12 Eylül askeri darbesinden sonra yapılan ilk

milletvekili seçimlerinde Kenan Evren in tutumunu hatırlayınız, lütfen!

Kimler katılmıştı o seçimlere; Turgut Özal lı Anavatan

Partisi, Necdet Calp li Halkçı Parti (HP) ve emekli General Turgut Sunalp

Paşa lı Milliyetçi Demokrasi Partisi. Hani, şu meşhur horoz lu parti.

Bu seçimlerde birçok partinin ve adayın Milli Güvenlik

Konseyi veto suna takıldığını da es geçmeyelim

MGKnın veto barajını aşıp 30 kurucu üye şartını yerine

getirebilen MDP, HP ve ANAP 6 Kasım 1983 genel seçimlerine katılma hakkı elde

etti.

Seçimlere katılacak üç parti, aday listelerini 4 Eylül

1983 tarihinde YSKya verdiler.

YSK geçici adaylık listelerini 9 Eylül tarihinde ilan

ettikten sonra adaylar MGK tarafından incelendi.

MGK toplam 1683 milletvekili adayından 672 sini veto

etti. MDP den 74, ANAP tan 81, HP den 89 adayın yanı sıra, 428 bağımsız aday

veto edildi.

30 Eylül 1983te MGKnın onayından geçip, 4 Ekim

tarihinde yayınlanan kesinleşmiş aday listelerinde HP 11, ANAP 8 ve MDP 3 eksik

adaylıkla seçimlere girdi.

***

Kampanya dönemi boyunca ANAP, 12 Eylül 1980 öncesinde

Türkiyede etkili olan dört siyasi eğilimi içerdiğini ileri sürdü; iktisadi ve

toplumsal sorunların önemini vurguladı, 24 Ocak Kararlarından uzaklaşıldığını

savundu.

MDP, anarşi ve terörle mücadeleyi propagandasına temel

aldı.

HP ise seçim kampanyasında devletçiliğe ağırlık

vereceğini, işsizlik sigortasını gerçekleştireceğini ileri sürdü. 22 Ekim

1983te TRTde liderlerin katıldığı açık oturumun en gergin anları Necdet Calp

ile Turgut Özal arasındaki özelleştirme - köprüyü satarım , sattırmam -

tartışması oldu.

***

Her neyse!..

1983 seçim sonuçlarına damga vuran olayı dün gibi

hatırlıyorum;

* Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, seçimlerden iki gün

önce, 4 Kasım 1983 tarihinde ANAPı ve genel başkanı Turgut Özalı isim

belirtmeden hedef alan bir televizyon konuşması yaptı.

* Kenan Evren halkı Anavatan Partisi ne oy vermemesi

konusunda uyardı.

* Ancak Evren, kimilerine göre, bu hareketiyle askeri

yönetimin güdümünde gösterilen ve giderek zayıflayan Milliyetçi Demokrasi

Partisinin (MDP) oylarını artırmaktan çok askeri yönetime duyulan tepkiyle

Turgut Özalın oylarını artırmayı hedeflemişti.

Ve de bu teori tuttu

***

Seçimler sonucunda nasıl bir tablo oluştu, biliyor

musunuz

1) Evrenin konuşmasına rağmen, seçimler ezici bir ANAP

başarısıyla sonuçlandı.

2) Geçerli oyların yüzde 45.14ünü elde eden ANAP 400

üyeli TBMMde 212 milletvekili kazanırken, HP oyların yüzde 30,46 ile 117

milletvekilliği elde etti.

3) Seçimlerin favorisi sayılan, Kenan Evren in övgüsüne

mazhar olan MDP ise oyların yüzde 23,27 ile ancak 71 milletvekili çıkarabildi.

4) Turgut Özal 20 Kasımda Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından

hükümeti kurmakla görevlendirildi.

5) 24 Kasım 1983te toplanan TBMMde Başkanlık Divanının

oluşmasıyla MGKnın görevi sona erdi.

