DİNSİZLİKLER densizlikler donsuzluklar çoğaldı.

Memlekette iç barış, huzur, rahat, güvenlik kalmadı.

Gezi Parkında bir vatandaş İstanbul valisine sormuş: Park

açıldığına göre karımla burada herkesin arasında öpüşebilecek miyim

Böyle bir soru densizlik değil de nedir

Türkiyenin bir millî ahlakı, edebi, terbiyesi vardır;

sokaklarda, meydanlarda, parklarda, toplu taşıma vasıtalarında öpüşmek,

birbirini mıncıklamak ayıptır.

Son zamanlarda başta İstanbul olmak üzere bazı büyük

şehirlerde açıkta ayıp ve çirkin işler yapılıyor.

Hürriyet sonsuz değildir, sınırlıdır.

Bazı şeyler açıkta değil, dört duvar arasında

yapılmalıdır.

Azınlıkların, çoğunluğu rahatsız etmeye, üzmeye,

sinirlendirmeye hakkı yoktur.

Eskiden, çok iyi hatırlıyorum, gayr-i Müslim

vatandaşlarımız Müslüman komşularının Ramazanlarına, oruçlarına saygı gösterir,

onların yanında yiyip içmezlerdi.

Bu ülkenin dominant ve meşru kültürü İslam kültürüdür.

Kemalist resmî ideoloji tarihî bir ârızadır.

İslam ile Kemalizm çatıştığı vakit üstünlük İslamdadır.

Sokakta öpüşenlerin bir kısmının bunu provokatif

niyetlerle kasıtlı olarak yaptığını sanıyorum.

Ramazan ayındayız Erzurum gibi muhafazakar

şehirlerimizde açıkta yenilip içilmediğini sanıyorum. İstanbulda Ramazana ve

oruca saygı pek yok.

Bendeniz Hindistanda yaşasam, Hinduların kutsal inek ve

öküzlerine, Hinduları üzecek muameleler yapmam. Koyu Hıristiyanlar arasında

yaşasam onları üzmem. Dindar Yahudilerin arasında yaşasam onları kızdıracak, kıracak

işler etmem.

Türkiyede dinsizler vardır, onların bir kısmı kendi

halindedir, bir kısmı ise agresiftir. Bu agresifler sosyal barışı ve mutabakatı

dinamitleyen kötü işler yapıyor.

Terbiyeli, görgülü bir ateist otobüste, tramvayda, parkta

öpüşmez; Ezan okunurken inanmasa bile saygılı davranır, mesela çalgı çalıyorsa

ara verir.

Bazı saldırgan ve aşırı dinsizler Müslüman çoğunluğu

sömürge yerlisi, ikinci sınıf vatandaş, zenci olarak görüyor ve hakaret ediyor.

Birkaç senedir SAYgısız bir çalgıcı Müslümanları provoke

edip duruyor. Öyle bir şey olmasını istemem ama günün birinde cahilin biri ona

dokunursa üzücü şeyler olacaktır.

Saylan isminde saygısız bir kadın vardı, o da agresif

sözler ve işler edip dururdu.

Okullarımızda maalesef çoğulculuk eğitimi verilmiyor.

Sivas hadiselerinin baş kışkırtıcısı agresif dinsiz Aziz

Nesini unutmadık.

Bu memlekette iç barış olması için çoğunluktaki Sünniler

azınlıklara, çeşitliliğe, ötekilere saygılı olacaklar; azınlıklar da

Müslümanların haklarını tanıyacak.

Provokasyonlardan kaçınılacak.

Birtakım Selanikliler, Ramazandan şikayet ederler,

Ramazan geldi, açıkta yemekten, içmekten korkuyoruz derler. Be adamlar, be

kadınlar, oruç tutan Müslümanlara saygı gösterseniz ne kaybedersiniz

Gizli Yahudiler, çoğunluktaki Müslümanları eşit görmüyor.

Anayasada teorik bir eşitlik var ama onlar daha eşittir.

Vesayet rejimi İslamı öcü, Müslümanları düşman gösterdi.

