Bir kargaşadır sürüp gidiyor nice zamandır. Geçmişte imanlı bir gençlik yetiştirmek, “Ben Müslüman’ım” diyenlerin ortak kaygısıydı. Tüm çalışmalar hep çocukların daha iyi ve daha şuurlu mümin olabilmesi için yapılıyordu. Bu arada belli güçler de Müslümanlarla uğraşıyor ve İslam’ın inkişafına engel olmaya çalışıyorlardı. Müslümanlar da hem uğraşanlarla mücadele ediyor hem de çocuklarının daha iyi bir geleceği olması için yılmadan eğitime önem veriyorlardı.

Özellikle 28 Şubat süreci çok sıkıntılı geçti Müslümanlar için. Okullarda başörtüsü zulmü ayyuka çıktı. Artık imam hatiplerde bile başörtüsü ile okula gitmek mümkün olmuyordu. Kendini bu devletin efendisi sanan güçler, ortaokul bölümünü kapattırmak suretiyle imam hatiplerin kanadının kırılması için uğraşıyordu. Müslümanlar yine de direniyor zor şartlarda da olsa çocuklarının İslami eğitim alması için var güçleriyle çalışıyorlardı.

Ne olduysa o zulüm devrinden sonra oldu. Çileli bir yoldan geçen bu Müslümanlar, kendi çektikleri sıkıntılara maruz kalmaması için oldukça serbest yetiştirdiler çocuklarını. 2000’li yıllar İslami kesimin rahat nefes aldığı yıllardı, fakat yetişen nesil bir tuhaftı. Temel değerler erozyona uğruyor ve geçmişte akla gelmeyen konular çok sıradanmışçasına günlük yaşantıya giriyordu. Özellikle internetin yayılması gençlerin aileye olan ihtiyaçlarını azaltmış ve bir başka dünya kurmuştu onlara…

Günümüzde artık başörtülü kızlarımız, sakallı-sakalsız delikanlılarımız en mümtaz okullarda okumaktalar. Özel sektörde, devlet dairelerinde hatta adliyelerde bile görev yapmaktalar. Artık, ülkemizde yıllarca kangren haline gelen başörtüsü sorunu çözülüvermişti. Başörtüsü sorunu çözülüvermekle beraber başörtüsü de, İslâmî pek çok değer de çözülüverdi…

Evet, başörtüsü çözüldü ve tesettür sorunu başladı… Kızlarımızın giyimi bir acayip oldu. Erkeklerimizi ise tanımak mümkün değil. Kafelerde oturup saatlerce çene çalan, okunan ezanlara kulak kabartmayan bir nesil türedi. Giyime verdiği önemi temel İslami değerlere vermeyenler de elbette Müslüman’dılar ama nasıl bir Müslüman

Soruyorum ey ümmet-i Muhammed! Bu boş vermişlik ya da vurdumduymazlık nereye kadar devam edecek

Devlet kademelerinde görev yapan bazı Müslümanların halini ise hiç sormayın! Yolsuzluk, arsızlık gırla gidiyor. Herkes birbirini yolsuzlukla suçluyor ama nedense kimse önlem almak için çaba harcamıyor. Özellikle yerel yönetimlerde türlü dedikodular duyulmakta. İmar yolsuzlukları artık gizli değil, ortada, gözle görülmekte… Geçmişin imanlı gençliği şimdilerin imarlı gençleri durumuna geldiler. Daha düne kadar fakir olanlar bir anda zenginleşmeye ve sınıfları çok hızlı atlamaya başladılar. Artık Müslümanların da üst sınıfı oluştu ülkemizde. Her türlü makyajı yapan ve giyimde serbest olan Müslümanlarla dolu çevremiz. Nereden, nasıl bir gelir kaynakları olduğunu bilemediğimiz türedi zenginler ve su gibi para harcayan gençler var etrafta.

O direnen, azimli, kararlı gençlerden sonra böyle bir neslin gelmesi oldukça manidar değil mi İmanlı gençlik imarlı bir nesle kuluçka görevi gördü adeta. Yokluk içinde büyüyenler varlığa gark olmuş nesle dönüşüverdiler. Bu durumdan rahatsız olanlar da var elbette ama onların sayısı o kadar az ki!

Müslümanların yeniden temel İslami değerler üzerine kafa yormaları ve eksik yerleri tamamlayarak kendilerine gelmeleri gerekli acilen. Yoksa bu gidişat pek hayra alamet değil!

Minik bir tebessüm

Zeki Çocuk

Müfettiş öğrenciye sorar:

- Söyle bakalım 3 ile 2 ne eder Öğrenci:

- Neye göre öğretmenim, bu duruma göre değişir, der. Müfettiş:

- Nasıl yani deyince, öğrenci:

- 3’ten 2 çıkarsa 1 kalır. Bu da Allah 1’dir demektir. Yok, 3 ile 2’yi toplarsak 5 eder. Bu da İslam’ın 5 şartı demektir. Yok, eğer, 3 ile 2’yi çarparsak 6 eder, buda imanın şartı demektir. Ha eğer 3 ile 2’yi peş peşe okuyacaksak bu da 32 farz demektir. Siz hangisini sormuştunuz 3 ile 2’yi ayrı ayrı soruyorsanız 3 guslün farzıdır 2 teyemmümün farzıdır…

İlgilisine Notlar:

• Ülkemizde 110 bin makam aracı bulunurken geri kalmış Almanya’da 15 bin, gelişmemiş İngiltere’de 12 bin, fakir Japonya’da 10 bin makam aracı bulunmaktadır. Gelişmiş yeni Türkiye’nin kanıtı işte budur!

• Bazı insanlar umreye giderken New York aktarmalı gidiyor olmalılar. Bedenleri kutsal beldede, beyinleri Amerika’da!

• “Parası olan pazardan, imanı olan mezardan korkmaz.” Necip Fazıl Kısakürek

• İmtihan dediğin her zaman kâğıt kalemle ve seçenekli olmaz ki kardeşim. Bazen kul, kul ile de imtihan olur.