Büyük kızım futbola çok meraklıdır. Yazlıktan; Baba, bu
bilgisayar maçı mı Asıl maç neden hala başlamadı diye şaşkınlık içinde
telefonda sormaya başladı. Oysa Brezilya ile Almanya çoktan kapışmışlardı. Ama
öyle bir maç oynanıyordu ki, tarihte eşine hiç rastlanmamıştı. Evet,
yedilik-sekizlik maçlar vardı da, ama iki büyük firma arasında böylesi hiç
oynanmamıştı. Düşünebiliyor musunuz, ev sahibi Dünya Kupası nı en fazla
kazanmış olan Brezilya ilk yarım saatte kevgire dönüyordu. Rakip mi Onun da
çok kupası vardı. Hatta hatta yarı final rekoru da elindeydi. Kim mi Her zaman
onlar kazanır denen Almanya...
Scolari öyle bir takım sürmüştü ki sahaya aman aman...
Tamam Neymar yoktu. Savunmada kaptan Thiago Silva da yoktu. İyi güzel de Brezilya futbol tarihi
iki adamının omuzlarına mı yüklenmişti Sonradan oyuna giren William, Ramirez
ve Paulinho neden ilk onbirde yoklardı Oscar ki, bu maça kadar sol önde
oynayıp, sık sık orta alanı dörtleyen ve iyi top tutan eleman olarak neden orta
sahanın direkt içine sokulmuştu Almanya nın buradaki üçlüsü ile bu oyuncunun
fiziği başa çıkabilir miydi Löw neden Mesut u sol kenara saklayıp, oradan
yönetim görevine sürüyor ki acaba Teknik adam farkı işte... Sonra Bernard bu
maçı kaldırabilir miydi Neyse... Brezilya tarihinin en büyük acısını
yaşamıştır bana göre. 1950 de kaybettiği final dahil. Çünkü o yıllarda ve
sonraki 20-25 senede neler olmadı ki Ama 2014 de kendi evinizde, Almanya veya
başkası, 7 gol yiyorsanız bu bir felakettir. Düşünün bir kere, şu ana kadar kim
bir maçta bu kadar gol yedi ki Beş yiyen bile iki tane attı. Bir tek Portekiz,
dörde sağır kaldı. Pardon kim atmış bu Portekiz e dördü Galiba bu Almanların
Portekizce konuşan ülkelere gıcığı var... Devam edelim... Bu bir yarı final...
Yani kupaya uzanmaya bir maç kala... Biraz güç ekonomisi düşünülemez mi Biraz
maçı soğutmak, rakibin boşluğunu kollamak gibi manevralar yapılmaz mı Tabii
bütün bunlar yapılır da, öyle bir orta alan ve ileri uçla yapılamaz. Bernard,
Fred ve Hulk... Ortada da Oscar... Buyurun Alman ustalar. İstediğiniz gibi gol
atabilirsiniz. Duvar pası, çalım, dripling, şut nasıl uyarsa efendim... Hatta
kenara yaymaya da gerek yok oyunu, ortadan direkt geliniz lütfen! Neyse ki
Scolari maçtan sonra bütün sorumluluğun kendisine ait olduğunu, takım kurmada,
taktik vermede yanlışlar yaptığını itiraf etmiş. İşin en fena yanı ne, biliyor
musunuz Bu Brezilya üç gün sonra üçüncülük maçına çıkacak. Yani bir kere daha
bu ortamda taraftarının önüne... Hani şu ağlayan, yıkılan, maç sonrası olaylar
çıkartan insanların önüne... Allah kolaylık versin...
BİZDEN
Efendim; Sivasspor ve Eskişehirspor a UEFA dan verilen
bir yıllık men cezası CAS tarafından onandı. Ne cezası mı Eskişehir ve
Sivas ta kışın havalar çok soğuk ya... Bu yüzden UEFA oralarda maç oynatmayı
sağlık açısından riskli bulmuş. Oyuncular grip falan olur diye...
Fenerbahçe nin dosyasında adları geçiyor diye mi Siz hayal görüyorsunuz be...
Ama burada bir ayrıntı var. Eskişehirspor genel sekreteri bu cezaya sebep olan
Ümit Karan ve Bülent Uygun hakkında dava açacağını açıklamış. Demek ki bu
ülkede hâlâ delikanlı, hakiki futbol sever, hakiki kulüp sever varmış.
Başkaları mı Onlar cezaya sebebiyet verenlerin heykelini yapmaya
hazırlanıyorlar. Sivas ta tepki yok mu Nasıl olsun ki Orada heykelin yanında
poz vermeye hazır olanlar var.
Bu arada Fenerbahçe nin Hukuk Kurulu mu ya da avukatlar
topluluğu mu ne, Anayasa Mahkemesi ne neredeyse ültimatom vererek kararın 18
Temmuz dan önce açıklanmasını istemişler. Hani kuralar çekilecek ya... Sivas ve
Eskişehir kupalara giremezken onlar girecek... Yakışır be! Anayasa
Mahkemesi nin paçalarında durum ne acaba, çok merak ediyorum doğrusu.
Enver Işık adlı okur kardeşimin mailini okudum. Altına
imza atarım. Bu ülkeden ümidini kesmiş bu okurum...