BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

ANAYASA, bir ülke yönetiminin en önemli yazılı metnidir.

Toplum genellikle söylenen sözlerle ilgilenir; ama kalıcı olan ve geleceği inşa

eden kanunlardır.  Anayasa kanunlara

kaynaklık eder.

Yasama yapılandırıcıdır. Toplumu şekillendirir. Bu konuda

Jean Jacques Rousseau nun şu sözü meşhurdur: İnsanların yasa yaptığını herkes

bilir; fakat, yasaların insan yaptığını az insan bilir.

Başta AKP olmak üzere, son 4 seçimden bu yana siyasi

partiler seçmene Yeni Anayasa vaadinde bulundular. Siyasi partiler yeni

anayasa yapma konusunda mutabakat halinde. Fakat defalarca konuşulup yeni

anayasa yapmaya girişilmesine rağmen bir türlü sonuca ulaşılamıyor. Yoksa yeni

anayasa üzerinden oy toplamak mı istiyorlar, dersiniz

En büyük sorumluluk, halkın yüzde 50 ye varan oyunu alan

AKP nin üzerindedir. AKP, bencillik ve büyüklük kompleksini bırakmalı; ülke

menfaatlerini öncelemelidir. Bu parti, kurulduğundan beri diğer siyasi

partilerle niçin sıcak ilişikler geliştirmez acaba Bırakın diğerlerini,

geçmişte beraber yol arkadaşlığı yaptıkları Saadet Partisi ne bile mesafeli durdular.

Saadet Partisi nin Genel Başkanı Mustafa Kamalak Anayasa

Profesörü. Sahasında otorite.  Dönemin

Meclis Başkanı Mustafa Kalemli, Mesut Yılmaz Hükümeti nin güven oylaması

sırasında, Meclis te oturuma katılan milletvekillerinin yarısından fazlasının

oyunu alan hükümetin güvenoyu aldığını ilan etmişti. Yanlışlığı yalnız Mustafa

Kamalak gördü. Hükümet, iç tüzüğe göre güvenoyu almış olsa bile, Anayasa ya

göre almadığını söyledi. Anayasa nın milletvekili salt çoğunluğunu istediğini

ispatladı ve Yılmaz Hükümeti iktidardan düştü.

UZLAŞMA OLMASI

GEREKLİ

BUNCA sene geçmesine rağmen, AKP Saadet Partisi nden

görüş almış değil. Ama AKP nin kapatılma davası sürdüğü günlerde Sayın

Kamalak ın yardımına müracaat etmişlerdi.

Siyasiler, ülke meseleleriyle ilgili konularda birlikte

çalışma ve uzlaşmayı bilmeliler. Hele, anayasa gibi toplumun her kesimini

ilgilendiren bir konuda beraber çalışmalarından daha tabii ne olabilir

İktidar, sloganvari yuvarlak sözler etse de, bunca

senedir taslak bir anayasa metni ortaya koyabilmiş değildir. Bu yüzden Saadet

Partisi bir Anayasa Komisyonu kurdu. Yol haritası çizdi. Darbe ürünü 1982

Anayasası yerine sivil ve adil bir anayasa oluşturma çalışması başlattı.

Çalışmalarını Meclis Başkanı na bildirdi.

Saadet Partisi asıl sorumluluk mevkiinde bulunan siyasi

partilerin uzlaşmaz tutumunu gördü. Genel Başkan Mustafa Kamalak şöyle diyordu:

Buradan ilan ediyorum. Bunlar anayasa yapamaz. Milletin birlik ve bütünlüğünü

sağlayacak bir metin ortaya çıkaramazlar. Emin olun 4 parti bir araya gelip bir

masanın etrafında çorba bile içemezler. Ülkenin kimlerin elinde olduğunu

görüyor musunuz

AKP, yeni anayasa üzerinden başkanlık sistemi ni

dayatmak istiyor. Bu kadar ısrarcı olması, Yoksa kendileri için mi

istiyorlar sorusunu akla getiriyor. Halbuki, üzerinde mutabakat sağlanan bir

konuyu önceleyip başkanlık sistemini ayrıca ele almak daha mantıklı değil mi

Siyasilerin uzlaşmaz tutumu, halkın darbe ürünü bir

anayasa ve adil olmayan seçim yasalarına mahkûm edilmesini sağlıyor.

HERKESİN HAKKI

KORUNMALI

YENİ Anayasa, insan hakları, din ve vicdan hürriyetini

kâmil anlamda teminat altına almalı. Bünyemize uygun, inanç değerlerimizle

çatışmayan milli bir anayasa yapılmalı.

Türkiye; 1921, 1924, 1961 ve 1982 de olmak üzere 4 kere

anayasa yapmış. Mevcut anayasa 21 kere değişikliğe uğramış. Yamalı bohça gibi!

Yeni anayasada bütün madde ve kavramlar net, açık ve

anlaşılır olmalı. Halkı suçlu gösterecek, baskı altına alacak kavramlara yer

verilmemeli. Mesela anayasadaki laiklik kavramı! Herkesin kafasında ayrı bir

laiklik algısı var. Kavram kargaşasına sebep olacak ifadelerden kaçınılmalıdır.

1924 Anayasası, Devletin dini İslam dır maddesine yer

verdi. Ne hikmetse 1928 de bu madde anayasadan çıkarıldı. 1937 de, Mustafa

Kemal in hastalandığı günlerde anayasaya laiklik maddesi girdi.

Dünyada yalnız iki ülkenin anayasasında laiklik var:

Fransa ve Türkiye. Biz, kraldan fazla kralcı kesilmiş, laiklik için

değiştirilemez hükmüne yer vermişiz. Bu garip uygulama yeniden gözden

geçirilmelidir.

Devlet erkinden her biri kendi alanına çekilmeli. Hukuk

devleti olmak her kurum ve görevlinin görev, yetki ve sorumluluklarını

belirlemeyi gerektirir. Yetki kargaşası yaşanmaması buna bağlıdır.

Milletin derdine derman olabilecek bir anayasa

oluşturabilmek için hukukçu, din görevlisi, sosyolog, psikolog gibi her meslek

grubundan insanın görüşleri alınmalıdır.

Saadet Partisi nin çalışmasını belirttim. Söyleyecek sözü

olanlar görüşlerini Saadet Partisi Anayasa Komisyonu na ulaştırabilirler.