1- Meryem sûresi:98
2- Rum sûresi:9-10
3- Secde sûresi:26-27
4- Taha sûresi:127-129
5- Mü minun sûresi:83
6- İsra sûresi:77