Suud, İran, Dubai, Amerika, Sisi, Hızbullah, Selefiler,
el-Kaide, Taliban, İsrail
Siz, bunlardan en
fazla hangisinin adını söyleyerek aleyhinde söz ediyorsunuz
Mesela, sabahtan akşama kadar hangisinin adını daha fazla
kötüleyerek konuşmanızı zehirliyorsunuz
Aynı zamanda karşınızdakini zehirliyorsunuz
Abdülfettah Sisi yi mi yoksa onu cesaretlendiren,
Arkandayız diyen CIA ajanlarından sonra şimdi dünya genelinde ülkelerin
meydanlarının hepsi Rabia meydanı olduktan sonra Çekil diyecek diye
Obama nın telefonuna çıkmayan Sisi yi mi lanetlersiniz yoksa bizi bir birimize
düşüreni mi
Dinimiz, krallığa karşıdır.
Sevgili Peygamberimizin vefatından sonra hemen seçimle
Hazreti Ebubekir in yönetimin başına getirilmesi İcma ile sabit olmuştur.
Yani, Kitap ve Sünnetten sonra en sağlam delille sabittir
ki, bu dinde krallığa yer yoktur.
Seçim diyorum da Demokrasi demiyorum.
Çünkü İslam a göre seçimle işbaşına gelen yönetici,
Kur an ve Sünnetin dışına çıkamaz.
Demokrasiyle yönetilen ülkelerde bir parmak fazlasına
sahip partiler, kendi halkına parmak attığı gibi bazıları dünyaya parmak
atabiliyor. Dilediklerini zindanlarda çürütürler, on binlerce Müslüman çocuğunu
anasının kucağından zorla alıp Hıristiyan aileler elinde kâfirleştirebilirler,
diledikleri kadar affederler, erkekleri kadın yaparlar, halkının en
okumuşlarını esrar bağımlısı yaparlar ve parlamentodan kanun çıkararak
uyuşturucunun her çeşidinin satıldığı, içildiği sokaklar ve borsalar
oluştururlar.
Kendi çocuklarını cehenneme gönderme okulları kurarlar,
cayır cayır yanması için papaza üflettirirler.
O çocukların cehenneme gitmesini engellemek için canını
ve malını bu yola koyan rahmet Peygamberinin rahmet ümmetini de Terörist ilan
ederler.
Bütün bunlar, bir milletin çoğunluğuyla değil bir
parmakla yapılır.
Muhalifleri, ajanlarına vurdururlar, evlerini yaktırırlar
ve oylamayla ceza almasını engellerler.
Hangi ülkede değerli bir servet ortaya çıkarsa oylama
yoluyla orasını işgal ederler, direnenleri öldürürler, direnmeyenleri
madenlerde süründürürler.
Kralı ve krallığı sevmem.
Hac için yapılan daveti kabul etmediğimde telefondaki
adam, yarım Türkçesiyle Ama ilk defa siz, bu daveti reddediyorsunuz demişti.
Ben, cevap olarak kendi dediğimi söylemeyeyim.
Buna rağmen, İslam âlemindeki krallardan herhangi birini,
gönül terazimin sağ tarafına koysalar, öbür tarafına da Batı daki bütün kâfirleri
koysalar yine de bu bir kral, onların hepsinden değerlidir.
Çünkü bunun hatası amelde, kâfirin hatası temelde.
Geçin Mısır ın Sisi sini, Türkiye nin Sisi si bile gönül
terazimde Batı nın bütün kâfirlerinden daha ağır basar.
Oyuna gelmeyelim.
Biz, Abdülfettah Sisi yi destekleyen Selefileri,
Amerika nın oyuncağı ilan ettirildik.
Suriye diktatörü, Beşşar a destek verdiği için İran a düşman yapıldık.
Düne kadar göğsümüzü kabartan Beyrut Hizbullah ı da
İran ın doğrultusunda hareket ettiği için Hizbullah ı da hizbüşşeytan
yaptırıldık.
Kanımızla, canımızla, malımızla desteklemeye çalıştığımız
Hamas, Ben Mısır konusunda tarafsızım dedirtildiği için onu da dostlar
listesinden sildirildik.
Dubai, Suud ve onların kuyruklarını da sildirdiler mi
bizi bizle baş başa bırakmayacaklar.
Gönül dünyamızın duvarlarında siliklerin geride bıraktığı
lekeler ve onların tam karşısına koyduğumuz çirkin suratlarla dünyamızı
kirletiyoruz.
Bizi de ılımlılar, radikaller, diyalogcular,
Hizbullahçılar, Hamasçılar, Vahhabiler, Selefiler, cular, cılar diye bölmüş
durumdalar.
Hemen, derhal, bütün işlerimizi bırakarak, İslam adına
hizmet veren, ama sana göre, bana göre yanlış yapan bütün dünya Müslümanlarının
doğru yaptıklarının yanında yer alalım, yanlışlarının cezasını kâfirlere verdirtmeyelim.
Kendi geliştirdiğimiz dille değil, İslam ın diliyle
yanlışlarımızı ve yanlış gördüklerimizi düzeltelim.