İktidar sözcüleri icralık olan dar gelirlilerin rahat bir nefes alabilmeleri için yapacakları işleri madde madde açıklıyorlar.

Diyorlar ki:

Yüksek enflasyondan olumsuz etkilenen vatandaş rahatlatılacak!

Demek ki neymiş?

Yüksek enflasyondan vatandaş olumsuz etkileniyormuş, değil mi?

Hani bizdeki yüksek enflasyon Avrupa’daki düşük enflasyon kadar halkı etkilemiyordu?

Bir de “6 milyon kişinin borcu tasfiye edilecek” diyorlar!

Demek ki neymiş?

Vatandaş borç batağında yüzüyormuş, değil mi?

Sonra “9 milyon kişinin icra dosyası kapanacak” diyorlar!

Demek ki neymiş?

Mahkeme koridorları icra dosyaları ile dolup taşıyor şeklindeki haberler gerçeğin ta kendisiymiş, değil mi?

Ve “2 bin liraya kadar olan borçları kapsayan icra dosyaları” tasfiye edilecekmiş.

Yani bu borçları devlet ödeyecekmiş. Demek ki neymiş?

Vatandaş 2 bin liralık borcu bile ödeyemeyecek kadar zor şartlar içindeymiş, değil mi?

Temel ihtiyaçlar olarak kabul edilen elektrik, su, doğal gaz ve telefon aboneliklerinden kaynaklanan borçlar silinecekmiş.

Demek ki neymiş?

Vatandaş temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak kadar ekonomik dar boğaz içindeymiş, değil mi?

Aynı ailenin birden fazla icra dosyası kapsam dahilinde olacakmış.

Alınacak önlemlerle vatandaşların 30 milyar lira tutarındaki borçları tasfiye edilmiş olacakmış.

Evet, bunlar iktidar sözcülerinden duyduklarımız.

Aynı iktidar sözcüleri ekonomiyi çok iyi yönettiklerini iddia etmiyorlar mıydı? İyi yönetilen bir ekonomide vatandaşlar böylesine borç batağı içinde yüzerler mi?

İyi yönetilen bir ekonomide mahkeme koridorları icra dosyaları ile dolup taşar mı? İyi yönetilen bir ekonomide vatandaşlar temel ihtiyaçlarını bile gideremez hale gelirler mi?

İktidar sözcülerinin dediklerinden hangisine inanmalıyız?

Ekonomiyi çok iyi yönettiklerine mi yoksa icralık olan dar gelirleri kurtarma için hazırladıkları planlara mı?