Büyükannem evdeki ürünlerin nasıl değerlendireceğini çok

iyi bilir ve hiçbir şeyi atmazdı. Mesela eski çorapların bir kısmını yama

olarak kullanırdı, bir kısmını çocukların saçlarını toplamak için toka olarak değerlendirirdi.

Eski giysileri küçük ipler haline getirir, tezgâhta dokur yolluk yapardı,

kalanlara şekiller verir ve seccade dikerdi.

Büyükannem yiyeceklerin israfından çok rahatsızlık

duyardı. Yemek israf etmezdi, tencerenin dibinde kalan bir şeyler varsa

hayvanlara ayırırdı. Tarladan topladığı ürünlerin bir zerresini dahi atmaz,

değerlendirirdi. Büyükannem cimri bir insan değildi, paylaşmayı severdi fakat

israfa karşıydı, israf edilen evde bereket olmaz derdi.

Yaşamlarını çöpe atılan ürünlerle sürdüren ve israfa

dikkat çekmeye çalışan Freeganların yaşam felsefesini okurken büyükannemi

hatırladım o bir Freegan değildi, inançlı bir hanımdı fakat israfa karşıydı.

Kapitalizmin merkezinde doğan ve İslam la hiç tanışmayan bu akımın mensupları

ile büyükannemi müşterek noktada buluşturan şey de israfa karşı olmalarıydı.

Yani fıtrat

Haram insanın fıtratıyla uyumlu değildir, marazidir,

birey ve toplumların yaşamında negatif etkisi vardır. Dedikodu yapmak,

insanların kuyusunu kazmak, kul hakkı yemek gibi israf etmek de hem haram hem

de hayatımıza zarar getiren bir davranıştır.

İslam israfı yasaklamıştır, her ne kadar pratik

yansımalarında sıkıntı olsa da, İslam toplumlarında doğup büyüyen çocuklar

israf edilen her zerrede başkalarının haklarının olduğunu bilirler. Fakat bazen

İslami hassasiyeti olmayan toplumlardan da öyle insanlar çıkıyor ki, bu

insanlar vicdanlarına dönüyor ve savaşa hayır diyor, gelir dağılımındaki

adaletsizliğe tepki gösteriyor israfa karşı savaş açıyorlar. Son yıllarda

ABD de ortaya çıkan Freeganizm bunun açık bir göstergesi.

Freeganistler israfa tepki olarak ortaya çıkmış ve

çöplerden buldukları yiyeceklerle karınlarını doyuruyorlar. Gittikçe artan

tüketim çılgınlığına, kapitalist döngünün insanı öğüten çarklarına bir tepki

olarak çöplere yöneliyor ve israfa dikkat çekiyorlar. Bu akıma mensup olan

kişilerin büyük bir kısmı israfın yoğun yaşandığı varlıklı ailelere mensuplar.

Fakat onları diğerlerinden ayıran bir şey var. Vicdanlarından gelen ses. Bu

insanlar bu sesi dinleyip tepkilerini ortaya koyuyorlar. Yaşamlarını çöplere

atılan ürünlerle sürdürüyor ve bu ürünleri değerlendirerek israfa karşı

duruyorlar. Kendilerini küçümseyenlere aldırdıkları yok, onlar sadece seslerini

duyurmak istiyorlar.

İsraf haramdır

İsraf kötüdür

İsrafta kul hakkı vardır

İsraf kişiler arası sevgi ve muhabbeti öldürür.

İsraf kibir ve duyarsızlığa neden olur. O yüzden israfa

öncelikle Müslümanlar karşı çıkmalı ve bu konudaki mesajlarını hem fiili olarak

hem nasihat olarak yapmalıdırlar.