Bugün Ankara kulislerinden biraz uzaklara, Bangladeş’e uzanacağız.

Herkesi imrendirecek, gençlere ve İslami hareketlere örnek olacak farklı bir hayat hikâyesine bakacağız.  Dünya Zirvelerini, ebedi hayatla değiştirmiş Mir Kasım Ali’nin ibretlik hikâyesine bakacağız.

***

Kasım Ali, Bangladeş ve Pakistan henüz ayrılmadığı zamanlarda Dakka’da 1952 yılında doğdu. Tüm ülkede lise sınavında 10. oldu. Bölgede “Doğu’nun Oxford’u olan Dakka Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni de birincilikle bitirdi.

Çok parlak bir zeka. Bangladeş’in en meşhur ekonomisti. Ülkede üç yüz şubeye ulaşan İslam Bankası’nın kurucusu ve sahibi.  İlaç şirketleri, fabrikaları, hastaneler zinciri, on binlerce okulu, binlerce medresesi, 15 tane üniversitesi var.

***

Günlük tirajı bir milyon olan Nayadiganta (Yeni Şafak) gazetesi, radyo, televizyon, dergileri olan Diganta Medya Şirketi Patronu! Hepsini kendisi kurdu, yönetti. Ama tamamını Cemaat-i  İslami’ye bağışladı.

Bangladeşliler onun için, “Mir Kasım Ali elini nereye koysa, oradan altın çıkar” diyor.

Ülkenin 6 milyon üyeli en büyük öğrenci teşkilatı Satra Şibir’in kurucu başkanı. Çok iyi bir hatip. Yok, yok yani. 64 yaşında şehadetle taçlandırılan hayatta Allah her şeyi vermiş.

Hindistan işbirlikçisi Hasina yönetimi, 3 Eylül 2016’da Dakka’da idam ettirdi Mir Kasım Ali’yi. Ama burası çok enteresan. Bangladeş yönetiminin, Kasım Ali’yi idam sebebi diğer 7 Cemaat-i İslami liderinden çok farklı. Cemaat-i İslami kaynaklarından aldığım bilgiyi aynen aktarıyorum:

CEMAAT-İ İSLAMİ’Yİ BÖLMEDİ DİYE İDAM ETİLER!

Zalim Hasina, bizzat kendisi Mir Kasım Ali’ye 2010 yılında çok kritik bir teklif götürür. Nedir o kritik teklif? Özetle şöyle:

“Cemaat-i İslami Partisi’nden ayrıl. Gençlerden oluşan yeni bir parti kur. Sen o partide genel başkan ol. Sana 85 milletvekili vereceğiz. (Bangladeş Parlamentosunda 350 vekil var). Sonrasında ise Koalisyon ortağı ve bakan olacaksın!”

***

Hasina’nın oğlu Joy, ABD’de yaşamaktadır. Sinsi teklif için ilave eder Zalim Hasina: “Eğer bize güvenmiyorsan, kendi oğlum Sajib Wazed Joy ve benimle Newyork’ta bir sözleşme imzalayalım.”

Mir Kasım Ali, Hasina’ya ne evet der, ne de hayır! Bir süre oyalar onları. 2012’de Katar’da Bangladeşlilerle birlikte büyük bir program düzenler. Sinsi teklifi de, kendisine yakışan cevabı da orada açıklar Mir Kasım Ali:

***

“Ben, Bangladeş’in en büyük öğrenci teşkilatının (Satra Şibir’in) kurucusuyum. Sizlere hep şehadetin faziletini anlattım. Şimdi o şehadet imkanı bana teklif edildi. Ben size bunu kendimle örnekleyeceğim inşaAllah”

Cemaat-i İslami’yi bölme teklifini ilk kez açıklamıştır. Bölme teklifini reddettiği için de Katar dönüşü, 2012’de Dakka’da tutuklanır. Yönetim, aynı zamanda avukatı da olan oğlunu da kaçırır. 

Şehadet şerbeti içmeden önce eşiyle arasında şu son diyalog geçer: “İdam ipinden korkmayın. Üzülmeyin. Şehit kanı bulaşmış toprak İslam için çok daha verimli oluyor. Siz de o toprakta kolayca kelime-i tevhit bayrağı dikeceksiniz…”

***

Şu hayata, şu zenginliğe bir bakın! Zekâ, ilim, hitabet, başarı, şuur, çile, cehd, cihad. Dünyada da zenginlik. En karlı ticaretle malı ve canı Allah’a satıp Ahrette de zenginlik ve itibar! Ne mutlu şu kısacık hayatı şehadetle ebedi saadete çevirenlere!

ERBAKAN’IN BEYAZ TAŞ UYARISI

Tarih, 2007’nin ilk günleridir.

Yer Balgat, mekan Saadet Ankara il eğitim binasıdır.

Erbakan Hoca, teşkilat mensuplarının şahsında ümmeti eğitmektedir.

***

Konu; Ilımlı İslam projesiyle Siyonizm’e hizmet eden zihniyetler, cemaatler ve kişilerdir.

Ömrünün son yıllarında “İslam dünyasında Ilımlılar, İşbirlikçiler ve Ilımlı İslam” tehlikesini sürekli anlatan Erbakan Hoca, şu meyanda uyarır:

***

“Bunlar, beyaz pirincin içindeki beyaz taşlara benzer. İlk başta fark edemezsiniz. Diş kırılınca o zaman anlarsınız!”

Sizce 15 Temmuz’da dişimiz mi kırıldı, kafamız, gözümüz mü yarıldı?

KRİPTO ELEKTRİK ÇARPACAK!

En son ki “Gündüz İmam, Gece Papaz Molla Süleyman” kripto konulu kulis yazımız çok ses getirdi.

Kuliste; Beştepe’ye en yakın Bakanlıkta bile FETÖ’cü Paralelcileri tespit için kurulan komisyonların başındaki zat-ı muhteremin de kripto olduğunu yazmıştık.

***

Konu, Çin dönüşü etrafını sarmış meslektaşlarca Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da soruldu.

Sağ olsun “yalancı çıkarmadı!” bizi, zımnen de onayladı. Hemen ardından da harekete geçildi. Kamudan atılanlar için bir nevi “At izini, İt İzinden Tefrik Etme Komisyonları!” kuruldu.

***

Bizim, Türkiye ve Binali Yıldırım Hükümeti ve bakanlıklar için en gizemli ve hayati mesele olan Kripto uyarımız, Enerji Bakanlığı’nda ise farklı şekilde tezahür etti:

“Kaçak elektrik kriptolama sistemiyle önlenecek!”

Genç Bakan Berat Albayrak açıkladı Kripto Projesini.

***

Trafoların çıkışlarında enerji şifrelenecek ve son kullanıcının sayacındaki şifre ile eşleşirse, elektrik kullanılacak.

Anlayacağınız kripto elektrik kaçakçıları, kripto komisyoncular da memurları çarpmaya devam edecek!