6) 13 Aralıkta Turgut Özal başbakanlığında ANAP hükümeti

kuruldu.

***

Şimdi Gelelim bugüne, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak

seçimlere

* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı

tarafından düzenlenen mitinglerde, Tabii ki açıklayamam ama benim de gönlümde

olan bir parti var diyerek halktan oy istiyor.

* Tıpkı Kenan Evren gibi, Recep Tayyip Erdoğan da parti

ismi vermiyor.

* Ama tıpkı Kenan Evren gibi Recep Tayyip Erdoğan ın da

hangi partiyi işaret ettiği gün gibi açık ve aşikâr.

***

Son söz;

Dikkat! Dikkat! Bu türden söylemler bazen ters de

tepebilir.

Dikkat! Dikkat! Bu türden planlar ve dayatmalar zaman

zaman halkı kızdırabilir. 

Milli eğitim bakanlığı bu mağduriyete de el atmalı!

Telefonum çaldı.

Arayan, Dilek Beyleroğlu (Kocuklu).

İzmir/Bergama dan. Şunları anlattı;

15.10.1999 tarihinde Türk Dili ve Edebiyatı / Türkçe

öğretmeni olarak Ordu, Gölköy Kale Y.İ.B.O.ya (Yatılı İlköğretim Bölge Okulu)

atandım.

İstenilen evrakları hazırladığım halde başörtülü olduğum

ve fotoğraflarımın da başörtülü olduğu gerekçesi ile başvurum kabul edilmedi.

Başörtüsüz fotoğraf verirsen ve başörtünü çıkarırsan ya

da peruk takarsan başvurun kabul edilir dediler. Fakat ben böyle bir yolu

doğru bulmadığım için atanamadım.

Daha önce de Milli Eğitim Bakanlığı nın 47 nolu

telefonundan bu amaçlı 2 defa müracaat ettim. Fakat olumlu sonuç alamadım.

Atamamın yeniden yapılmasını istiyorum.

***

Bildiğim kadarıyla 28 Şubat sürecinde mağdur olan,

hakları yenen, başörtüsünden dolayı atanamayan öğretmenler hakkında bazı

iyileştirmeler yapıldı. Bazı öğretmenler görevlerine döndü.

Ama demek ki hâlâ mağdur olan isimler de var; Dilek

Beyleroğlu (Kocuklu) gibi

Bakanlık bir de bu konumda olan, mağduriyete uğramış

isimler için de bir düzenleme yapamaz mı, acaba

Dilek hanımın iletişim no ları var bende. Bakanlıktan

isteyen olursa seve seve veririm  

Saadet, barajı neden geçmeli

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, TBMM de

doğruları/gerçekleri kim dile getirecek

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, çilekeş emeklilerin

gerçek durumlarını kim ortaya koyacak

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, yatırım, üretim ve

istihdam noktasında kim gerçekten elini taşın altına koyacak

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, farklı mağduriyetleri

Meclis te kim dile getirecek

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, manevi ve ahlaki çöküşü

durdurmak için kim gayret gösterecek

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, TBMM Genel Kurulu nda

gündem dışı konuşmalar çoğunlukla eften püften meseleleri ihtiva edecek.

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, Türkiye nin çok önemli

bir (hatta iki) rengi TBMM dışında kalacak.

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, ümmetin derdiyle kim

dertlenecek

* Çünkü, Saadet baraja takılırsa, İslam Birliği ni

hedefleyenlerin yanı boş ve desteksiz kalacak

* 11 aylık Milli Görüş iktidarında İsrail Gazze ye tek

bir mermi bile atamadı. Saadet baraja takılırsa, Filistin e gerçek manada kim

sahip çıkacak

NOT: Bugün, 29 Mayıs 2015, Cuma. 1) Emekliler yılda 15 20

TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl

geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı,

2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28

Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı

Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!