Öğretmenlere yüksek lisans şartı geliyor haberini görünce, gayriihtiyarî ne kadar yüksek diyesi geliyor insanın! Neymiş öğretmenler yüksek lisans yapacaklarmış, yüksek lisans yapmayanlar öğretmen olamayacakmış! Peki ne kadar yüksek! Bir metre yüksekliğinde mi! Yoksa iki metre, üç beş on kaç metre yüksek! Hocam fazla yüksek olmasın fazla yüksek olursa o zaman da görünmez olabilir! Yüksek lisans yapan öğretmen o kadar yükseldi ki bir daha kimse göremedi! Öğretmeni arama çalışmaları son hızıyla devam ediyor! Yükselen öğretmeni gören veya duyan olursa acilen haber versin!

Devletimiz düşündü taşındı öğretmeni yükseltmenin yolunun yüksekten geçtiğini keşfediverdi! Öğretmeni yükseltmenin yolu yüksekten geçiyor, çok yüksekten! Öyle yüksekten geçiyor ki bu zaman kadar o yolu gören veya duyan olmamış! Haliyle fazla yükselince kimse öğretmenleri görmüyor!

Onca üniversite var onca fakülte var hiçbiri öğretmenleri görmemiş! Hiçbir üniversite hocası bir tane bile öğretmen yetiştirememiş! Öğretmenler üniversite mezunu değil ya ne yapsın devletimiz, yüksek lisans diyor! Öğretmenlerimiz fakülte bitirmedi ya yüksek lisans bitirsin isteniyor! İlkokulu bitiren öğretmen var mı acaba! Parmakları bir görelim öğretmenim!

Onaltı onyedi yıl okul oku ama öğretmen olma! Ne ol peki! Yüksek lisans öğrencisi ol! Onyedi yıl okuyup öğretmen olmayanlar iki yılda -hem de tezsiz yüksek lisansla- hemen ani bir şekilde öğretmen olacak! Tornadan çıkacak yani! Öğretmen makinesi! Efendim ne üretiyorsunuz? Öğretmen üretiyoruz beyefendi! Öğretmen, ha öğretmen? Ne işinize yarayacak? Hiç öyle! İş olsun diye! Düşündük taşındık ne yapalım dedik, baktık bir iş bulamadık o zaman öğretmen yetiştirelim istedik! Burası çiftlik mi beyefendi? Ne, nasıl yani?

Dört yıl fakültede okutulup yetiştirilemeyen öğretmen iki yılda ani bir şekilde yetiştirilecek! Öyle ise üniversitelerin fakülteleri kapatılsın yüksek lisans verilsin! Dört yılda öğretmenlik eğitimi verilemiyorsa neden fakülteler var! Fakülteler boşuna mı var! Bir insan fakültede boşuna mı okuyor?

Fakülteyi bitir sonra yüksek lisans sonra daha yüksek lisans sonra daha daha yüksek lisans sonra bir miktar daha yüksek lisans sonra az daha yüksek lisans sonra… Bunun sonu yok! Bu ‘yüksek’liğin sonu yok! Bu ‘yüksek’liğin sonu gelmez. Devlet olarak dert öğretmene ‘lisans’ derdi mi yoksa temelinde ‘öğretmen’in bulunduğu milli eğitim derdi mi?

Eğitimin içeriği boşaltılıp şekille uğraşıldıktan sonra ‘lisans’ ne kadar yükseltilirse yükseltilsin herhangi bir ilerleme kaydedilemeyecektir. Öncelikle devletin eğitim konusunda bağımsızlaşması şart. Üniversitelerin fakülteleri öğretmenin öğretmenliği için yeterli değilse iki yıl daha ekleyerek bu düzeltilemez. Kaldı ki öğretmen olacak üniversite öğrencileri açısından bıktırıcı olmaktan başka bir işe yaramayacaktır ek iki yıl. Dahası lisans varken neden yüksek lisansa ihtiyaç duyuluyor. Lisans alçak mı ki bir de yükseği var!

Üniversitelerdeki kategoriler ülkemizin kendine özgü eğitim sistemi olmadığının kanıtıdır. İki yıllık dört yıllık ayrımı bir faciayken lisans yüksek lisans ayrımı artık facianın da ötesinde bir durumdur. Normalde lisans mezunu bir insanın kendi alanına göre bir ‘iş’e (memurluğa, öğretmenliğe vb.) yerleştirilmesi gerekirken yüksek lisans gibi torpil şartlı kategorileri de bitirmesi isteniyor. Yüksek lisans demek torpil demektir. Torpil olmadan lisans mezunu biri yüksek lisans yapamıyor. Özel üniversitelerde yapabiliyor tabi o da parayla ki bu da bir nevi torpildir, parası olan düdüğü pardon yüksek lisansı kapıyor.

Eğitimin içeriği yükseltilmeden yüksek lisansla eğitim yükselmez!