Vahşi kapitalizm insanlığın ruhunu tüm yönleriyle esir aldı. Büyükşehirlerin hayhuyunda, hayat telaşesi yaşayan insanlar, toplumları ayakta tutan, çimento görevi gören değerlerini, örflerini, ananelerini yitirdiler. Yardımlaşma, dayanışma, kaynaşma, diğergamlık, sıkıntısı olanın derdine koşma, almadan verme gibi kavramlar, artık tuzla buz oldu. Bencillik, enaniyet, kendisi için yaşama, ben merkezci bir anlayış kapladı her yanımızı. Çılgınca tüketim kültürü, konforizm rüzgarı evlerimizin hareket alanlarını daralttı. İnsanlarımızın eşyayla ilişkisi, insanların insanlarla ilişkisi bambaşka bir kimliğe büründü.

Önceki gecelerde bir ana haber bültenini izliyoruz: Yeşilköy Havalimanında bir taksici, aracına binen iki vatandaşın unuttuğu 15 bin dolarlık çantasını, "Bu paralarda gözüm olamaz. Bunun acısı benden kat kat çıkar" diye sahiplerine teslim ediyordu. Bu haberi izlerken, hayatı anlamlandırmaktan uzak, bencillik atına binmiş binlerce kişi, "Enayi İndir cebine paraları" diye hayıflanmıştır kimbilir Baksanıza, hemen hemen her televizyon ekranında dönen acayip garaip bir reklamda bile bizlere, bu haberde yaşanan şeyin benzerini enjekte etmeye çalışmıyorlar mı Bahsettiğimiz reklam, IKEA reklamı Kadının biri, arkasında IKEA yazan bir marketten hızlı hızlı çıkıyor Elindeki faturaya bakıyor Gözleri fal taşı gibi açılmış Alelacele faturayı bir yerlerine saklıyor Feryat ederek, süpermarketin otoparkında aracının içinde gazete okuyan kocasına bağırıyor Son planda aracın içinde, sevinçle nara atıyor Reklamdan anladığımız şu: Kadın, bir sürü şey almış, iki elini de doldurmuş Ama, çok az bir ücret ödemiştir Fatura da yanlışlık olabilir diye, mağazadan son sürat kaçmaktadır Reklama bakın hizaya gelin!... Bu markanın hangi ülkeye ait olduğunu bilemiyoruz Ama, yaptığı bu reklamla, Türk halkının algılarına, ahlak anlayışlarına nasıl zararlar vermeye çalıştığını açıkça görüyoruz Ne demek istiyorlar "Bir markette alışveriş yaptınız, ortada yanlışlık boyutuna ulaşan, o kurumu zarara bile uğratabilecek bir fatura elinize tutuşturuldu Sakın, bunun nedenini onlara sormayın. Hemen, oradan topuklayarak kaçın, gidin"

Neydik, ne olduk Bizim ahilik kültürümüzde, "Ben siftah yaptım, yanıbaşımızdaki dükkana gidin, onlar da siftahlarını yapsınlar" değerlerimiz vardı. İnsanlarımızın alışveriş yaptıkları bakkalla, dükkanla neredeyse "aile sıcaklığına" ulaşan ilişkileri vardı. Şimdi, koca koca süpermarketler, "Fiyatlarımız, bizi kazıklayacağınızı düşünebilecek kadar ucuzdur" mesajı veriyorlar. İnsanlarımıza, "Bir yere kazık attığınızı düşünüyorsanız, bunun sebebini bile sormayın, varolduğunu düşündüğünüz yanlışlığı sorup soruşturmadan, oradan kaçın" mesajları veriyorlar Bu nasıl bir anlayıştır Ne yapmaya çalışıyorsunuz

Mesela, bu kadın IKEA marketinden çıkıp, elindeki faturayı görünce hemen içeriye dalıp, "Beyefendi bu faturada bir yanlışlık yok mu diye sorsaydı Kasiyer de, güleryüzle, "Hayır hanımefendi, hiçbir yanlışlık yok. IKEA da herşey ucuz, biz fiyatları altüst ettik" gibisinden bir şeyler söyleseydi Reklamın vereceği mesaj ve algılama sınırı daha vurucu olmaz mıydı Ne oldu şimdi Sizin reklamınızla, Türkler yanlışlık olduğunu gördükleri bir şeyi, sorup soruşturmadan oradan topuklayıp kaçarlar imajı verilmiş oldu. Hala gelenek ve göreneklerine bağlı bu millet, bu markayı tercih eder mi acaba Mantık yanlış, mesaj yanlış, kurgu yanlış Bu millete çizilen imaj yanlış!...