Sayın Toktamış Ateş, 16 Şubat 2007 Cuma günü Cuma namazı öncesinde Çinili camide vaaz verdi.

Haberi ve konuşma metnini 372 sayılı Sur dergisi Mart 2007 tarihli sayısında yayınladı.

Derginin haberine göre Topkapı Teknik Sanayi Sitesi Çinili Camii imamı Muhterem Ahmet Yüter hocaefendinin daveti üzerine gerçekleşmiş.

Mekke doğumlu annenin, Gaziantep doğumlu babanın çocuğu olan Toktamış Ateş bey, Cuma namazı öncesi imamın namaz kıldırdığı Mihrabın önünde cemaate dönerek "Hoşgörü" üzerine bir konuşma yapmış.

Toktamış beyin yaptığı bu konuşması ilk değil.  Ahmet hocanın gayretleriyle Cuma namazı öncesi bu mihrap veya kürsüden 225 civarında bilim adamı kendi sahalarıyla ilgili bilgiyi cemaate aktarmışlar.

Ahmet hoca bu konuşmaları banda alıyor, bandı çözüyor ve kitap olarak da yayınlıyor.

Nerede, ne zaman, kime söylediğini bilmem ama halkın dilinde İsmet İnönü nün "Biz, bu milletin tekkelerini yıktık yerle bir ettik ama onlar yıkılan türbeleri gönüllerinde yaptılar ve öylece taşıdılar. Gönüllerinde olduğu için de biz o tekkeleri bulamadık ve de yıkamadık" dediği anlatılır.

İsmet İnönü nün deyip demediğini bilmem, fakat bu milletin dinini gönlünün en derin yerinde en değerli eşyasından daha iyi koruduğunu biliyorum.

Amerika Cumhurbaşkanı "Haçlı seferleri başlamıştır" derse, Temsilsiler meclisi üyesi "Kabe yi bombalayalım" derse, papazın biri televizyondan Peygamber efendimize hakaret ederse, birileri de Türkiye de İmam-Hatipleri kapatır, Kur an kurslarına kilit vurur, Kur an okutmayı cezalandıracak kanunlar çıkarırsa işte o esnada yüksek sosyetemizden, çılgın gençliğimizden, delimizden, velimizden, sarhoşumuzdan, dervişimizden, berduşumuzdan, abdallarımızdan, yazarlarımızdan, çizerlerimizden, amirimizden memurumuzdan bir ses yükselir "İşin içine din girdi" der ve o güne kadar fazla önemsemediği din eğitimi faaliyetini hızlandırır.

Şimdi size daha önce 17/09/2004/ Cuma tarihli Millî Gazete de tamamını verdiğim Ahmet Altan a ait Hutbeden bir kısmını sunacağım:

"Ey kavmim...

Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut kavminden de değilsin, hazdan olmayacak mahvın Tanrıya yakarır ama firavunlara taparsın. Musa Kızıldeniz i açsa önünde, sen o denizden geçmezsin.

Hz. İbrahim olsan sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın. Hz. İsa yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka bir şeye ağlarsın.

 Örümcek olsan Hz. Muhammed in saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin. Her koyun gibi kendi bacağından asılır, her koyun gibi tek başına melersin.

Hz. Hüseyin in kellesini sen vurmaz ama vuranı alkışlarsın. Muaviye ye kızar ama ayaklanmazsın.

Hz. Ömer i bıçaklayan ele sen bıçak olursun.

Komşun aç yatarken sen tok olmaktan haya etmezsin."

Genelkurmay Başkanlığı yapmış, daha sonra Cumhurbaşkanlığı da yapmış Sayın Kenan Evren, bu millet dinsiz olmaz düşüncesiyle 1982 Anayasasında din derslerini zorunlu ders yapmış.

Hürriyet Gazetesi nin 17 Mart 2007 tarihli haberinde Orlando Sentinel Gazetesi nin dünkü sayısında yer alan habere göre 5 Mart ta yaşanan olayda, Hilal Nakiboğlu İşler ve eşi Volkan İşler in bindiği, I-Ride şirketine ait tur otobüsünün şoförü, gezi esnasında otobüsteki turistlere şehri tanıtırken hiç de ilgisi olmadığı halde Müslümanları aşağılayan sözler sarfetmesiyle bizim delikanlı oğlumuz ve açık saçık kızımız hemen müdahale ediyorlar ve şoföre gerekeni söyledikten sonra durumu şirkete bildiriyorlar. Şirket de şoförün işine son veriyor.

Profesörlerimiz, generallerimiz, yazarlarımız dine sahip çıkar da türkü ve şarkı söyleyen sanatçılarımız boş durur mu Onlar da kendilerince gerekeni yapıyorlar:

Mahsun Kırmızıgül: "Allah ımdan başkasına Allah diye tapmadım ki" dedikten sonra "Namaz kıldım, oruç tuttum, bana yobaz dediler" diye bir türkü tutturuyor.

Orhan abi ona destek veriyor: "Kula kulluk edene yazıklar olsun" diyor.

Ruhi Su, o erkekçe sesiyle "Hak lâ ilâhe illallah" diyerek hayranlarına zikir çektiriyor.

Emrah: "Ay ı gördüm Allah, Amentü billah, Ne günahım varsa, Afveyle Allah" diye dua ediyor.

Emel Sayın "Çile bülbülüm çile"yi söylerken, Sayın Cumhurbaşkanı, değerli eşi, Sayın Deniz Baykal ın ağızlarına bakıyor ve hepsinin "Allah" demesini sağlayıncaya kadar şarkıyı tekrarlıyor.

Kimler ne strateji, plan, program, hile, tuzak kurarsa kursun biz, bu dinden ayrılamayız.

Rabbimiz buyurur: "Şüphesiz sonuç muttakilerin lehinedir." (Hud 49, Taha 132,)