Emperyalizm büyük ve sinsi oynuyor. Oyuncakları birer

kukla ellerinin altında.

Bölgemiz ülkeleri, devletçikleri birer birer etkisiz hâle

getiriliyor. Kendileri de koşarak onların kucağına atılıyorlar. Katiline koşan

âşık gibi.

Irak artık üç parçalı ve işlevsiz. Kendi iç sorunlarıyla

boğuşuyor. Suriye tam bir kaos alanı. Paramparça. Libya da düzen bozuldu. Üç

parçalı ve başsız. Sıra şimdi Türkiye ile Suudi Arabistan da. Türkiye epey bir

zamandır terör ile boğuşuyor. Boğuştukça, sorunlar azalacağına artıyor.

Ölümler, yıkımlar, umutsuzluklar, acılar artıyor ve derinleşiyor. Sorunlar

azalacağına artıyor ve azıyor. Türkiye, yıllardır bu belâ ile uğraştırılıyor.

En olmadık zamanlarda gerektiğinde tırmandırılıyor. Sonuçta Türkiye

emperyalizme teslim oldu. İsrail ile yakınlaşmanın tek nedeni budur. Kapana

sıkışmış olmanın bir sonucu.

Bölgenin ekonomik anlamda en güçlü ülkesi olan Suudi

Arabistan kumpasa alındı. Suudi Arabistan merkezli vahabilik, ardından da

selefiliğin kökleşmesi, Müslüman coğrafyada etkili olması başlıca

sorunlardandı. Bugün bölgemizdeki selefi hareketin kaynağı da Suudi Arabistan.

Sünneti, kültür tarihini ve medeniyet bilincini yok sayan modernist bir bakışı

tercih etti. Ama bu, hem kendilerinin hem de Müslümanların başına belâ oldu.

Bugün ortaya çıkan örgütlerin bir kısmının kaynağı da onlar. DEAŞ, ya da selefi

hareketler onlardan beslendi ve güçlendi. Geçmişe el-Kaide de aynı ruhu

taşıyordu.

Amerika emperyalizmi şimdi ikiz kulelerin faturasını

Suudi Arabistan a çıkardı. Neden şimdiye kadar bekletti, üzerine gitmedi de

şimdi gidiyor İstihbaratı çok güçlü olan, uçan kuştan haberi olan emperyalist

Amerika neden bugüne kadar bunu gündemine almadı da bugün üzerine gidiyor

Pentagonda belirlenen plana göre bölgede oluşturulacak

yeni devletçiklerden Suudi Arabistan da payını alacak. Çünkü bölgede 16 yeni

devletçik oluşturulma planı var. Bunun büyük bölümü gerçekleştirildi. Libya,

Suriye, Irak, Suudi Arabistan, Türkiye. Bölgedeki savaş ve çatışmaların nedeni

de budur.

Suudi Arabistan da Türkiye gibi sıkıştıkça emperyalizmin

kucağına atılıyor. Emperyalizm bir yeri hedef seçmişse bağımlı olan bu ülkeler

en önde atılıyorlar. Türkiye nin Libya müdahalesine dâhil olması, NATO ya

İzmir de üs açması, limanlarını onlara açılması, Suriye bataklığına en önde

atılması gibi. Benzer durum Suudiler için de geçerli. Suriye, Mısır olaylarında

doğrudan müdahil oldu. Fakat emperyalizmin belirlediği ölçüde ve sınırlarda

hareket edebiliyorlar. İradeleri ellerinde değil ki. Asıl dikkat çeken yönü de

gerilen ve gerdirilen mezhep çekişmesinde Suudilerin başı çekmesi. Sünni bir

blok oluşturması. Ancak bunun ne kadar sağlıklı olacağı da tartışılır. Çünkü

Sünni blok denilen yapı da bir bütünsellikten uzak. Laik bir Türkiye ile vahabi

bir Suud, darbeci bir Sisi ile Türkiye ya da diğer ülkeler nasıl bir

birliktelik oluşturacaklarsa!.. Bunlar yapay olmaktan öteye geçmiyor.

Suudi Arabistan ile ilgili ABD senatosunda ikiz kulelerin

faturası Suudi Arabistan a çıkarıldı. Tazminat talebi var. Suudi Arabistan

onların bankalarındaki paralarını çekme tehdidinde bulundu. Bu, asla tutmayacak

bir blöf. Çünkü böyle bir gücü yok. Zaten paraları orada bloke konumunda.

İstendiğinde rahatlıkla el konulabiliyor. Tazminat söz konusu olunca başka bir

yaptırıma bile gerek kalmıyor. Bütün yollar İsrail in güvenliğine çıkıyor.

Mısır, Türkiye ve Suudi Arabistan hizaya getirilmiş durumda. Türkiye nin bir

anda NATO vetosunu kaldırması başka nasıl izah edilebilir ki.

Emperyalizmin oyunu ne yazık bitmiyor. Sinsice

yedirilerek uygulanıyor. Kendilerine zerre zarar dokunmadan ve çokça kazançlı

çıkarak gerçekleştiriyor. Bizler de birer kurbanız sadece.