Sermaye piyasalarını sarsan ve yüz binlerce yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren fon soruşturmasına ilişkin en net açıklamalar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan geldi. Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda ekonomi gündemini ve soruşturmanın perde arkasını değerlendiren Yılmaz, Yeni Fon Rehberi ile kuralların netleştiğini ve bu sayede sorunlu fonların açığa çıkarılarak "karantinaya alındığını" vurguladı.

Yılmaz'ın açıklamalarının merkezinde ise mağduriyetlerin giderilme yöntemi, tasfiye süreci ve yasal adımlar yer aldı.

Devlet Denetleme Kurulu Sahada

Yılmaz, hukuka aykırı işlemlerle fahiş getiri sağlayan şahıs ve kurumlara yönelik hem adli hem de idari soruşturmaların derinleştirildiğini aktardı:

"Çok yüksek fahiş getiriler elde etmiş veya hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç sağlamış kişilerle ilgili soruşturma ve incelemeler devam ediyor. Şu anda 15 civarında denetmen ve müfettiş ile Devlet Denetleme Kurulu, bütün ilgili kurumları kapsayacak şekilde çalışmasını sahada başlattı. Geniş imkânlarla, çok güçlü bir şekilde bu süreci idari yönden DDK denetliyor."

3 Şirkette Tasfiye Tamamlandı, Gözler Atlas'ta

Kamuoyunda "fon skandalı" olarak bilinen olayda ilk etapta 7 şirkete bağlı 131 fon için tedbir kararı alındığını hatırlatan Yılmaz, bu sorunlu fonların toplam pazarın yalnızca yüzde 4,6'sını oluşturduğunun altını çizerek piyasa geneline yönelik "sistemik risk" algısının önüne geçti.

Tasfiye sürecindeki somut adımları da paylaşan Yılmaz, A1 Capital, Bulls ve Pardus şirketlerinin olağan tasfiye koşullarını kabul ettiğini, 17 fonun devreden çıktığını ve bu kapsamdaki ödemelerin tamamlandığını açıkladı. Geriye kalan 4 şirketten Atlas ile müzakerelerin sürdüğünü belirten Yılmaz, 58 bin yatırımcıyı ilgilendiren bu yapıda da olağan tasfiyenin mümkün göründüğünü ve durumun bu hafta netleşebileceğini kaydetti.

"Kamu Kaynağı Kesinlikle Kullanılmayacak"

Sürecin finansmanı konusunda net çizgiler çeken Yılmaz, devlet garantisi algısına ilişkin tartışmalara şu sözlerle yanıt verdi:

"Ne olağan tasfiyede, ne olağanüstü tasfiyede kamu kaynağının kullanılması söz konusu değil. Bu vatandaşımızın kaynağı. Fon piyasalarında devletin bir güvencesi yok. Bankacılık sisteminde belirli bir miktara kadar TMSF diye bir yapı var, ancak fon piyasalarında böyle bir durum söz konusu değil."

1 Milyon Liralık Ara Ödeme Formülü

Yılmaz, "olağanüstü tasfiye" kapsamına giren fonlardaki yatırımcılar için planlanan yol haritasını da detaylandırdı. Küçük yatırımcıyı korumaya yönelik yasa teklifi TBMM'den geçerse, mağdurlara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacağını duyurdu:

"1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacak, büyük bir kitle burada. Bu kararlar Meclis'imizden geçerse muhtemelen mağdur yatırımcı sayısı 100 binin altına düşecek. Ancak net yatırımını geri alan, yani zaten kârını tahsil etmiş olanlar mağdurlar listesinde yer almayacak."

Bazı fonların kasasında 1 milyon liralık ödemeyi karşılayacak nakit bulunmama ihtimaline karşı da iki tedbir üzerinde durulduğunu açıklayan Yılmaz; öncelikle haksız yere çekilen kaynakların hızla geri alınarak bu fonlara aktarılacağını, bunun yetmemesi halinde ise eldeki tutarın 'en düşük alacaklıdan başlanarak yukarıya doğru' ödeneceğini belirtti.

"Yatırımcıyı Suçlu Gibi Göstermek Ülkeye İhanettir"

Yılmaz, son dönemde siyasette de tartışma yaratan ve bazı bakanların isimlerinin geçtiği fon iddialarına ilişkin de sert konuştu. İlgili bakanların net cevaplar verdiğini hatırlatan Yılmaz, sermaye piyasalarına yatırım yapanların topyekûn kriminalize edilmesine tepki gösterdi:

"Hiç kimse bu piyasalara gölge düşürmesin. Buralara yapılan yatırımı sanki suçmuş gibi göstermesin. Bunu yapanlar bu ülkeye zarar verirler. Suçlu elbette cezasını çekecek ama yatırımcıları potansiyel suçlu gibi göstermek kabul edilemez. Suç mahiyetinde bir işlem yapan varsa en yakınımız da olsa, partimizde de olsa, bürokraside de olsa gereği yapılır. Ancak önünü arkasını görmeden alelacele hükümlerle insanları itibarsızlaştırmaya ve bunun üzerinden siyasi rant oluşturmaya çalışmayın."

Kaynak: Haber Merkezi