Okullarımızda materyalist eğitim verildiğinden ülkemizde arzu
edilen seviye ve miktarda:
Kaliteli ve
kapasiteli insan yetişmiyor.
Mükemmel insan
yetişmiyor.
Allah tan korkan
insan yetişmiyor.
Hz. Muhammed ismi
geçtiğinde O na salâvat okuyan insan yetişmiyor.
Üniversiteyi
bitirenler yetişmiş olmuyor.
Makam başına
getirilenler (çok azı müstesna)çalıyor, çırpıyor her yönden hırsızlık yapıyor.
Makam sahipleri
(çok azı müstesna) Kur an-ı Kerim e göre yetişmiş değillerse haksızlık ediyor,
huysuzluk ediyor, idaresi altındaki kişilere adaleti temin edemiyor.
Okullarımız:
Çocuklarımızı
yönlendirmiyor.
Kime özeneceğini
telkin edemiyor.
İyi örnekler
gösteremiyor.
Milli Eğitim çocuklara doğru örnekleri gösteremiyorsa o
eğitim çökmüştür.
Herkesin malumudur ki, Türkiye de yetişenler üç sınıf
insana özeniyor, onlara benzemek istiyor.
Çünkü:
Üç sınıf insan alkışlanıyor Türkiye de, onların reklamı
yapılıyor.
Alkışlar onların.
Büyük ücretler
onların.
Vergiden muafiyet
onların.
İlgi onlara.
Rağbet onlara.
Zevk onların.
Şehvet onların.
Şöhret onların.
Servet onların.
Televizyon
ekranları onların.
Kim bunlar
1-Topçular.
2-Popçular.
3-Artistler ve dizi oyuncuları.
Herkes, her çocuk, her delikanlı bunlara özenerek
büyüyor. Bunlardan biri gibi olmak istiyor. Çünkü bunlara korkunç servet,
şöhret ve şehvet imkânları tanınıyor.
Toplumlardaki her türlü olumsuzluklar, noksan ve olumsuz
eğitimden kaynaklanmaktadır. Ailelerine ve topluma huzur veren insanlar, müspet
kişilik özelliklerine sahip olanlardır.
Eğitimin asıl hedefi, insanları önce müspet kişilik,
sonra meslek sahibi yapmaktır.
Eğitimin sağlıklı olması, müspetin öğretilmesiyle
mümkündür.
Eğitim, insan şerefine yakışan hayat tarzını öğretmek
tarzıdır.
Dünyadaki birçok muvahhid Müslüman, cahili eğitimlere
tabi tutulmak suretiyle sorumsuzmuşcasına karmaşık bir yaşantı içine
itilmiştir. Karşı bir reaksiyondan yoksun bir haldedir. Vurdumduymazlaşmıştır.
Farz-ı ayn ilimlerden yoksun herkes bâtıl fikirlere
saplanıp fasid bir daire içinde dönüp durmaya mahkûmdur.
Hangi ülke huzur istiyorsa, önce maarifine dikkat
etmelidir. Bu maarifler insanlara bazı bilgiler veriyor; fakat insanı insan
yapacak hususlara yeterli ağırlık vermiyor.
İnsanları manevi yönde yetiştirmezseniz herkesin
birbirini rahatsız edici tutumlarından kurtulamazsınız.
Hülasa şöyle diyebiliriz: Bostanımız korkuluk
yetiştiriyor.