Gün geçmiyor ki bankaların yeni bir oyunu ortaya çıkmasın. İnternette
şikâyet sitelerinde olsun, basında olsun, bankaların yapmış olduğu oyun ve
hileleri görmekteyiz. Uşak’ta özel sürücü kurslarında ilkyardım öğretmenliği
yapan evli 2 çocuk babası Halit Hayırcı, icra yoluyla tahsil ettiği kredi kartı
aidatlarını ve bunun mutluluğunu yaşarken, 21 Kasım’da e-mail yoluyla gelen
ekstreyi gördüğünde kelimenin tam anlamıyla şok yaşadığını belirterek “30 Kasım
son ödeme tarihli ekstrede ‘23 Ekim. Karar/üyelik ücret iptal düzeltmesi’ adı
altında 230 lira borç yansıtıldığını gördüm. Bankadan icra yolu ile tahsil
edilen kart aidatı ücreti, kredi kartıma yeniden borç olarak yansıtılmış.
Bankayı aradım, yargı kararına rağmen ‘biz bu parayı ödemeyiz’ dediler” diye
konuştu. Sizin aklınız alabiliyor mu Bir hukuk devletinde bir banka, yargı
kararlarını hiçe sayabiliyor. Bu gücü kuvveti nereden almaktadır Hukukun
üstünlüğü mü, üstünlerin hukuku mu Arkasında ne gibi güçler vardır Ortada
gizli bir güç olmazsa, bu bankaların avukatları hukuku hiçe sayarak, haciz
işlemi yapması gereken alacakları haciz yoluna gitmeden, tehdit ve taciz ederek
tahsil etme yoluna gitmezlerdi.
Birçok kredi kartı mağduru, avukatların tacizine
uğramaktadır. “Nasılsa borçlu, sesi çıkmaz.” düşüncesiyle, pervasızca
borçluların üzerine gitmekteler. O kadar çok kredi kartı borçlusu var ve faiz
girdabına o kadar çok tepelenmektedirler ki, haciz yoluyla bu paraların ödenmesinin
mümkün olmadığını anlayan bankalar kampanyalar yapmaktalar. Kökü Amerika’da
olan, bir banka borçlularını arayıp, “1700 borcunuz 9000 küsur olmuştu ya,
Amerika’dan para geldi, kampanya yaptık, 2400 TL bir kerede ödeyin, kapatalım
borcunuzu” diyorlar. Hukuk tanımaz, yüksek faizlerle ve yanlış uygulamalarla
vatandaşın hayatını zehir eden bu bankalara bir şekilde devlet çeki düzen
vermelidir. Sosyal patlamanın ve sosyal barışın sağlanması için bu şarttır.
Kredi kartı aidatları bankalar için çok ciddi bir pazar. Bankalar bu pazarı
kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır.
Birçok kredi kartı mağdurunun intihar, boşanma, cinayet,
soygun haberlerini medyada okumuşuzdur. Ticaret kanunu ve bankacılık kanununa
aykırı olarak müşterilerini birer mağdur haline dönüştüren bankacılık
sisteminin fahiş faz uygulamaları insanları organlarını satacak duruma
getirmiştir. Geçtiğimiz Ağustos ayında bankacılık sistemine karşı isyan eden
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan bile yaptığı bir açıklamada bankaların haksız
olarak aldığı işlem maliyetlerini azaltmasını istemiş, “Bankalarımızın da biraz
insafa gelmesini bekliyorum.” temennisinde bulunmuştu. Sayın Bakanın yapması
gereken temennide mi bulunmak yoksa, bununla alakalı kanunu düzenlemek ya da
bir genelge mi yayımlamak
Neden “seni seviyorum” demeyi unuturuz !
Dünya o kadar hızlı değişiyor ki, bize sunduğu nimetleri ele
geçirebilmek ve daha rahat yaşayabilmek için, küreselleşmenin kölesi olduk! En
güzel hasletlerimizi unuttuk! Komşuluk ve akrabalık ilişkileri tamamen ortadan
kalktı. Eskiden aşkları içimizde yaşardık, sevgileri içimizde büyütürdük. Şimdi
büyüttüğümüz sadece kredi kartlarımızdaki borçlarımız.
Bırakın insanı sevmeyi, doğayı sevmeyi bile unuttuk!
Unuttuğumuz ve katlettiğimiz doğa hep bizden intikamını almıştır ve alacaktır
da. Peki ya hayatımızdaki en değerli varlıklara “Seni Seviyorum” dedik mi En
son bu cümleyi ne zaman kullandık Prensesiniz (kızınıza), prensinize
(oğlunuza), narçiçeğinize (eşinize), kardeşlerimize, annenize ve babanıza evden
çıkarken, gün içerisinde ya da herhangi bir saatte “Seni seviyorum” dediniz mi
Üstelik bu sözün maliyeti olmamasına rağmen, korkar olduk sevgilerimizi
dillendirmeye ve ifade etmeye! Neden söyleyemiyoruz Yüreğimizdeki bu sevgi
neden bizi terk etti Terk edilen bu sevginin yerine o kadar dünyayı doldurduk
ki, adeta kör olduk!
Sevdiklerimizle daha fazla vakit geçirebilmek yerine daha
fazla cep telefonumuzla, daha fazla internetle zaman geçirir olduk!
Sevdiklerimizle beraber olmaktansa çağdaş tapınaklarda (AVM) yalnız başımıza
dolaşmak cazip hale geldi. Gelin bu ölü toprağını üzerimizden atalım.
Çağdaşlığın bize sunduğu o teknoloji harikası cep telefonlarımızı elimize
alalım sevdiklerimizi arayıp, onlara “seni seviyorum” diyelim. Ve bu
telefonları sadece bu amaçla kullanalım. Sosyal medyada bulunalım ama orada
yatmayalım (!) sevdiklerimizle beraber olarak sosyalleşelim. İnternette
sosyalleşme bizi içekapanık hale getirir.