Birçok sektörde iflaslar yaşanırken Türkiye nin

ekonomideki notu yükseldi. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu

Standard&Poor s (S&P), Türkiye nin uzun vadeli kredi notunu BB den,

BB+ ya yükseltti.

Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde yaşanan hareketliliğin

karşılıklı somut adımlar atmaya dönüştüğü bir sırada İsrail, üç yıl önce

işlediği vahşetten dolayı Türkiye den özür diledi. Ekonomi Bakanı Çağlayan

Türkiye nin notunun artırımına ilişkin, İsrail bizden özür diledi ya bunu da

S&P nin Türkiye den özür dilemesi olarak kabul ediyorum dedi. Sayın Bakan

haberi alır almaz hiç düşünmeden hemen yorumu yapıştırmış. Peki, bir süreden

beri gündemde bulunan iflaslarla ilgili neden kimseden ses çıkmıyor. Türkiye,

mağazalar zincirine sahip olan ve önde gelen büyük şirketlerin iflas erteleme

haberleriyle çalkalanıyor. Ülkenin bu güzide kuruluşlarının isimlerini ya batma

ya da iflas erteleme girişimleriyle duyduk. Yürütülmekte olan borca dayalı

ekonomik sistem üreticiyi ve ticaret erbabını ayakta duramaz hale getirdi. Son

iki yıldır bu haberlerin üst üste gelmesi pek çok sektörde endişe oluştururken,

arkasında yatan nedenler sorgulanmıyor. Neden peş peşe bu markalar batıyor

Yoksa bu tür konular Sayın Ekonomi Bakanı nın ilgi alanına girmiyor mu Hemen

hemen tüm haber sitelerinde mevcut olan bu bilgilerin son zamanlarda sıkça yer

almasına rağmen hükümet kanadından ve özellikle ilgili bakanlardan ses

çıkmaması oldukça manidar. İmralı ile yürütülen müzakereler de öyle. Varılan

anlaşma neyin karşılığı, bilen yok. Lozan ın hâlâ açıklanmayan gizli

protokolleri gibi bu meselede de bilinmeyen birçok ayrıntı var. Bin yıllık

kardeşliğe dayanan toplumlar kuvvetle muhtemeldir ki yabancıların kontrolünde

hiç de hayırlı gözükmeyen bir sürece girmiş bulunuyorlar. BOP programı çerçevesinde

Yeni Ortadoğu şekillenirken bölgede yaşayan toplumların arasına önümüzdeki yüz

yılları kapsayacak yeni nifak tohumları da saçılmış oluyor. İnsanımız hiç

kimsenin reddedemeyeceği barış sözcüğünün gizemli havasını teneffüs ederken

önüne gelenleri sorgulamadan kabul etmiş görünüyor. Bir kesim için BDP, adeta

dokunulmazlığı olan bir siyasi hareket. İnançlı bölge halkını temsil iddiasında

olan bu parti inanç tahripkarlığıyla epey gündem olmuştu. İktidar partisi de

öyle. Belli bir kesim tarafından o yaptıysa bir bildiği var yaklaşımıyla

tartışılması gereken birçok konunun üstü örtülüyor. Özellikle terörün

finansmanı yasası nedeniyle bir araya gelen ve ilk defa seslerini yükseltir

gibi olan yandaş sivil toplum kuruluşlarından da artık ses seda çıkmıyor. Malum,

bu ısmarlama yasa ile yardım eli uzatanın eline kelepçe vurulacak ve malına

mülküne el konulacak.

Geçtiğimiz hafta iki merkezden gelen özür açıklamaları

aslında yeni dönemin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Biri

İsrail den, diğeri de merkezi ABD nde bulunan uluslararası kredi değerlendirme

kuruluşundan gelen iyi haber iktidar partisinin elini iyice güçlendirmiş oldu.

Bu durum, sürece katkı sunmak isteyen ama işin tehlikeli boyutlarına ve

kardeşler arasına döşenmekte olan mayına da işaret edecek olanların bir nevi

ağızlarına bant yapıştırdı, kollarına kelepçe taktı.

Gündeme hızlı bir giriş yapan ve neredeyse tüm alanı

kuşatan bu gelişmeleri doğru okumak ve akıntıya kapılmamak gelecekte büyük bir

meziyet sayılacaktır. Unutulmamalıdır ki uçurtmalar rüzgârı arkasına aldığı

için değil, rüzgâra karşı koyduğu için yükselirler.