28 Şubattan sonra omzu kalabalık biri ne demişti:

Onlar yüzde doksan oy alsalar bile iktidar

olamayacaklardır!

Bu kafayla bu ülkede ne demokrasi olur, ne hürriyet, ne

adalet.

İngiltere de Müslümanlar azınlıkta ama oradaki

Müslümanlar Türkiye dekilerden daha hür.

Türkiye Müslümanlarının kabahati ve kusuru yok mu Olmaz

olur mu

Müslümanlar şifahî kültürlü, karşıtları ise daha fazla

okumuş

Müslümanlar paramparça, ötekiler ise İslam ve

Müslümanlarla savaşma konusunda tam bir birlik içinde.

Gezi isyanına İslamcı bir grup katıldı ama ötekilerden

Müslümanlara destek vereni yok.

(İkinci yazı)

On Bin Çivinin Hepsi de

BU yapıda, on bin çivi varsa, on bini de yerinden

oynamıştır. Bir teki bile sağlam, düzgün, yerinde değildir.

Alfabe ve yazı çivileri yerlerinden çıkmıştır.

Edebî ve yazılı lisan çivileri oynamıştır.

Tarih kültürü Eğitim Görgü ve terbiye İç barış ve

toplumsal mutabakat Mimarlık ve şehircilik Yapılaşma Komşuluk münasebetleri

Her şey her şey

Çoğunluğu oluşturan şu Müslümanları haline bakalım:

Başında ehliyetli bir İmam bulunan teşkilatlı bir Ümmet

yapısına sahip değiller. Bin parçaya ayrılmışlar. Tartışmanın, çekişmenin,

ihtilaf ve tefrikanın haddi hesabı yok.

İslam kültürü ve medeniyeti yitirilmiş yerine şifahî

kültür (veya kültürsüzlük) almış.

Müslümanlar çoğunlukta ama nice güçlü ve etkili temel

sivil kuruluş onların kontrolünde değil.

Müslümanlar çocuklarını İslam mekteplerinde okutmuyor,

tağut eğitimiyle okutuyor.

Müslümanların paraları imkanları var ama kültürleri,

bütün öğrencilerinin okul camiinde cemaatle beş vakit namaz kılacağı İslam

mektepleri açamıyorlar.

Müslümanlar emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmıyor,

yapamıyor.

Memlekete hürriyet gelmiş ama Müslümanlar İslam

medreselerinin, tasavvuf tarikatlarının açılmasını bile isteyemiyor.

Yerinden oynamış çivilerin hangi birini sayayım

***

Biraz da Atatürkçülerden bahsedelim:

Onların da bütün akıl, iz an, mantık, adalet, insaf,

sağduyu, itidal çivileri yerlerinden oynamış. M. Kemal in ölümünden sonra

uydurulmuş Kemalizm ideolojisinin tutar tarafı yok.

Bütün çivileri yerinden oynamış bu bina nasıl

sağlamlaştırılacaktır

Bugünkü düzene ve sisteme iyi diyenlerin zaten herhangi

bir sıkıntıları yok.

Kötü diyenlerin ise reçeteleri, çareleri, çözümleri yok.

Çivisi çıkmış eğitim sistemi nasıl düzelir

Hukuk sistemi nasıl düzelir

Bu işler günlük gazete yazılarıyla düzeltilemez.

Efrâdını câmi ağyârını mâni dört başı mamur planlar

programlar yapılmalı; ipe sapa gelir çok ciddî, çok şümullü, çok etkili çareler

ve çözümler üretilmelidir.

Memlekette hürriyet var ya, bir festival ve karnaval

havası içinde yaşıyoruz.

Mehmed Âkif in Safahatında, 1908 de İstanbul a gemiyle

gelen Müslüman bir seyyahın ağzından yazılmış bir şiir vardır:

*

Bir de İstanbul a geldim ki, bütün çarşı pazar

Nâ radan çalkanıyor, öyle ya hürriyet var

*

Sanki zincirdekiler hep boşanıp zincirden,

Yıkıvermiş de tımarhaneyi çıkmış birden!

