Hadis-i şeriflerden hüküm çıkarmak müçtehitlerin işidir. Biz hadisleri hüküm çıkarmak için değil, evvelen Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ruhâniyatıyla irtibat kurmak, saniyen o mübarek sözlerden ders ve ibret almak, kulağımıza küpe etmek için okuyoruz. Zira ayet-i kerimede beyan buyrulduğu üzere, Efendimiz (S.A.V.) kendiliğinden konuşmamakta, vahyolunanı söylemektedir (Necm-3, 4). Bu bakımdan hadis-i şeriflere “vahy-i zımnî” denilmiştir. Efendimizin (S.A.V.) sözleri, altından, elmastan, en değerli mücevherden daha değerlidir. Ne mutlu hadis-i şeriflerin kıymetini bilip, başına taç edinenlere… Geçenlerde Câmiü’s- Sağir’de yer alan hadis-i şeriflerden bir derleme yapmıştık. Bu yazımızda da yine bu değerli eserde yer alan hadis-i şeriflerden bir güldeste yapacağız. Daha çok hadis metnine yer vermek için, râvi kısmını atlayıp, yalnızca metni ve hadis numarasını takdim edeceğiz. İşte başlıyoruz:  “Resûlullah (S.A.V.), davet edilenin, davet sahibi din kardeşinden izin alma durumu dışında beraberinde arkadaş getirmesini nehyetti (yasakladı)” (9331)

“Hz. Peygamber (S.A.V.) altın yüzük takınmaktan men etti.” (9376)

“Hz. Peygamber misafir için aşırı külfete girmekten men etti.” (9378)

“Vallahi âhirete nispetle dünya, birinizin parmağını denize daldırması gibidir. Baksın bakalım, parmağıyla ne kadar su alabiliyor?” (9605)

“Allah’a yemin ederim ki, senin vasıtanla bir tek kişinin hidayete ermesi senin için kırmızı develerden daha hayırlıdır.” (9606)

“Âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanı ile tartılmış ve ağır gelmiştir.” (9619)

“Birbirinize kin beslemeyiniz, birbirinize sırt çevirmeyiniz, dünyalık için birbirinizle yarışa girmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz,” (9725)

“Borç altına girerek kendi kendinizi korku içine sokmayınız.” (9756)

“Ümmetimden bir grup Allah’ın emri üzerinde dosdoğru yürümeye devam edecek ve muhalefet edenler onlara zarar veremeyecektir.” (9773)

“Kadın, yanında mahremi olmadan yolculuk yapmasın. Erkek, yanında mahremi bulunmayan bir kadının yanına girmesin.” (9781)

“Domuzların ağzına inci atmayınız.” (9822)

“Öfkelenme. Çünkü öfke yıkıcıdır.” (9836)

“Kız çocuklarını hakir görmeyiniz. Şüphesiz onlar, cana yakın ve kıymetlidirler.” (9859)

“Misafir ağırlamayan kimsede hayır yoktur.” (9883)

“Yaratıcıya isyan olan konularda kula itaat edilmez.” (9903)

“Tedbir gibi akıllılık yoktur, günahlardan sakınmak gibi takva yoktur, güzel ahlâk gibi de asalet yoktur.” (9910)

“Biriniz kendisi için istediği şeyi din kardeşi için de istemedikçe (tam, kâmil manada) iman etmiş olmaz.” (9940)

“Biriniz ölümü temenni etmesin. Eğer iyi biri ise belki iyiliğini artırır. Kötü birisi ise belki tevbe eder.” (9948)

“Aldatan, cimri ve yaptığı iyilikleri başa kakan kimseler cennete giremez.” (9963)

“Komşusu şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez.” (9964)

“Kâmil mümin, Müslümanların malını zimmetine geçirmez.” (9975)

“Bir mümin aynı delikten iki defa ısırılmaz.” (9985)

“Biriniz acele edip de ‘Ben dua ettim de kabul olmadı’ demedikçe duası kabul edilir.” (10009)

“Şehit, yakınlarından yetmiş kişiye şefaat eder.” (10012)

“Veren el alan elden üstündür. Vermeye geçimiyle mükellef olduğun kimselerden başla.” (10027)