Çok güzel bir şarkıdır bu... Aslında "Daha önceleri neredeydiniz" şeklindedir de, ben güne uydurdum. Makamı aklıma hemen gelmedi. Bestekârından özür dilerim. Yazıya neden bu şarkı ile girdim Girdim çünkü Beşiktaşın son maçı için İnönü Stadının tribünlerinde tek bir santimetrekare yer kalmamıştı. İnönü genelde bu tür muhteşem kalabalıkların stadıdır. Hele hele sadece Beşiktaşa kaldıktan sonra da böyleydi. Ama ne var ki, bu sezon, özellikle de ünlü kapalı tribünün hemen hemen yarısından çoğu boş kaldı. Bu, tam anlamıyla Beşiktaşlılık ruhuna ihanetti. Kim kızarsa kızsın, kim öfkelenirse öfkelensin, böyledir bu... Çünkü İnönü Stadının kapalı tribünü ülke futbolunun çok ama çok önemli bir olgusudur.
Gençlerbirliği maçına baktım ve o tribünün tıklım tıklım olduğunu gördüm. Sevinsem mi, üzülsem mi ikilemde kaldım. Beşiktaşın o ateşle taraftarı bu akşama kadar neden o tribüne rağbet etmedi. Çeşitli söylentiler vardı. Bazıları bazılarına bedava bilet verdiğinden doluyormuş düne kadar. İşte hakiki Beşiktaş taraftarını en azından bu çirkin iddiayı çürütmek adına o tribünü bu sezon doldurmalıydı. Ama yapmadı. Ve günümüz Beşiktaş takımı aslan gibi mücadele etmeye çalıştı. Etti de. En son Gençlerbirliğini net bir biçimde yenerek lig ikinciliğindeki iddiasını sürdürdü. Helal olsun! Acaba o tribünleri sezon boyu boş bırakanlar utandı mı Bilmem.
Maç sonu stadın neredeyse her tarafı hatıra olarak söküldü. O stat ki, futbol alanında sirk yapıldı. Konkurhipik düzenlendi. Atlar pisliklerini o zemine yaptılar. Kapalının üzerinden numaralının üzerine ipte motorlu cambaz geçti. Velhasıl yapılmadık iş kalmadı. Basketbol, güreş falan spor olduklarından onlardan söz etmiyorum. Benim de orada 60 yıllık bir hatıra yığınım var. Neler neler. Anlatsam ne gazete sütunları yeter, ne de mail imkanları. Neler neler yaşadım. Bir kısmı gururla paylaşılacak cinsten, bir kısmı da utanç faslından. Bu nedenle kimse benimle "Şike, teşvik" meselelerinde aşık atmasın lütfen! Ama Macar maçı zaferi de var, Metin Oktay golleri, Lefter çalımları, Can Bartu resitalleri, Suat Mamat figürleri, Recep Adanır şutları, Tahta Bacak İsmet penaltıları, Varol refleksleri, hatta hatta Cihat Armanın son maçı bile... Ama hepsinde de tribünler ağzına kadar doluydu. Hele hele kapalı...