BAŞYAZI

Çanakkale Zaferi, bu milletin tarihe vurduğu mühürdür.

Milletler tarihine baktığınız zaman, kazanılmış nadide zaferlerden biridir. Bir

zafer mührü değil sadece; millet mührü dür Çanakkale   Askeri bir zaferin de ötesinde, millet

zaferidir, ümmet zaferidir.  Çanakkale

şehitlerinin bugün bir çoğunun başka ülke sınırlarında kalan memleket ve şehir

çizelgeleri bize bu zaferin bir İslam Birliği zaferi olduğunu da haykırıyor.

Vatan sevgisinin imandan geldiği gerçeğiyle tek dişi kalmış canavar a karşı

kazanılan muhteşem Çanakkale Zaferi, imanın gücünün TARİHİ VESİKASI dır

bizim için

101 yıl sonra bugün! İşte bir 18 Mart günü daha

Çanakkale Zaferi ni yine iftiharla kutluyoruz. Bugün okullarımızda törenler

yapılacak, şiirler okunacak... Belki müsamereler yapılacak... Gazetelerimizde

yine Çanakkale makaleleri yazılacak, televizyonlarımız çok değerli

saniyelerini, dakikalarını bi zahmet verecek Çanakkale ye. Devletimizin

büyükleri  konuşmalar yapacak,

açıklamalar yayımlayacak...  Sosyal

medyada zaferin manasını, ruhunu anlamadan paylaşımlar yapacak; Çanakkale TT ye

taşınacak. Ve bir sosyal medya zaferine daha imza atmış olacağız. Evet, bir yıl

sonraki 18 Mart a kadar unutmak üzere Çanakkale yi  bir kez daha

hatırlayacağız ...

Bugün 18 Mart! 250 bini aşkın şehidimizin büyük Çanakkale

Zaferi ni  efsanevi bir anlatımla

anlatacak; hikâyemsi, masalımsı bir tadla dinleyeceğiz. Oysa zaferler

masallaştırılmaz, yaşanır. Milletler zaferlerinin eksenine, manasına,

gereklerine sahip çıkmayıp da masallaştırdığı zaman, zaferleriyle birlikte kendilerini de

gömerler.  Esas olan zaferleri manasıyla

birlikte yaşamak ve manasıyla birlikte nesillere, çağlara taşımaktır. 

***

Bugün 18 Mart! Yüzleşme günüdür şühedayla bugün.  Biz ceddimizle iftihar ettiğimiz kadar,

ceddimizin de bizimle iftiharı için çalışmamız gerekiyor. Çanakkale geçilmez i

dağa taşa yazmak yetmiyor. Boğaza yazdığımız Çanakkale geçilmez le, attığımız

Çanakkale geçilmez manşetiyle, okuduğumuz Çanakkale geçilmez şiiriyle

Çanakkale geçilmez olmuyor. Bir zafer günü de olsa, acı da olsa; Çanakkale nin

sinsice geçildiğini görmek ve bilmek gerekiyor.

Bugün 18 Mart 2016.

Yedi düvel, bankalarla geçti Çanakkale yi.

Yedi düvel, AB normlarıyla, AB Bakanlığı yla geçti

Çanakkale yi.

Yedi düvel, Milli Eğitim müfredatlarıyla, boşanma

rakamlarıyla, uyuşturucu kullanma yaşlarıyla geçti Çanakkale yi.

Yedi düvel, milli piyango ile, iddaaa ile, spor

toto ile geçti Çanakkale!

Yedi düvel, tek tek özelleştirmelerle bütün

tesislerimize, limanlarımıza, fabrikalarımıza, yer altı ve yer üstü

zenginliklerimize el koymak suretiyle geçti Çanakkale yi.

Yedi düvel, futbol aşkıyla, fanatizmle   Televolelerle, Survivor larla, BBG lerle,

ahlaksız televizyon dizileriyle İnancımızla, tarihimizle, millet olma

benliğimizle savaşan Yeşilçam filmleriyle geçti Çanakkale yi.

Yedi düvel, bize tarihimizi unutturarak, gündemimizden

İslam Birliği ni silerek geçti Çanakkale yi.

Kabul edelim; tankıyla, tüfeğiyle, amiral gemileriyle, zırhlılarıyla, çağın yenilmez

denilen donanmasıyla Çanakkale Boğazı na gömülen yedi düvel, kuzu postuna

bürünüp dostumuz kılığında aştı Çanakkale yi. Tek dişi kalmış garbın afakının

sanal büyüsüne kapıldıkça, onlarla dost oldukça, onları taklit ettikçe, onlarla

işbirliği yaptıkça geçildi Çanakkale.

Sinsice yürütülen yedi düvel stratejileriyle;  kutuplaştırılmak, birbirimizden kopartılmak,

parçalara bölünmekle Çanakkale geçildi.

Yedi düvel sinsice geçti Çanakkale yi!

Yedi düvel, bu milletin evine kadar girdi!

Yedi düvel, şühedanın torunlarının yüreklerine nüfuz

etmeye çalışıyor, daha büyük bir işgal için.

***

Hiç değilse bu kez her zafer yıldönümünde kullandığımız

repliklerin ve bildik ezberlerin dışına çıkalım. Hakikatleriyle bilelim ve

yaşayalım zaferi: Çanakkale bu milletin köküdür   Sadece bir asrı ifade eden değil, yüzyıllar,

bin yıllar öncesine kadar derinliklere yürüyen köküdür, Hak-Batıl mücadelesinin

tacıdır Çanakkale! Hak-Batıl mücadelesinde Batıl a karşı kazanılmış en büyük

zaferlerden birisidir. Bu temiz sicili kimsenin kirletmeye, başkalaştırmaya ve

manasızlaştırmaya hakkı yoktur..

Sahte dostların ayen beyan kendisini gösterdiği

bugünlerde Türk-Kürt diye parçalanmışlığımızın yüreğimizi acıttığı bu

günlerde   Dahası Çanakkale den sonra

belki en büyük düşman muhasarası altına alındığımız bugünlerde Çanakkale

Zaferimizi 101 yıl öncesinden bugüne taşıyarak zaferimize özgürlük verelim

Zaferimize özgürlük verelim ki, bu milletin evlatları yeniden kendi gündemine

dönebilsin. Zira, bu milletin, bu ümmetin gündemi dünden farklı bir gündem

olamaz! Hak-Batıl mücadelesi kıyamete kadar akacak bir nehir gibidir ve

Hak-Batıl mücadelesi tarih nehrinde kıyamete kadar akmaya devam etmektedir.

Son sözler: Sevincimizi, coşkumuzu elbette yaşayalım!

Çanakkale Zaferi mizi cilalı cümlelerle, parıltılı kelimelerle anlatmakla

kalmayalım! Zaferimizi, şehitlerimizin imanıyla, vatan sevgisiyle ve ahlakıyla;

şehadetin manasıyla Çanakkale Zaferimizi 2016 ya taşıyalım! Ancak dününü,

mazisini bugüne taşıyabilen milletler millet olarak kalmaya devam edebiliyor.

Küresel fırtınalara bireyler olarak, guruplar olarak, cemaatler olarak, ya da

bir toplum olarak değil, millet olarak karşı koyabiliriz.

Çanakkale Zaferi bize adeta millet olun diyor, ümmet olun

diyor, İslam Birliği kurun diyor  

Millet olmak için de ceddimiz gibi bizler de önce

Çanakkale de gazi olalım, şehit olalım!