Çünkü:
Anayasa Mahkemesi nin türban kararı, aynı zamanda TBMM nin kapatılması, yetkilerinin elinden alınması anlamına geliyor.
Bu karar:
Hürriyetçi demokratik sistemin sonu, OLİGARŞİK DİKTA SİSTEMİNİN başlatılması sonucunu doğurur.
Bu karar:
AKP nin kapatılması olayını çoktan aşmıştır. Yasama, yürütme, yargı erkleri arasındaki eşitliği ortadan kaldırmıştır, YASAMAYI ve YÜRÜTMEYİ yargının VESÂYETİ ALTINA ALIMIŞTIR.
Bu OLAĞANÜSTÜ BİR DURUMDUR. Derhal çözülmesi gereken BİR PROBLEMDİR. Bu tehlikeli gelişmelere gebe olan problemin, demokratik yollardan, demokratik sistem içerisinde çözülmesi gerekir. ÇÖZÜME ULAŞMAK İÇİN şu önlemler alınmalı, şu girişimlerde bulunmalıdır:
1- Meclis öncelikle hazırlanan YENİ ANAYASA TEKLİFİNİ ele almalı, ACİL OLARAK MÜZAKERE EDİP KANUNLAŞTIRMALI, BAŞKA İŞLERLE UĞRAŞMAMALIDIR.
2- TBMM den geçirilen yeni Anayasa en kısa zamanda REFERANDUMA, (MİLLETİN ONAYINA) sunulup KESİNLEŞTİRİLMELİDİR.
3- Yeni Anayasa da, YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI erkleri arasındaki dengeler iyi kurulmalı. Erklerin birbirlerinin alanlarına tecâvüz etmelerini ÖNLEYİCİ kesin önlemler belirlenmeli, erkler arası sınırlar açık ve net olarak çizilmeli ve hatta diğer erklerin alanına tecavüz edilmesi fiilini işleyen görevliler aleyhinde UYGULANACAK YAPTIRIMLARA yer verilmelidir.
4- ANAYASA MAHKEMESİ NİN STATÜSÜ DEĞİŞTİRİLMELİ. Edinilen tecrübelerin ışığı altında, gerek Anayasa Mahkemesi nin ve gerekse diğer yüksek dereceli mahkemelerin, SİYASALLAŞMASINA, engel olacak prensipler konulmalıdır.
5- Esasen bu önemli reformların AKP tarafından 6 sene önce tek başına Anayasayı değiştirecek oy nisabına eriştiği dönemin başında yapılması gerekiyordu. Çünkü ülkemizde iş başına gelen yeni iktidarların, en etkili en güçlü oldukları dönem ilk altı ayları, bilemediniz ilk seneleridir.
Bu etkili ve verimli dönemlerin heder edilmiş olması ortaya telâfisi müşkül engellerin çıkmasına sebeb olmuştur. İlk dönemde bu işler ele alınmış olsaydı, mesela YÖK kanunu değiştirilerek, demokratik bir yapılanmaya kavuşturulsaydı, başörtüsü ve buna benzer sorunlar çoktan aşılmış olacak, AKP nin ayağına dolaşmayacaktı.
KRİTİK BİR DÖNEME GİRİLMİŞTİR:
Anayasa Mahkemesi nin, MECLİS İN VE HÜKÜMETİN yetkilerini etkisiz hâle getirmiş olması MÜHİM ve VAHİM bir krizdir. İKTİDAR asla BOŞLUK KABUL ETMEZ. Boşluk hasıl olursa, o boşluk demokratik yoldan doldurulmadığı taktirde, işler ya OLİGARŞİK SİSTEM HEVESLİLERİNE, ya da ERGENEKON ÇETESİ misali illegal örgütlere HAVALE EDİLMİŞ OLUR.
Bu kritik dönemde İNSİYATİF ELDE TUTULMALI. Yeni Anayasa yapılmalıdır. Aksi halde Allah göstermesin ülke sonu belli olmayan kaoslara sürüklenebilir.