Televizyonların program koordinatörlerinin, yapımlarını
tasarlarken, kurgularken veya ekranlara getirme aşamasında ele alırken neyi
öncelediklerini tahmin edebiliyor musunuz Kuşkusuz, kitle iletişim araçlarının
ruhunda var olan birinci öncelik, toplumsal faydadır, toplumun çıkarlarıdır,
toplumun yararıdır. Özel televizyonların hayatımıza girdiği günden beri,
medyanın özünde var olan toplumsal fayda normu tamamen kaybolmuş, bütün
enerji eğlence formatına dönüştürülmüştür. Akşamları, insanların en verimli
ve en özel saatlerinin boşa geçirilmesini sağlayan, insanları boş bir eğlence
kutusuna hapseden sistem ve mekanizma.
Reyting canavarı televizyon kanallarının tamamı,
insanlarımızın vakitlerini öldürmek, ekran karşısında afyonlamak, onları gizli
gizli verilen mesajlar etrafında şekillendirmek için programlarını ortaya
koyuyor. Dizilerin, yarışmaların veya diğer programların arasında yayınlanan
reklam kuşakları ise, hayatımızı biçimlemek, satın alma dürtümüzü
şekillendirmek ve kapitalist bir hevesi gıdıklamak için kurgulanıyor. Bu
reklamlar öylesine güzel şekilde tasarlanıyor ki, insan cebinde olan biteni,
anında bu mecraya aktarma hissiyle dolup taşıyor. Ev reklamları, araba
reklamları, kredi kartı reklamları
Hafta sonlarının en çok izlenen programlarına bakınız
Survıvor, Ben Bilmem Eşim Bilir
Nedir bu programların amacı Ya da toplumsal faydası
Issız bir adada, ünlüler ve gönüllüler diye ayrıştırılan bir avuç insanın,
birbirleriyle oynadığı basit oyunların karşısında, küçük küçük hediyeler
kazanması, ekran başındaki insana ne tür bir fayda sağlayabilir ki
Ya da, 4 tane karı-koca nın basit oyunlar oynayarak
ulaşmaya çalıştıkları arabanın, televizyon izleyicisi için ne anlamı olabilir
ki
Her zaman ifade ettiğimiz gibi, yeni bir medya dili
oluşturmak zorundayız Yeni bir medya programları formatı oluşturmalıyız Bizim
medeniyetimiz, dört kıtaya hükümferma olmuş, insanların mutlu ve huzurlu
biçimde yaşadıkları, gönül rahatlığıyla hayatlarını geçirdikleri, adaletin ve
huzurun temelini oluşturmuş bir medeniyettir. Bu medeniyetin bizlere miras
bıraktığı değerleri, biz de bizden sonraki kuşaklara aktarmak ve onlara
yansıtmak zorundayız. Tarihimiz var, kültürümüz var, halk müziğimiz var Bu
tarih zenginliğinden ortaya koyabileceğimiz tek değer, harem ekseninden bir
türlü kendini kurtaramayan Muhteşem Yüzyıl dizisi mi olmalıydı
Neden, tarihe damga vurmuş, nice yüce şahsiyetlerimizin
dizilerini yapmak için parmağımızı kımıldatmıyoruz Reyting getirmeyeceği için
mi
Bir kuşak kelimenin tam anlamıyla zehirleniyor Bir kuşak
kelimenin tam anlamıyla yok ediliyor. Bundan 30-40 yıl önce evlerimizde,
ailemizin içinde varolan değerlerimizi bile bu kuşaklara aktarmak noktasında
müthiş sıkıntılar çekiyoruz. Televizyon, bilgisayar, sosyal medya, aile
ilişkilerimizi yok etti. İnsanlık değerlerimizi bozdu. Artık çocuklarımız
sosyal medyanın karanlık koridorlarında gezinerek, kendilerine yeni bir
iletişim dili oluşturmaya başladılar. Televizyonlardaki eğlence anlayışı, vur
patlasın çal oynasın zihniyetini beyinlere enjekte etmekten başka bir işleve
yaramıyor.
Onun için kitle iletişimin de, bilişim teknolojisinin de,
sosyal medyanın da tek amacı toplumsal fayda olmalı. Güzellikleriyle,
değerleriyle, tarihsel mirasıyla güzel ufukları ortaya koyan bir anlayış
olmalı.