Bugün 18 Mart. Bu tarihi cümle âlem bilir. En iyi de dün
savaş gemileriyle Çanakkale önlerine gelmiş olan düşmanlarımız bilir. Onlar,
yani Allahu Azimüşşân ın ve Allah ın yiğit kulları Müslümanların düşmanı olan
kefere-fecere takımı, yedikleri okkalı Müslüman şamarı nın acısını
unutmadılar. Şimdi, fırsat bu fırsat diyerek, o kahraman ecdâdın torunlarından
ve o ecdâdın her karışı şehid kanıyla sulanmış yurtlarından öç almaya
çalışıyorlar.
13 Mart 2016 Pazar günü yine yüreğimizi dağladılar.
Ankara da bir kere daha katliâm yaptılar. Mazlumen şehid olan kardeşlerimize
Cenab-ı Hak tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabr-ı cemil; bütün
yaralılara âcil şifalar diliyorum.
Onlar, yani bu ülkenin ve bu ülkede yaşayanların
düşmanları şunu çok iyi bilmeli; hevesleri kursaklarında kalacak, avuçlarını
yalayacaklar, kahırlarından çatlayacaklar. Bu ülke, bin yıl Allah ın dinini
yüceltmek için gayret göstermiş kahraman insanların diyarı. Yüz binlerce
şühedânın ve guzâtın duâları var: Ya Rab, bu mübarek vatanı küffâra çiğnetme,
neslimizi küffâr elinde esir koma! diye... Bu ülke öyle nevzuhûr ülkelere
benzemez. Evet, görünen o ki bu diyâr Âlem-i İslâm ın son kalesi dir. Allah ın
izniyle bu kale düşmeyecektir. Bu kalenin bilgili, yiğit o kadar çok
vatanperver bekçileri var ki, onların neler yapabileceğini sizin gibi aklı kıt
olanlar hayal bile edemez.
Şimdi zâhiren müttefik , dost , stratejik ortak ve
bilmem ne denilen ve ne idüğü belli o ülkeleri ve mihrakları bir tarafa
bırakalım da şöyle baş başa vererek biz bize konuşalım: Gerçekten tarihimizin
en kritik devresinde bulunuyoruz. Devlet ricâli belki net olarak
konuşamayabilir, gerçekleri söyleyemeyebilir. Ancak gerçekleri söylemekten
çekinmeyecek olanlara bilgi, doküman ve done verebilir, bunları yapanları her
cihetten koruyabilir. Ülkemizdeki yaralarda birinci derece rol oynayanlar artık
deşifre edilmelidir. İsimleri, unvanları ne olursa olsun onların yaptıkları
ortaya konulmalıdır. Kısaca artık devlet günah hamallığı yapmaktan
vazgeçmelidir.
Gün birlik günüdür, gerçek birliği sağlayacak değerlere
sımsıkı sarılma günüdür. Gün kardeşlik günüdür, kardeşliğimizi hatırlatacak ve
birbirimize gerçekten kardeş kılacak hakikatlere dört elle sarılma günüdür.
Gün, Türk le Kürdün gerçekten kardeş olduğunu hatırlayıp
kucaklaşması günüdür. En başta ülkeyi idare edenler bunun gereğini yapmalıdır.
İsrail Savunma Bakanı Moşe Yaalon, Kürt devleti kurulmalı diyor. Kırmızı
başlıklı kızın ninesini yiyen kurt gibi aklı sıra hinlik yapıyor. Bu vatanı
böldükten sonra Kürtleri de bin parçaya bölecek, onları lokma lokma edecekler.
İşte Irak, Libya, Suriye gözler önünde
Söylenecek o kadar çok söz var ki Ülkemiz çıfıt
tarlasına döndü. Yıllar önce merhum Hayri Kozakçıoğlu Olağanüstü Hal Bölge
Valisi iken bölge ajan kaynıyor! demişti. Günümüzde o günün belki yüz misli
ajan var. Yetmiş iki buçuk milletten Ne ararsanız var. Bu ülke üzerine
hesapları olan bir düzine devletin ajanları, onların kullandığı düzinelerle
taşeron terör örgütlerinin ajanları, Esed in ajanları Bizim istihbarat teşkilatının,
polisin istihbarat birimlerinin işi zor, hem de çok zor
Kırk yılda bir terör hâdisesiyle karşılaşınca ödleri
patlayan o ülkeler bizim yaşadığımızı yaşasalardı bugün hiçbiri hayatta
olmazdı. Kırk ülkeyi yıkacak hâdiseleri yaşamasına rağmen ülkemiz ayaktaysa,
bunun sebepleri üzerinde düşünmek lazım 40 yıldan beri başta terör olmak üzere
yaşadıklarımız karşısında ayakta durmamızı sağlayan değerlerimizi artık fark
etmemiz lazım Zâhiren şer gördüklerimizin neticesi hayırdır. Bütün bu
hâdiseler bizi bir istikamete sevk etmekte. Yitik değerlerimize kavuştuğumuz
anda, yedi düvel, bir kere daha yiğitlik nasıl olurmuş görecek Bu ülkeyi
yedirmeyiz, Allah ın izniyle