Eğer gelecek belirsiz olmaya başlıyorsa “kuru bir edebiyat” ve “hesap vermeyen bir matematik” sebebiyledir. Belirsizliği çözüme ulaştırmak için; edebiyatın “edeb”iyle matematiğin “matem”e formül olacak denklemi oluşturulmalıdır. Bunun için “ses ve birim” ile “lügat ve sayılar” arasında ilişki ve tutarlılık oluşturulmalıdır. Dil ve matematik sağlıklı bir şekilde ele alınmadıkça şartlar zorlaşacak ve sonunda ‘zor oyunu bozacak’tır!
Mana ve Analiz
İnsanların hareketleri ile samimiyetleri arasındaki iç tutarlığı hakkıyla gözlemleyebilmek zorundayız. Ayetleri, hadisleri, atasözlerini ve şiirleri ağdalı bir şekilde vurgulayan değil, taşıdığı sorumluluğun hakkını verenlerin peşinden gidilmelidir. Aksi takdirde atılan çığlıkları, alevlenen yürekleri, “birliğimizi bozmaya kimse engel olamayacak” edebiyatıyla ya da “milletimiz bunun da üstesinden gelecektir” matematiği ile sonlandıramayız!
Sesini yükseltenlere karşı sözünü, algılara karşı basiretini ortaya koymak isteyenler, “çekim ile işlem” arasındaki dengeyi korumalıdır. Bu denge korunmadığında “cümle ile denklem” arasındaki makas da açılacaktır. Söylenen cümleler bir mana taşımayacak, yapılan analizler dikkat çekmeyecektir. Hâlbuki geleceğin şekillenmesi edebiyat (söylem) ve istatistik (eylem) üzerinden olur!
Benzetme ve Matris
Yapılan yanlışların artması, mağduriyetlerin ve haksızlıkların çoğalması, “kuru bir edebiyat”a kurban gitmenin acı sonuçlarıdır. Ekonomik ve sosyal sorunların derinleşmesi “yaş matematik” hesaplarının göstergeleridir. Şayet doğruları söylemez, doğru işlemleri hayata geçirmezsek sonuç hüsrandır. O halde; “kuru kalabalıklar”ı avutan her söylemin, milletimizi yaş tahtaya bastıran her eylemin sorgulayıcısı olmak gerekiyor. Aklın yolu; “gücü doğru kullanmak” ve “benzetme ile matris” üzerinden sentezler yapmaktır.
İnsanlığın geleceğini şekillendirecek sentezler üretmek için “ilmin vasıflarını” tablolaştıran bir indeks olmalıdır. Ortaya eser çıkaranların “telif” hakkı ile onu bugüne uyarlayacakların “programlama” hakkı bu indekste buluşturulmalıdır. Çünkü disiplin; düşünce, ifade ve eylem bütünlüğü sağlama faaliyetidir. Bu faaliyet, önceliklerin belirlenmesiyle şekillenir. Öncelikleri belirlemek ise bir “sunuluş düzeni” ister. Ancak bu sayede ifade edilenler anlam kazanır, düşünceden eyleme dönüşen bir çözüm mümkün olabilir. Böylelikle hayatın her alanında “yazı”lanlar bir “yazılım” ile buluşturulabilir. Dönüşüm sağlayan buluş budur!