Körfez Savaşı nda zifte bulanmış martıyı savaşın
sembolü olarak yansıtan ve Saddam ın ne büyük diktatör olduğu, hemen devrilmesi
ve gönderilmesi gerektiği konusunda Batı kamuoyunun zihinlerini şekillendiren
medyanın, Mısır da Adeviyye Meydanı nda insanlar hunharca katledilirken,
çatılardan üzerlerine ölüm kusulurken nerede olduğunu elbette merak ediyoruz.
Medya, insanların zihinlerinin şekillendirilmesinin, kamuoyunun
oluşturulmasının ve bazı mekanizmaların harekete geçmesinin temel unsurunu
oluşturur. Sivil isyanın tetikleyicisi Hakkı ve adaleti ortaya koyan
medyadır. Ama Mısır da cunta yönetiminin, Mısır halkının üzerine ölüm yağdırdığı
görüntüleri yorumlarken, Batı medyası kelimenin tam anlamıyla ikiyüzlü
davranmıştır. Batı ülkelerinin yönetimlerinin bu katliama seyirci kalmasının,
bu olayların bastırılması yönünde bürokratik ve siyasi iradenin sergilenmesi
noktasında, Batılı yöneticilerin zihinlerinin şekillendirilmesi noktasında Batı
medyası, ketum davranmıştır, riyakâr davranmıştır.
Körfez Savaşı nda zifte bulanmış bir martıyı günlerce
yayınlayan ve insanların zihinlerinde Dünya kirleniyor ve bu kirliliğin temel
sebebi, Arap diktatörlerdir algısı oluşturmaya çalışan medya, aslında bu
görüntü üzerinden bile bir asparagas haberi ortaya koyuyordu. Çünkü zifte
bulanmış martı, başka bir petrol tankeri faciasının sonucu olan bir görüntüydü.
Batı medyası bir asparagastan, Batı ülkelerinin insanlarının zihinlerine
Ortadoğu coğrafyasının kendi ülkelerinin arzularınca biçimlenmesi, stratejik
olarak hareket edilerek yeni bir dünya düzeninin ortaya konulması düşüncesini
yerleştiriyordu.
Mısır olaylarının böylesine büyümesinin, çığırından
çıkmasının temel sebeplerinden birisi de, sivil isyanın ve sivil mekanizmaların
ortaya konulmasını engelleyen, olayları basit bir darbe kalkışması olarak sunan
medyanın eseridir.
Zira Mısır daki cunta yönetimi, halkın üzerine kurşun
yağdırdıkça, kendilerine yönelen bir tepki olmadığını görmüş, bu rahat
tavırlarıyla gemi azıya alarak daha çok insan öldürerek, gösterileri bastırma
yoluna gitmeye kalkışmıştır.
Mısır daki olaylar artık ana haber bültenlerine giren
basit birer ajans haberi olmaktan çıkmıştır. Bir millet, demokrasi arzularını
bastırmaya çalışan vahşi bir cunta tarafından her gün planlı, programlı olarak
katledilmektedir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ne iş yapmaktadır
Birleşmiş Milletler ne yapmaktadır Dünyanın jandarması Amerika, Barack
Obama nın ağzının ucuyla yaptığı kınama dışında bu coğrafyanın huzura erişmesi
bağlamında ne gibi stratejiler üretmektedir
Bağırıyoruz Çağırıyoruz Cunta yönetiminin akla, izana
ve vicdana davet edilmesi noktasında her gün bir şekilde sivil isyanımızı dile
getiriyoruz. Nereye kadar
Çağdaş dünya düzeninde, hiçbir ülke artık Biz yaptık
oldu, bizim irademiz bunu gerektiriyor, biz insanımızın üzerine kurşun
yağdırarak cunta yönetimimizin legalliliğini ispat edebiliriz deme lüksüne
sahip değildir.
Artık bu görüntüler, bu hunharca katliamlar, camilere
girilerek çıkarılan yangınlarla yüce kitabımız Kur an-ı Kerim in yakılmasına
ulaşan vandallık, bir ülkenin iç işlerine karışma şeklinde bir algının dışına
taşmıştır.
Nereye kadar
Artık, bir ülkenin toptan gözyaşını ve sancısını dindirme
vakti gelmiştir.
Ne yapılacaksa yapılsın. Ama bir an önce yapılsın