KUPANIN yarı final ilk ayaklarının sonuçları, finalin
Fenerbahçe yle Trabzonspor arasında oynanabileceğinin sanki net habercisi idi.
Öyle ya Sivasspor o yazlık takım saha yayılışı ile 2-1 i deplasmanda
koruyamazdı. Böyle bir futbol kurgusunun dünyanın hiçbir yerinde kalmadığını
birilerinin öğrenmesi gerekir. Sadece koşarak futbol oynamak mümkün değildir.
Bu koşuları belli bir kurgu içinde sahaya getiremezseniz sonunuz hüsran olur.
Bu nedenle rövanşın finale yakın takımı Trabzonspor du. Diğer oyunda ise
deplasmanda 1-1 i yakalamış, hem de yedekleriyle, Fenerbahçe nin
Eskişehirspor u elemesi de beklenen sondu. Ancak ne var ki bu maçta konuk
takımın savunma ve orta alan direnci alkışlanacak cinstendi. Ön taraf ise
fukaralık içinde kıvrandı durdu. Fenerbahçe de ise bir yılgınlık, bir yorgunluk
ve yıpranmışlık gözlendi. Yine de erken yenen gole rağmen uzatmalar da dâhil
ayakta kalabilmek övgüye değerdi.
Şimdi gelelim az buçuk teknik analize... Ersun Yanal ın
takımı açık ve net biçimde forvetsiz oynuyor. Necati den son adam zaten olmaz.
Erkan Galatasaraylı Amrabat ın Avrupa patentli olanı. Çalımla adam geçecek ve
vuracak. Sağ taraf zaten yoktu. Oraya bu takımın bana göre en iyi oyuncusu
Veysel sahip çıkmaya çalışıyor. Çıkıyor da... Hem de tek başına...
Fenerbahçe de orta saha kurgusu yanlıştı. Aykut Hoca bu
kurguda acaba Galatasaray maçının üçlü üzerinde mi durdu Ama her maçın ayrı
önemi vardır. Cristian Galatasaray maçında cezalı ama bu maçta bana göre ilk
onbirde oynamalıydı. Emre gibi iki aydan fazla bir süredir sahalardan uzak
kalmış bir oyuncu ve çakma orta alan Caner le bu maça çıkılmamalıydı.
Fenerbahçe nin bu zaaflarına çok kötü bir gününde olan Alper cezayı kesemedi.
Sonuçta iş penaltılarla çözüldü. Zaten Fenerbahçe nin
ayakları rakibinkinden daha usta daha dengeli olduğundan sürpriz çıkmadı.
Ancaaaak, Eskişehirspor un 94. dakikada Necati nin
maçtaki tek doğru hareketiyle kazandığı golün yardımcı hakem tarafından iptali
bir hakemlik ayıbı idi. O gol verilse, finalin adı da değişirdi.