*

Ötüyor her taşın üstünde birer dilli düdük.

Dinliyor kaplamış etrafını yüzlerce hödük!

*

Türlü adlarla çıkan nâmütenâhi gazete,

Ayrılık tohumunu bol bol atıyor memlekete.

*

İt yetiştirmek için toprağı gayet münbit

Bularak fuhş ekiyor salma gezen bir sürü it

*

Yürüyor dine beş on maskara, alkışlanıyor,

Nesl-i hâzır bunu hürriyet-i vicdan sanıyor.

*

İslamcıların bir kısmı öyle şaşırmış ve savrulmuşlar ki,

din düşmanlarının saflarına katılıp açık havada beratsız icazetsiz cuma namazı

kılanları bile var.

Ehl-i Sünnete inat, imsak vaktinden bir saat sonraya

kadar yiyip içenleri var.

Ya camilerdeki kadın bölümlerinin kafes ve perdelerine

saldıran Don Kişot lara ne demeli Atatürk ün bile yapmadığı bir devrim

yapıyorlar. Cür et mi, cinnet mi dersiniz, böylesine

Müslüman kesimde lüks, israflı, tantanalı, debdebeli,

şaşaalı, gösterişli, ilanlı reklamlı, duyduk duymadık demeyin ben umreye

uçuyorum lu, Mekke de korkunç fiyatlara tutulan Zam Zam Tower süitli, bir eli

yağda, bir eli balda, ben son umremdeyken hikayeli umre seyahatleri

Türkiye Müslümanları birbirinden kopuk bin parçaya

bölünmüş.

Benim cemaatim senin cemaatin

Benim baronum çok büyüktür.

(Günde laakal=en az bin kere çekilecektir:) Benim

cemaatim benim cemaatim benim cemaatim

Ümmet yok.

Ümmet teşkilatı ve hiyerarşisi yok.

Başta, bütün Sünnî Müslümanların biat ve itaat edeceği

bir İmam-ı Kebir yok.

Zina serbest.

(Ruh ve akıl hastalıkları uzmanı bir dostuma yirmi küsur

yaşlarında bir genç tedavi için gelmiş, doktor bey şu ana kadar en az yüz

karıyla yattım demiş!..)

İslama aykırı korkunç nemrudî yüksek binalar, gökdelenler

yapılıyor.

Düşük (aslında düşük değil) faizli kredilere reformcular

fetva verdi. Yetmiş çeşidi olan, en hafifi anasıyla zina etmek kadar günah olan

riba toplumu kanser gibi sarmış.

Tv lerdeki İslam aleyhtarı programları bir kısım

Müslümanlar heyecanla seyr ediyor.

Din, iman, Şeriat, ahlak elden gitmiş, lüks iftarlar

gırla gidiyor. Yiyin sevgili kardeşler yiyin.

Mısırda İslamî İhvan iktidar partisine karşı yapılan

askerî küfür darbesine karşı yine İslamî Selefî partisi destek vermiş. Oh ne

güzel İslam kardeşliği!

Türkiyede dinî bir cemaat İslamcı iktidara karşıymış Din

kardeşliği!

Ülkede bunca fitne fesat, nifak şikak, isyan tuğyan, fısk

ve fücur, kaos ve anarşi, rezalet ve şekavet içinde birtakım dini bütün

Müslümanlar mışıl mışıl uyuyor. Aman gürültü yapmayın uyanmasınlar.

Yatakta uyuyan Müslümanları anladık da, bazılarımız

ayakta uyumayı nasıl beceriyor

Ah yerinden oynamış çiviler

Kim çakacak bu çivileri yerlerine

(İlave: Geçen gün İstanbul metroda şu mübarek Ramazanda

bir karı ile bir adam herkesin arasında soyunmuşlar. Bunlar gezici deliler mi

öğrenemedim. Tahtası çatlak, çivileri sökük oldukları muhakkak )

            22.07.2013