Burma, Myanmar, Birmanya adına ne dersek diyelim geçen
yılın Haziran ayından bu yana devam eden saldırılar ile kan ağlamaya devam
ediyor. Aradan geçen bu kadar uzun zamana rağmen saldırıya uğramaya devam eden
Müslümanlar hâlâ güvenlik altına alınamıyor, hâlâ tüm dünya sessiz kalmakta
ısrar ediyor. İhtişamlı devletlere sahip olduğunu düşünen İslam ülkeleri ise
bırakın meselenin bir ucundan tutmayı, her geçen gün meseleyi gündemlerinden
daha da düşürüyor.
Saldırıların Bilânçosu
Ülkede yaklaşık bir yıldır devam eden katliamlarda bugüne
kadar binlerce Müslüman öldürüldü, binlerce kişiye işkence yapıldı, kayıp
sayısı tahmin bile edilemiyor. Öldürülenler kadın, çocuk ve yaşlı diye ayırt
edilmiyor. Tecavüzler, esir düşmeler, kundaklamalar, satılmalar Hâlâ da
Müslüman mekânlarında evler, ibadet yerleri birer birer yakılıyor. İnsanlar
diri diri ateşe atılıyor, ipe asılıp sallandırılıyor. Bu vahşetin adını ne
koymak isterseniz koyun. İster soykırım, ister canilik, ister barbarlık
Mülteci Sorunu Yok mu
Trajedi bununla da bitmiyor.
Gerek saldırılardan kaçmak isteyenler, gerekse de evleri
yakılıp evsiz kalanlar ülkede başka sorunlarla da yüzleşmek zorundalar. Bu
doğrultuda bir sürü Müslüman ülke içerisinde yer değiştirmek zorunda
kalıyorken, birçoğu da ülke dışına mülteci olarak göç etme çabasına giriyorlar.
Her şeylerini geride bırakarak hayatlarını kamplarda sürdürmeye başlayan
mülteciler, Güneydoğu Asya ülkelerine en çok da Malezya ve Bangladeş e doğru
ilerliyorlar. Kaçanın da kurtulduğunu söylemek çok zor, çünkü insan
tacirlerinin eline geçmek de büyük bir ihtimal.
Uluslararası Toplum Yetersiz
Ülkede yaşanan olaylar en başından bu yana hiçbir şüphe
yok ki uluslararası suçlar kategorisindeki insanlık suçuna girmektedir. Dünyaya
insan hakları üzerinden not veren ülkelerin her türlü insanlık suçunun
işlendiği ülkede huzurun sağlanması için tek bir adım bile atmaması, sistemin
var olan kurumlarının adaleti nasıl tesis edemediğini bir kez daha bizlere
gösteriyor. Eğer bu dünyada adalet istiyorsanız bunu kendiniz kuracaksınız.
Başkasının size adalet dağıtmasını beklerseniz çok geç kalınmış olabilir.
Tek Gözlü Dış Politika
Bizler Batı merkezli bir sistemin Müslümanlara yapılan
zulümlere kayıtsız kalmasına zaten alıştık. Ancak üzüldüğümüz nokta İslam
ülkelerindeki iktidarların meseleye kayıtsız kalmasıdır. Bazı yerlerdeki
adaletsizlikleri görüp bazılarını görmemek nasıl izah edilebilir Bu İslamcı
iktidarlar asıl görülmesi gereken küresel sorunlara gözlerini kapatıp işlerine
gelen meselelerle ilgilenmekle adeta tek gözlü bir dış politika izliyorlar. Biz
bütün İslam dünyasında İslami hareketlerin iktidara gelmesine sevinmiyor
muyduk Ya bizim Müslümanlığımız değişti ya da onların.
Perde Arkasında Kim Var
Bir yıldan bu yana Burma için üzülüyoruz. Ancak orada niçin
bunların yaşandığını bizlere gösteren net bulgular ortaya çıkarılmadı.
Uluslararası Kriz Grubu nun devreye girip tek suçlunun Budistler olduğunu
söylediği günden bu yana onları suçluyoruz. Ancak yapılan saldırılara
baktığımızda orada Budistlerin büyük bir kitle halinde yok etmeye
girişmediklerini görüyoruz. Nedense oradaki saldırılar da dünyanın farklı
yerlerinde olanlarla büyük benzerlik taşıyor. Birbirinden bağımsız farklı tugay
ve birlikler katliamları gerçekleştiriyor. Ve nedense bu birliklerin liderleri
sürekli İsrail e gidip geliyor. Yani olayların perde arkasında bizi hiç
şaşırtmayan bir aktör beliriveriyor.