NE kadar çok çift var aldatılmaktan korkan, aldatılma
kaygıları yaşayan, aldatılma kâbusları görerek gece uykularını terörize eden,
günler boyunca bunun stresiyle yaşayan.
Evlilik ve çift danışmanlığı yaparken en fazla
çalıştığımız konulardan birisi aldatılma halleri sevgili okurlar!
Biraz radikal fikirli yazı olacak şimdiden hazır olun...
ve lütfen mesajımı doğru olarak algılamaya gayret edin.
Öncelikle hemen söylemem gerekiyor; aldatılmaktan
korkmayın!
Evet, korkmayın... Çünkü iyi giden bir evlilikte
aldatılma olmaz!
Kadın ve erkeğin birbirini sevdiği, birbirini anladığı,
görmediğinde özlediği, gördüğünde sevindiği, birbirini hissettiği, birlikte
keyifli zaman geçirdiği, maddi ve manevi ihtiyaçların tam ve sağlıklı olarak
karşılandığı ilişkilerde, üçüncü kişilerin araya girmesi söz konusu dahi
olamaz. Bunun örneklerine rastlıyorum, rastlıyorsunuz, rastlamaya devam
edeceğiz!
EVLİLİKTE YALNIZLIK ÇOK ACI
Evlilikte Üçüncü kişi lerin varlığı, ilişkinizde ciddi
açıklar olduğu anlamına gelir. Bu cümleyi Aldatılıyorsan dön kendine bak!
gibi sığ bir şekilde anlamak doğru değil, hatırlatayım. İlişkide ciddi açıklar
olması durumu, bence alt yapıda kişisel duygusal yoksunluklara işaret ediyor.
Evlilikte olup yalnızlık çekmek ne kadar acı örneğin. Anlaşılmadığını düşünmek
ne kadar zor. Kerhen bir ilişkinin parçası olduğunu bilerek uyanmak her yeni
sabaha, çok yıpratıcı.
Ve acı gerçek şu ki; birçok evli çift bu duyguyla açıyor
gözlerini yeni güne.
KENDİ KENDİNİ ALDATMAK
Geleneksel kültürümüz belirli yaşa gelen gençlerin yuva
kurmasını istiyor. Kişilerin yuva kurması ne kadar güzel, yuva zannedilen
zindan oluşturmanız ne kadar korkunç hiç bu durumu fark ettiniz mi
Evliler, hep eşinin kendisini aldatmasından korkuyor; ama
merak ediyorum, kendi öz anne babasının kendisini aldatmış olmasına niçin
duyarlı olmuyor Hatta sığ bir ilişkiyi, dışarıdan bakıldığında evlilikmiş gibi
görünen yaşantıları evlilik gibi yaşaması kendi kendini aldatmak olmuyor mu
Bu kızla/delikanlıyla evlendiğinde mutlu olacaksın...
vaadinde bulunarak evlendirildiğiniz kişiyle aranızda duygusal yakınlık
oluşmadığında, birbirinizi sevemediğinizde, birbirinizi anlayamadığınızda,
birbirlerinize ısınamadığınızda, eşinizle değil de herhangi bir insanla aynı
yatağı paylaşıyor gibi hissettiğinizde, hatta aynı yastığa baş koyamadığınızda,
ayrı odalarda yattığınızda, ilişkilerinizi sadece insani boyutta
sürdürdüğünüzde; ilişkiyi ayıplardan, çocuklardan ve aile baskısı gibi
nedenlerle sürüklemeye çalıştığınızda niye kendinizi de karşı tarafı aldatmış
gibi hissetmiyorsunuz
Sizi sadece eşiniz mi aldatmış oluyor bu durumda Yoksa
sizin veya kendi öz ailenizin yanlış yönlendirmelerinin getirilerini mi
yaşıyorsunuz
BİRBİRİYLE BÜTÜNLEŞMİŞ EŞLER ARASINA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
GİREMEZ
Evlilikte eş aldatmaz! Bence insan öncelikle kendi
kendisini aldatır. Veya eşten önce sizi kendi aile yakınlarınız aldatır. Ardından
sıkıntı silsilesi başlar! Duygusal sınırlar, insani güvensizlikler, uzak
yakınlaşmalar, karşısındakini eş değil rakip görmeler, anlaşılmadığını
hissetmeler, evlilik içinde yalnızlık halleri, gitse gidememe kalsa mutlu
olamama durumu...
Aldatılma, bir sonuçtur aslında!
Zaten kurulamamış yuvanın sonucu, oluşturulamamış bağın
getirisi, anlaşılmamış duyguların silkelenişi, kırılan ümitlerin can
çekişmesidir. Mutlu insan aldatmaz. Mutlu evlilikte sadakatsizlik sorunu
yaşanmaz.
Duygusal olarak birbiriyle bütünleşmiş, eşiyle sohbet
edebilen, gelecek hayallerini eşinin üzerine kurabilen, eşiyle senkronize
olmuş, birbirini hisseden, sevildiğini/arzulandığını hissedebilen ve
birbirinden keyif alan evliliklere üçüncü kişiler giremez.
Sizlerden o kadar çok elektronik posta geldi ki aldatılma
kaygısına yönelik. Bu gün o konuda minik bir giriş yapayım istedim. Nasılsa
önümüzde çok gün var ve sizlere bu konularda yazılar yazacağım inşallah.
Şimdilik içinizi ferah tutun diye söylüyorum, kaygının ecele faydası yok! İlişkiniz
iyiyse aldatılmazsınız, ilişkiniz sorunluysa buna benzer bir zorlukla
karşılaşabilirsiniz.
ALDATILMA HİSSİ
Olmadan olacak diye korku yaşamak yerine, evliliğinize ve
ilişkinize yatırım yapın. Eşinizle ilgilenin. Onunla bir olmaya, birbirinize
tutunmaya çalışın.
Aslına bakarsanız bana göre aldatma, mutlu olmadığım bir
insanla, nereye gittiğini bilmediğimiz bir ilişki yaşamak. Ha bu ilişkinin
içinde üçüncü kişi olsun veya olmasın fark etmez!
Diyelim ki evliliğimde başka kadın/erkek yok; ama biz
zaten tutunmuyoruz, zaten kopuğuz, zaten elaleme karşı dostlar iş başında
görsün evliliği yaşıyoruz, adam eve gelmiş gelmemiş umurumda değil, kadın
kendisiyle ilgilenmiş ilgilenmemiş beklentiden vazgeçmiş nice hayat var!
İçinde başka bir kadın veya adam olmadığı için mi bu
evlilikler aldatılma kapsamına alınmıyor Aldatılmışlık hissinin uyanması
için illaki üçüncü şahıslar mı gerekiyor
Sevgiler...