Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi eleme grubundan hiç

yenilmeden çıktıktan sonra şimdi de İtalyan devi Juventus ile bir üst tura

çıkmak için bir mücadeleye girecek. Okurlarım, Karabükspor maçıyla ilgili neden

bir şeyler yazmadığımı sormuşlar ya, işte ben de lig karamboluna gitmesin diye

iki işi bir arada bu yazıda yapayım dedim.

Trabzonspor, bizim ligde başka, Avrupa da sahasında sanki

daha başka... Böyle bir fotoğrafı kolay kolay veremezsiniz futbolda... Çünkü

takım kadronuz aşağı yukarı bellidir. Ara transferde eleman zenginliğine de

ulaşamamışsınız. O halde nedir bu

Açmaya çalışalım ve bu akşamki maça dalalım dolaylı

olarak. Trabzonspor bizim ligde Ben Trabzonspor um gazı veya anlayışıyla

oynuyor. Oynamaya çalışıyor. Biraz fazla açık saçık... Kadroda önemli bir

değişiklik oluyor mu Hayır. Altı yabancı kuralı Trabzonspor için sanki

Avrupa da geçerli gibi... Genele bakıyorum tabii ki... İşte mesele burada...

Trabzonspor, Avrupa maçlarında daha derli toplu, daha ciddi kapanarak, daha

ciddi garanti felsefesinde mücadele etmeye çalışıyor. Bu yüzden de bizim ligde

yeniliyor, berabere kalıyor veya arada bir de kazanıyor. Ama Avrupa da

yenilmedi. Bu arada bir maç için dikkat çekeyim ki, iddiam sağlamlaşsın. Lazio

maçını üç golle kazanırken, beraberliğe yakalandılar. Neden Çünkü 3-1 den

sonra bizim lig formatına oynamaya başladılar. İşte futbolda strateji çok

önemlidir.

Peki, Trabzonspor un kadrosu, tüm oyuncular kapsamında,

yeterli midir Hayır! Karabükspor maçındaki Janko değişikliği de intihardı ama

rakip değerlendiremedi. Karabükspor da maç bitti sanmıştı. Şimdi Juventus var.

İtalya ligi lideri. Oyun yapısı, felsefesi İtalyan klasiğinden az bir şey

değişiktir. Savunmada üçlü oynayabilirler. Bu yapı Trabzonspor a çok ters ve

garip gelebilir. Önlemi maç kadrosu geldiğinde bu işin farkına varılması

gerekir.

Trabzonspor sahaya hangi onbirle çıkmalı diye soran

okurlarıma tabii ki bir muhtemel yapı sunacağım. Onur-Bonsingwa, Mustafa, Aykut

ve Kadir-Zokora-Burceanu (oynama hakkı varsa), Colman veya Özer veya

Adrian-Yusuf, Emre ve Olcan... Dikkat ederseniz orta sahadaki bir  göreve üç isim birden verdim. Hami kardeşimin

ve ekibinin düşüncesini bilmediğimden böyle yaptım. Rumen oyuncu geldiği

takımda Avrupa maçı oynadı mı bilmiyorum. Bu yüzden de ona parantez açtım. Ama

oynama hakkı varsa, ben oynatırım.

Bu maçta sahayı dikine fazla uzatmamak gerekir. Enine

istedikleri gibi top yapsınlar. Onları izlemek dinlenme sağlar. Ancak ne var

ki, yönlenirken çok dikkat etmek gerekir. Araya atılabilecek toplar olabilir.

Boş bölge genişletmeden sıkışmak gerekir. Bunlar için savunmada bir oyuncunun

kaptan olması sağlanmalı... Sanırım Bonsingwa olur bu oyuncu... Kenarda ama

tecrübeli...  Onur a çok iyi kulak

verilmeli... Orta alandaki oyunculardan en azından birinin risk alabilecek

rakip savunmanın içine süratle dripling yapabilmesi gerekir. Kenar oyuncular

Yusuf ve Olcan pozisyona göre ortaya, pozisyona göre beklerin önüne çabuk

yetişmeleri gerekir. Çıkışta da duran top kazanmak adına eylem yapılabilir.

Yani rakibin üstüne gitmek gibi...

Benden bu kadar. Gerisi Hami kardeşimle elemanlarına

bağlı...