11şubat günü, Milli Gazete yazarları olarak Bağcılar
Güneşli deki Birikim Okulları nın misafiriydik. Bize, broşür ve yayınların
bulunduğu bir hediye poşeti takdim ettiler. Bunları okuyup sağlıklı
değerlendirme yapabilmeyi istedim. Yazımın gecikmesinin sebebi bu!
Güneşli deki mekân AVM iken okul haline dönüştürülmüş.
Öğrencinin okul sendromu yaşamaması dikkate alınmış. Çünkü okula girerken
sanki bir eğlence yerinde olduğunuz hissine kapılıyorsunuz. Estetik uyum içinde
mükemmel dizayn edilmiş, rengârenk sınıf, salon ve atölyelerle
karşılaşıyorsunuz. Öğrenmeyi bir eğlence haline getirerek eğitimi sevdiren
böyle geniş bir okul ortamıyla ilk defa karşılaştım.
Güneşli deki okulların kullanım alanı 29 bin metrekare.
İstanbul un çeşitli semtlerinde, İzmir de, Ordu da bu okulların şubeleri var.
Anaokulu, ilkokul, kolej, lise, fen ve Anadolu liseleri gibi farklı
seviyelerdeki okul türleri! Toplam 26 okul, 4.500 öğrenci, 700 personelle ciddi
ve eğitimi sevdiren, kaliteli bir çalışma yapıldığı gözleniyor.
Öğrencilere beceri kazandırmayı amaçlıyorlar. Anne babalar,
Çocuğum okula gidiyor, ders çalışsın diyerek en basit işlerini bile
yapıveriyor; çocukların yeteneklerini köreltiyorlar. Bazı veliler, Ben çektim,
çocuğum rahat etsin sendromuyla yapıyor bunu.
Birikimciler bu çarpıklığı görerek, öğrenciyi hayatın içine
çekmeye, becerilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Resim, tiyatro, tarama
testleri, cumalaşma, diş temizliği, müzik, buz pateni, kitap kumbaraları, yazar
buluşmaları, hayvanlar âlemine yolculuk, yarışmalar, geziler, kamplar, belirli
gün ve önemli şahsiyetleri anma gibi etkinliklerin amacı bu.
KONU-GÖRÜNTÜ BÜTÜNLÜĞÜ
OKUL pırıl pırıl Eşyaların dizaynında titizlik gösterilmiş.
Sınıf, büro, atölye, salon, yemekhane, merdivenler gibi her mekâna uygun
resimleme yapılmış. Basmakalıp değil; sanat değeri olan resimler! Kullanılan
renkler, gözleri yormayacak şekilde. Yazarlar olarak bir sınıfı gezerken,
öğretmenin sınıfa tam hâkimiyeti için küçük basamaklarla, oval bir şekilde
oluşturulmuş sınıfın sıralarına gayriihtiyari oturmak ihtiyacını hissettik.
Mekânların insanı muhteva içine çeken üslubu, olgun yaştakileri bile öğrenci olmaya teşvik ediyor.
Ders çalışmanın yük ve stresini atabilmek için sık sık Şiir
Akşamları gibi etkinlikler yapıyorlar. 15. Şiir Akşamı nda okunan şiirler
Gönül Harmanı başlıklı 52 sayfalık bir kitapçıkta toplanmış. İnsanı gönül
yolculuğuna çıkaran incelikte şiirler bunlar. Yusuf Şahin e ait Merhaba şiiri
bu gönül bağını kuran şiirler arasında:
Derdimiz var, dünyalara değişmem / Ehl-i kelam deryasında
yarışmam / Her söze kulak verip de atışmam / Gönül ehli, dert ortağı merhaba!
Broşürler, kitaplar, sanat ve edebiyat dergileri büyük bir
titizlikle hazırlanmış. Yayınlarda abartma, şatafat, göz boyama yerine;
sadelik, ağırbaşlılık, ayağı yere basan üslup hakim.
Aylık çıkarılan Birikim Hayat Koleji başlıklı 16 sayfalık
bültende çalışmalar sözle anlatılıp resimlerle görüntülenmiş. Yayınlardaki
kuşatıcılık, Birikim Okulları nın eğitim alanındaki farklılığını ortaya koyacak
yetkinlikte.
UFUK AÇICI YAYINLAR
ÖĞRENCİLERİN ürünlerine yer veren dergiler onların ufku,
ilgi sahası ve bilgi seviyesini ortaya koyuyor. Kolejlilerin çıkardığı aylık
dergi Pusula da 7/A sınıfından Ravza Nur Basmacı nın Söyle Çanakkale şiirine
yer verilmiş. Çanakkale nin bize yüklediği görevleri anlatmış bu küçük dimağ:
Söyle analarına Çanakkale / Kız çocukları doğursun /
Cesurlukta Nene Hatun / Fedakarlıkta Şerife Bacı gibi olan // Söyle analarına
Çanakkale / Erkek çocukları doğursun / Kahramanlıkta Seyit Onbaşı /
Teslimiyette Kınalı Ali gibi olan /
Söyle gençlerine Çanakkale / Unutmasınlar tarihlerini /
Kapılmasınlar çağa / Gerektiğinde versinler canlarını seve seve / Bu vatana
(Sh. 36)
Birikim Hayat Lisesi nin kültür, sanat, edebiyat dergisinin
adı Adsız . Şiir, deneme, makale, araştırma, çizim, röportaj gibi türlerde
yazılar var. Son sayıda MÜ de Gazetecilik, Oxford da Uluslararası İlişkiler ve
Siyaset Bilimi okumuş Gökhan Yücel Bey le yapılmış uzun bir röportaj var. Sayın
Yücel in öğrencilere tavsiyeleri kimliğimizle bütünleşiyor:
Evvelâ kendinizi iyi tanıyın, kendinizi iyi okuyun. Benim
bir düsturum var. Hz. Peygamber e gönderilen ilk ayet ne idi, Oku! idi değil
mi Hz. Mevlana nın Mesnevisi nin ilk kelimesi: Dinle! İstiklal Marşımızın ilk
kelimesi: Korkma! Benim hayat düsturumu oluşturan mana bu üç kelimedir: Oku,
dinle, korkma! (Sh. 14)
Okulun titizlikle seçilmiş öğretmen ve personeli; birikimli,
tecrübeli, güler yüzlü, insanı duyguları gelişmiş ve ekip ruhuyla çalışan
uyumlu insanlar! Başarı için gerekli altyapı hazır!