Eski başbakan ve Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ın

üslûbunu hep birlikte takip ediyoruz. Her konuda o kadar çok konuşuyor ki,

milletvekili genel seçimleri değil de, cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağı

algısı oluşturuyor.

Farklı bir cumhurbaşkanı olacağı mesajını anladık ama

bu, kimseye kuralları çiğneme hakkı vermez ki! AKP liler arasında Her işimize

karışıyor görüşü fısıltı yoluyla hızla yayılıyor.

Cumhurbaşkanı 77 milyonluk ülkenin tamamını temsil eder.

Birleştirici, bütünleştirici bir fonksiyonu vardır. Kutuplaşmaya fırsat vermez.

Gerginlikleri önler. Siyasi partilere eşit mesafede olur. Saygınlık ve itibarı

buna bağlıdır.

Cumhurbaşkanı muhalefetle ağız dalaşına girişmez. Bu,

Hükümet e hakaret olur. Hükümet in muhalefet karşısındaki acizliğini ortaya

koyar. Muhalefete cevap vermek Hükümet e düşer.

Hükümet ve cumhurbaşkanı kendi görevlerini yapsın. Hukuk

devleti olmak da bunu gerektirir.

BBP eski Genel Başkanı ve Saadet Partisi Ankara

Milletvekili Adayı Mustafa Destici, 30. 4. 2015 günü Sivas ta yaptığı konuşmada

Cumhurbaşkanı nı âdil olmaya ve kurallara uymaya davet etti: Sayın

Cumhurbaşkanımızdan Anayasal metne bağlı kalmasını ve bütün siyasi partilere

eşit durmasını bekliyoruz. Muhalefete laf yetiştirmek Sayın Cumhurbaşkanımıza

yakışmıyor.

Diplomasi Hata Kabul Etmez

Geçen hafta KKTC yeni cumhurbaşkanını seçti. Yeni seçilen

Mustafa Akıncı daha seçim sürecinde Türkiye ye karşı eleştirel fikirleriyle

dikkat çekmişti.

Akıncı, Cumhurbaşkanı seçildikten sonraki ilk

açıklamasında KKTC nin kendi kendine yeten bir yapı olduğunu, Türkiye nin

karışmamasını istedi.

Sayın Erdoğan da canlı yayında Ağzından çıkanı kulağı

duysun. Bir annenin evladı ile ilişkisi neyse, bizim de KKTC ile ilişkimiz

odur cevabını verdi.

Sayın Akıncı da canlı yayında cevap yetiştirmekte

gecikmedi: Sözlerimin arkasındayım. Türkiye bizim büyümemizi istemiyor mu Hep

yavru mu kalalım Neden rahatsız olunuyor

Uluslararası ilişkiler medya üzerinden mi yürütülür

Diplomasi ciddiyeti böyle mi olur Hadi, Sayın Akıncı cumhurbaşkanı

seçildiğinin ilk günkü heyecanıyla bu acemiliği yaptı, diyelim. Sayın

Erdoğan ın, diplomatik temaslarla çözülmesi gereken bir problemi canlı yayına

taşıması doğru mu

Yöneticilerimiz muhterem Erbakan ın hassas ve nazik

diplomasi üslûbundan ders almalı. Nüfusu 50 milyondan fazla 8 İslam ülkesinin

öncülüğünde D-8 ler kurulurken; İran, Mısır, Bangladeş gibi ülkelerin bir araya

gelmesinde ciddi sıkıntılar vardı. Muhterem Erbakan Hoca nın iyi niyeti,

samimiyeti, insani yaklaşımı, engin siyasi tecrübesi buz dağlarını eritti. 8

ülkenin devlet başkanları Erbakan Hoca ya güvendiler. 11 ayda, dünya huzur ve

barışının en başta gelen ihtiyacı olan D-8 ler hayata geçirildi.

Medyatik değil; samimi ve sempatik siyasilere ihtiyaç

var.

Dib e Bir Teklif

Türkiye de pek çok siyasinin makam ve mevki uğruna kutuplaştırıcı

ve ayrıştırıcı bir üslûba sarıldığını biliyoruz.

Kırıkkale de, iç ve dış mekânlarıyla 10 bin kişinin namaz

kılabileceği yurt, Kur an kursu, kütüphane, müftülük, Diyanet Yayınevi, irşat

ve eğitim mekânları gibi 15 kalem alanda hizmet verecek bir külliye tamamlanma

aşamasına geldi.

Bu iş için il müftüsünün şehir şehir dolaştığını kendisi

ifade etti. Geçtiğimiz günlerde bu müftüyü bir şehirde dinledim. Merkezi

vaazda, bulunduğu şehir halkının yardımseverlik ve çalışkanlığını; şehre

girerken gördüğü eserlerden o şehir halkı adına onur duyduğunu biraz da

mübalağalı bir üslûpla anlattı. Caminin Mayıs ayı sonunda açılacağını söyledi.

Süleymaniye den sonraki en büyük eser olacağını

belirttiği bu dev yapının oluşturulmasında emeği geçen herkese Rabbimizden cennette

birer köşk ihsan etmesini dilerim.

Türkiye de ilginç bir durum var. Büyük eserlerin

açılışını hep seçim öncesine bırakıyorlar. Bunu Kahramanmaraş taki 20 bin

kapasiteli Abdülhamit Camii nde de gördük.

Cami gibi Allah a adanan bir eserde ihlas ve samimiyet

muhafaza edilirse feyizli ve bereketli hizmetlerin önü açılır. Dünyevî amaçlara

alet edilirse de ihlas ve samimiyet kaybolur.

Diyanet İşleri Başkanlığı na teklifim şu: İmani heyecanın

bir yansıması olarak yapılan bu ulvi eserin seçim öncesi yerine; Ramazan ayında

açılması Allah ın rızası, ihlas ve yapılış amacına uygun olacaktır.