Toplumsal Barış Hareketi Hıms Genel Kurulu na iştirak

etmek üzere bulunduğum Cezayir notlarımı paylaşmak istiyorum.

1990 ların efsanesi İslami Selamet Cephesi (FIS)

günlerinden beri görmeyi arzuladığım yerlerden birisiydi Cezayir;  görmek nasip oldu.

Yurtdışından iştirak eden katılımcılar için, her gruba

özel araç ve sorumlu milletvekili tahsis edilmişti. Misafire verilen değer

açısından hoşuma gitti.

Geçen yıl yapılan milletvekili genel seçimlerinde 3.

parti olan Hıms yüzde 20 civarında oy almış, şu an ana muhalefet partisi

konumunda bulunuyor. 400 sandalyeli Parlamento da 58 milletvekili ile temsil

ediliyor. 

Konuşmalar arasında en çok alkışı, içinde Filistin geçen

cümleler alıyordu. Bir ülkenin siyasi parti toplantısı değil, sanki Filistin

dayanışma gecesi gibiydi.

Afrika ülkelerinde kadınlar, oldukça, cesur ve

feministler -her ne derseniz deyin-. Peçeli bir hanım bebeğini misafirlerin

kucağına veriyor ve misafirle birlikte fotoğrafını çekiyor.

Birisi de bana elindeki ajandasını uzatıp, Cezayirli

bacılara mesaj yazmamı istedi. Ben de kadınların asli görevlerini

unutmamalarını ve hak yolda birlik içinde çalışmalara devam etmelerini

yazdım.  

Genel kurulda Hz. Ömer in Kudüs ü fethettiği günde

kongre yapıyoruz anonsu yapılınca bir alkış daha koptu. Şehitler denince yine

ayakta alkışlanıyor.

 Salonda insanlar

konuşmacılardan sıkılmaya başlayınca, hemen sanatçılar devreye giriyor,

hareketli parçalarla salon canlanıyor, birazdan tekrar konuşmalar devam ediyor.

 Siyasi nezaket

örneği sergilenerek, kongreye katılan Cezayirli siyasi parti genel başkanlarına

söz hakkı veriliyor.  

Divan, sembolik olarak varlığını sürdürüyor.  Yönetim sunucuda, istediğine istediği kadar

süre veriyor. Salon hâkimiyeti ise slogan atan gençlerde.

Mevcut Genel Başkan Ebu Cerre Sultani nin aday olmadığı,

beş yılda bir yapılan bu kongrede iki aday yarışıyor. Adaylar istemeye istemeye

ve zorla aday gösterilmiş gibi bir halleri var. Rakip değil, iki kardeş

gibiler. Kazanan kaybedecek, kaybeden kazanacak sanki.

Adaylarla selamlaşıp hayırlı olsun demeye kalmıyor ki,

ellerinde bulunan fikir kitaplarından hediye ediyorlar. Hoş bir nasiplenme

doğrusu.

Kongre kayıt masası da Hıms hareketini tanıtan

kitapçıklar ve merhum Şeyh Mahfuz Nahnah ın eserlerini dağıtıyor. Kitap

eşantiyonu güzel bir promosyon olmuş.

Cemaatin fikri önderi Mahfuz Nahnah ile eski genel

başkanlardan merhum Muhammed Ba Süleymani nin posterleri kongrede can alıcı

yerde asılı. Divan ayrıca şehit fotoğrafları ile süslenmiş. 

 Tertip komitesi

biraz amatör olsa da, kongreye yoğun bir protokol ve basın ilgisi var. Ülkede

bağımsızlıktan bu yana görev yapan birkaç Cumhurbaşkanı ve Başbakan ın iştirak

ettiği kongrede katılımcı devlet adamları adına en yaşlı Cumhurbaşkanı

selamlama konuşması yaptı.

Yoğun tezahüratlarla kesilen konuşmasında HAMAS

temsilcisi Sami Ebu Züheyr, Nereye gittiysem en çok Filistin in sevildiğini

görüyorum. Bugün burada da gördüm ki Cezayirliler, Cezayir den çok Filistin i

seviyor, Gazze yi seviyor dedi. Yine alkış tufanı koptu.

Genel Başkan ın konuşmasında altını çizdiğim cümlelerden

biri şu oldu. Göreve geldiğimde uğrunda mücadele edeceğim üç konu vardı;  İslam, Cezayir ve Filistin.