Dilerseniz ilk önce kendi coğrafyamıza bakalım. Bakalım ki, üzeri örtülmüş olan hakikatleri çıplak gözle görebilelim:

* Suriye paramparça...

* Irak fiilen devletçiklere bölünmüş.

* Libya öyle.

* Yemen çok kötü bir durumda.

* Suudi Arabistan parçalanmanın eşiğinde. Bugünlerde sancılı bir durumda.

Kısacası İslâm ülkeleri perişan bir vaziyetteler. Bunlar BOP vasıtasıyla işlenen cinayetler ve hâlâ devam etmektedir. İşin arkasında AB var, ABD var, NATO, CIA, M16 var...İşte, Batı budur.

Elbette bu böyle gitmez. Evvela; Türkiye ›nin, konuyla alakalı politikaların değişmesi lazım. Peşi sıra şu adımlar atılabilir:

* Türkiye, derhal NATO›dan çıkmalı.

* Batılılaşma hedefinden vazgeçmeli.

* D8›ler merkezli İslam Birliği harekete geçirilmelidir...

İslâm coğrafyası kötü de, ya Batı, Batı’da işler yolunda mı?

* Hayır.

Onların işleri daha karışık, onlar da birbirlerine düşmek üzereler. Küresel sistem çöktü çökecek. Kendi aralarında da yüz yıllarca üstü örtülmüş derin sorunlar var. Kısacası Bunlar; kendi aralarında, büyük bir hesaplaşmanın, feci bir savaşın eşiğinde bulunuyorlar.

Bakmayın siz, bunların ileri hamle yapıyormuş görüntülerine. S. Arabistan›da girişilen vahim olayların arkasında da, Barzani›yi bitiş çizgisine taşıyan atraksiyonların geri planında da hep aynı güçler var.

ABD öncülüğünde ve Siyonist aklın kontrolündeki Batı, artık Batı dışı toplumlarda deşifre oldu. Batı hayranlarının işi bundan sonra daha zor. Ortada bir Batı mefhumu var, bir de Batıcılar var. Batıcılar; körü körüne Batı›yı taklit ederler, gelişmelerden habersiz olarak. Fakat farkındalar veya değiller, onlar da yolun sonuna geldiler.

Daha açık bir ifade ile; Batı, batıyor. En son S. Arabistan›da çıkartılan kargaşa Batı›nın isteğiyle oldu, herkes olayın farkında. Ama Batı, batarken bunları yapıyor; yoksa, güçlü olduğu için değil.

Bu tür atraksiyonlarla dünyayı oyalamaya çalıştıkları açık. Kendi elleriyle kurdukları düzenin ömrünü uzatmaya çalışıyorlar. Çöküşü ise, ne kadar öteleyebilirlerse onu kâr belliyorlar. Çünkü yıkılmakta olan sistemin alternatifini ortaya koyabilmiş değiller.

Batı›da olup bitenlere bu çerçeveden bakmakta yarar var. Operasyonel kararlar ve günlük hamleler ise, mesul makamda olmayı gerektirir.