Zaman zaman medyaya yansıyan haberler bile insanın iliklerine kadar işliyor, ruhu daralıyor ve ülkemizin içine düşürüldüğü acıklı hal karşısında "Daha bu ne kadar devam edecek " diye sormadan edemiyoruz. ABDden icazet almadan iktidar olunamayacağı olunursa da yine bir takım işbirlikçiler tarafından düşürüleceğine dair haberleri okuyor, olayları yakından takip ederek de görüyoruz. Ülkemiz sanki ABDnin eyaleti görünümü veriyor.

Peki bu görüntüyü içimize sindirebiliyor muyuz Biz sindiremiyoruz ama sindirenler olduğu kesin. Sanıyorum işte bu anlayışın kökünün bir an evvel kazınması gerekiyor. Böyle bir zihniyet değişikliği olmadığı sürece ister darbeciler ister seçim yoluyla iktidar olmak isteyenler ABDnin onayını almak için çaba sarfedecekler, onların gözüne girebilmek için renkten renge bürüneceklerdir.

Şu seçim döneminde bunlar da nereden çıktı diye sorabilirsiniz.

Sabah Gazetesinde iki günden beri Nur Baturun CIA belgelerine girerek hazırladığı ve 27 Mayıs 1960 darbesinin ABD boyutunu anlatan yazı dizisi yayınlanıyor.

Bu belgeler ne kadar doğrudur, niçin şu seçim döneminde bu belgelere girilmiş ve yayınlanmaktadır Darbenin ardından maaşların dağıtılabilmesi için ABDden para isteyenler darbeden önce de izin almışlar mıdır Milletin oyları ile iktidara gelmiş bir partiden kurtulmak adına ABDnin güdümüne girmenin mantığı olabilir mi

Daha pek çok soru sıralanabilir. Elbette 27 Mayıs 1960 darbesinin sivil destekçisinin CHPve aynı zihniyeti paylaşan üniversite çevreleri olduğunu benim gibi o günleri yaşayanlar çok iyi bilirler.

Sözü uzatmaya gerek yok. Yazıyı görmemiş olanlar için iki günlük bölümün spotlarından birkaç cümle aktarmak istiyorum.

İşte ilk günden birinci sayfadan verilmiş üç spot:

"Darbe sonrası ABDBüyükelçisi Washingtona 32 mesaj çekti, ikisi açıklandı. İlkinde "Ankarada 50 kişi öldü" yazıyordu.

İkincisinde Gürselin şu talebi var: "180 milyon lira maaş ödememiz  gerek. Bizde 23 milyon var. ABDdestek olur mu "

Elçi Warren "Bazı şeyler açıklığa kavuşmalı" derken mesajına "ABD fondan avans verdi" notu düştü."

İkinci günkü yazının spotları da şöyle:

"Gürsel bana sordu; Ben ABDden 100 milyon TL. istedim. Parkayı alacak mıyız, almayacak mıyız

Sonra da Alpaslan Türkeş söze girdi;"Acil paraya ihtiyacımız var. Gelecek sene seçim yapıyoruz."

Yukarıya aldıklarımız ABDElçiliğinden ABDye çekilen mesajlardan sadece ikisini aktarıyor. Bu bakımdan 27 Mayıs 1960 darbesinin ABDne kadar içindeydi tam olarak anlamak için diğer mesajları da bilmek gerekiyor. Zamanı gelince onlar da açıklanacaktır. Ancak, 27 Mayıs 1960 darbesinin gerekçesi Demokrat Parti iktidarının demokrasiye aykırı işlemleri idi. Bir bakıma demokrasiyi kurtarmak adına darbe yapılmıştı. Darbeciler ve destekçileri böyle söylüyorlardı.

Peki bir ülkede işler iyi gitmiyorsa bunun yolu başka ülkelerle işbirliği yaparak mevcut iktidarı yıkmak mıdır Yabancıların desteği ile ülke çıkarlarının korunması mümkün olabilir mi

Niçin kendimize ve kendi zenginliklerimize güvenerek ülkemizi güçlü kılmıyor da yabancıların şamaroğlanı oluyoruz

Peki 27 Mayıs 1960 darbesi ABD ile bağlantılı idiyde de sonrakiler değil miydi

Maalesef bu ülkede bir takım çevreler yüreklerinden ve midelerinden ABDbağlılar. Böyle olunca da ülkemizin her türlü zenginliği ABDye peşkeş çekilmiş, önemli kararların tümünde ABDnin onayının alınması gibi anlayış gelişmiş... Bu çemberin kırılması gerekiyor. Bunun için de bu çemberi kırmakta kesin kararlı olan kadroların iktidara gelmesi şart. Bu ise milletimizin elinde.