Yeni moda Ders Mükemmeliyetçisi ebeveynler!

Tembel deyince aklınıza hemen okul ve ders konusundaki

tembellik geldi değil mi

Lütfen beni affedin, çünkü bu bölümde sizlere hayata

karşı tembellik yapmanın psikolojisini anlatmayı düşünüyorum. Böylece daha

kapsamlı bir anlatım olacak.

Günlük hayatında tembelliği içine sindirmiş bir bünyenin

her konuda tembellik yapması kaçınılmazdır aslında.

Bir çocuk yardımsever, gün içinde kendisine düşen görev

ve sorumlulukları yapıyor; gelin görün ki ders çalışmıyorsa o çocuğun tembel

olduğunu değil, ders çalışma konusunda isteksiz olduğunu düşünmemiz gerekir.

Siz genelde okulda ders çalışmayan çocuğa tembel demeye

alıştınız. Bu bölümde zihinlere yanlış yerleşen bu kavramı düzeltmiş olacağım.

Günlük hayatında sorumluluk almayan, yardımseverlik

duyguları gelişmemiş, verilen görevleri yapmak istemeyen çocuk, okula

başladığında da ders çalışmayı reddedebilir. Ben bu çocuğun genel olarak tembel

olduğunu düşünüyorum. Ayrıca tembel davranışlarının ders çalışma performansını

olumsuz etkilediği sonucunu çıkarıyorum.

Diğer yandan yine yeni moda ebeveyn hastalığı ile

dillendirecek olursam; çocuk aslında bana göre tembel. Yerinden kalkmıyor, hiç

bir işe katılmıyor.  Aynı çocuk sınıf

birincisi olunca adına çalışkan çocuk deniliyor. Bence yanlış tanımlama! Bu

çocuk tembel! Dünyaya karşı, hayata karşı tembel. Ama ders çalışma konusunda

istikrarlı. Çalışıyor ve çalışmasının karşılığını alıyor.

Veya yukarıdaki örneklerin farklı bir versiyonu; çocuk

bana göre tembel. İşe katılım, hayata katılım, sorumluluklara katılım yok.

İlköğretim öğrencisi olsun. Ders çalışmıyor, çalışma isteği yok! Buna rağmen

tüm notlar yüksek ve takdirlik öğrenciyse eğer, aile çocuğunun çalışkan

olduğunu düşünüyor.

Bu grup çocuklar merkezimize sosyal uyum sorunları,

kardeşler arası ilişki sıkıntısı, mutsuzluk psikolojisi, söz dinlememe gibi

farklı nedenlerle getirilir. Çocukla çalıştığımda aileye Çocuğunuzda tembellik

var mı sizce diye sorduğumda Yok çalışkan, işin ilginç yanı hiç çalışmadığı

halde sınıfın en çalışkanı! şeklinde cevap veriyor.

Ne kadar tehlikeli bir cevap!

Hiç çalışmadığı halde sınıfın en çalışkanı..!

Buradaki detayı yakaladınız mı

Çalışmadan çalışkan olunmaz

bir insan, hiç çalışmadığı zaman çalışkan olarak

tanımlanamaz, tanımlanmamalı. Bu şekilde tanım yaptığınızda çocuğunuzun

bilinçdışına Çalışmana gerek yok. Şekil a senin hayatında olduğu gibi

çalışmadan çalışkan olmak mümkün, tembellik yaparak çalışkan olabilirsin! gibi

tehlikeli bir mesaj yüklemiş oluyorsunuz. Doğru ifade ne peki

Hiç çalışmadığı halde, derslerden şimdilik yüksek not

alıyor. Bu durum geçici. Çünkü derste dinledikleri yetmediğinde, evde çalışması

gerektiğinde, hâlâ çalışmamaya devam ederse notları düşecek.

Demek ki; kavramları birbirine karıştırmamak lazım.

Hayatta olmak ve yaşamak sürekli hareketlilik ve çaba

gerektirir. Yaşam şartlarının sürekli değiştiğini düşünürsek, değişen ve yenilenen

bu koşullara kendimizi uydurmaya çalışmalıyız. Bunu sağlamak için devamlılık

gösteren mücadele ruhunu yakalamalıyız.

Uğraşan, didinen, koşturan insanların; oturan, yerinden

kımıldamak istemeyen insanlara göre daha mutlu olduğunu biliyoruz. Çünkü tembellik,

beraberinde sıkıntıyı getirir. Günümüz çocuğu sürekli sıkılıyor farkındasınız

değil mi Çevrenizde neredeyse çoğu çocuğun üç yaşından sonra Anne ben

sıkıldım. diye ağladığını görüyorsunuzdur.

Çocuklar sıkılıyor, ergenler sıkılıyor, gençler sıkılıyor,

herkes sıkılıyor.

Sıkıntı, genel anlamda öteki ne ihtiyaç duyuyorum

duygusu olarak tanımlanır. Bahsi geçen öteki, bizim dışımızda başka bir kişi

olabileceği gibi bizi meşgul edecek, geliştirerek oyalayabilecek iş de

olabilir.

Sıkılan çocuklar

Sürekli sıkıldığını söyleyen çocuklarınızı göz atabilir

misiniz lütfen. Evde boş boş oturduklarını, biraz tv, biraz bilgisayar, onun

dışında evde hiçbir faaliyete katılmadıklarını tespit edeceksiniz.

Seanslara tembel olduğu için getirilen çocuk az aslında.

Genelde sıkıntı ve mutsuzluk şikâyetiyle getiriliyor

tembel çocuklar.

Çok ilginç değil mi

Bu çocuklar boş oturdukları için, kendilerini oyalayacak

hiçbir işe el atmadıkları için sıkılıp mutsuz hale geliyor bilesiniz.

Hareketli, enerjik, üretebilir nitelikte yaratılmış bir

insan, odasına çekilir, bedensel ve zihinsel olarak üretim adına en ufak çabaya

girmezse ne olur sizce

Tabii ki sıkılır!

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Buna benzer konuları ve

daha fazlasını okumak için lütfen Huyu Suyu Güzel Çocuk kitabımı alın.

Bulunduğunuz yerde kitabı alabileceğiniz bir yer mutlaka vardır. Yoksa

www.kitapyurdu.com dan sipariş edebilirsiniz.

Günün diğer önemli hatırlatması ise Başakşehir de oturan

okuyucularımız için.

12 Kasım Perşembe günü saat 14.30 da Başakşehir

Belediyesi Altınşehir Bilgi Evinde seminerim var. Huyu suyu güzel çocuk nasıl

yetiştirilir anlatacağım. Gelin, konuşalım, tanışalım, hatıra fotoğrafı

çektirelim.

Sevgiler...