Bir TÜRKİYE var.
Bir de TÜİKİYE var!
TÜRKİYE’Yİ hepimiz biliyoruz.
Çünkü hepimiz bu topraklarda yaşıyoruz.
TÜİKİYE’yi de hepimiz biliyoruz.
Çünkü TÜİKİYE, bu ülkeye TÜİK’in bir armağanı!
Bizler Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği zor şartları omuzlamaya çalışırken, TÜİK öyle pembe tablolar çiziyor ki demeyin gitsin!
İnsan imreniyor!
Hatta imrenmekle kalmayıp gıpta ediyor, hatta özeniyor.
Bizlerin marketlerle karşı karşıya kaldığımız rakamlar ile TÜİK tarafından ilan edilen rakamların uzaktan yakından alakası bulunmuyor.
TÜİK rakamlarında sanki her şey yarı yarıya!
Hal böyle olunca insan gayri ihtiyari beklenti içine giriyor.
TÜİK, bu fiyatları nereden alıyorsa söylese de bizler de oradan alışverişlerimizi yapsak diyor.
TÜİK rakamlarında kiralar yarı fiyatına!
Et yarı fiyatına!
Peynir yarı fiyatına!
Hatta doktor muayenesi yarı fiyatından da aşağı!
Evet, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranları ve gıda ürünlerinin fiyatları bizlere TÜRKİYE’NİN yanı sıra bir de TÜİKİYE olduğunu ispatlıyor.
Netice itibarıyla TÜİKİYE’de yaşamak için can atıyoruz.
Nitekim TÜİKİYE tarafından açıklanan rakamlara dayanarak yetkili isimler asgari ücretin az olmadığını iddia ediyorlar.
Asgari ücretin az olmadığını söyleyenler açısından elbette emekliye layık görülen on bin lira da çok büyük bir para oluyor!
TÜRKİYE’DEN bakınca her şey berbat gibi görünüyor.
TÜİKİYE’den bakınca ise her şey güllük gülistanlık.
Yakın bir zamanda TÜRKİYE’DEN TÜİKİYE’ye ilticalar başlarsa hiç şaşmayız! Bolluk içinde yaşamak varken insanlar niye darlık çeksin ki!