BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
HÜKÜMET İN baştan beri, şan ve şerefle dolu tarihimizi
alt üst eden dizilere ve aile hayatımızı dinamitleyen TV deki izdivaç
programlarına seyirci kalmasının sebebini hiç düşündünüz mü RTÜK e en yüksek
derecede şikâyet bu iki konuda oldu. AB istedi, diye zinayı suç kapsamından
çıkaran hükümet partisine, bu konuda da mı bir görev verildi yoksa
Tarihimize gelince!.. İnsanlığa hak ve adaletin ne
olduğunu öğreten yüce milletimizin tarihi niçin öğretilmiyor, dersiniz
Genç dimağlara okullarda milli benliğimiz, kimliğimiz ve
tarihimizin anlatılması gerekirken; ilkokullarda AB ile ilgili resim; ortaokul
ve liselerde Bana AB yi Anlat! konulu kompozisyon yarışmaları yapılıyor.
Eğitsel kol faaliyetleri içindeyse, AB Kulübü ne yer veriliyor. Hükümet in AB
Bakanlığı kurmasıysa ayrı bir facia!
Tarihimizin hiç bir döneminde, bu derece milletimizi
yabancılara özendirme çalışması yapılmadı. Kim bu yabancılar Çanakkale deki
işgalcilerimiz! Bizi dünya haritasından silmek isteyenler!
Onlar, Çanakkale de İslam dünyasının kalbi ve hilafet
merkezi İstanbul u hedef almışlardı. Biliyorlardı ki, Müslümanları birbirine
kenetleyen hilafet yıkılırsa, İslam dünyası parçalanırdı.
Akif, Karadan yol bularak geçmek için Marmara ya
sözüyle, haçlıların hilafet merkezimiz İstanbul u hedef aldığını ifade
ediyordu. Ümmetin ferasetli yiğitleri, Ehl-i Silib in Çanakkale de yapmak istediğini
kavradılar. Dönmeyi düşünmeden cepheye koştular. Rabbimiz, ölüme meydan
okurcasına gösterilen bu yüksek fedakârlıklar hürmetine, İslam ın batı
kalesinin düşmesine izin vermedi. Aaaahh! Bana AB yi Anlat! yerine, Bana
Tarihimizi Anlat! diyebilseydiniz!
BATI NIN MASKESİ
DÜŞTÜ
PEYGAMBER İN kucak açarak beklediği Çanakkale nin şanlı
şehitleri Batı nın maskesini düşürdü. Hile ve ikiyüzlülüklerini ortaya çıkardı.
Aynen Akif in dediği gibi: Maske yırtılmasa hâlâ bize afetti o yüz!
Hâlâ o afeti görmeyenler var. Siz, Çanakkale ve
devamındaki Kut zaferlerinin ne anlama geldiğini bilir misiniz Haçlıların bu
iki hezimeti onlara, ümmet şuuruna sahip oldukları sürece Müslümanları
yenemeyeceklerini öğretti. Bu sebeple Müslümanları etnik parçalara ayırmaya çalıştılar.
Ulus devletleri teşvik ettiler. Bölge ve mezhep farklılıklarını körükleyerek
fitne ateşine benzin taşıdılar.
Çanakkale de Avrupalılara ilaveten; Kanada, Yeni Zelanda,
Avustralya, Hindistan gibi uzak ülkelerdeki haçlılar Osmanlı üzerine geldi. Birleşik
Hıristiyan orduları oluştu. Buna karşı; Osmanlı nın öncülüğünde tüm ümmet
Çanakkale de tek kalp oldu. Zinde güç olarak ilan edilen İngiltere, Fransa ve
Rusya yı dize getirdi. Hem de Osmanlı nın en sıkıntılı döneminde!
Çanakkale, uzun savaş dönemlerinden sonra, karanlıkları
nura boğan bir zafer oldu. Ümmete güven geldi. Devlet, ordu ve halk birbiriyle
kenetlendi. Ümmet birliğini koruduğumuz sürece gayrı müslimlerin bizi
yenemeyecekleri görüldü!
Batılılar bugün, kültürel yollarla tarih şuurumuzu yok
etmeye çalışıyorlar.
Çanakkale o günlerde kalmasın! Onu takip eden günlerde,
son noktayı koyan bir zaferimiz daha var: Kut ül Amare.
BAŞ SÖMÜRGECİNİN
HEZİMETİ
ÇANAKKALE DEKİ hezimeti hazmedemeyen İngiltere, Biz
yenilmedik, geri çekildik bahanesine sığınarak 120 bin kişilik ordusunu
Mezopotamya ya gönderip yenilgiyi telafi etmek, rövanş almak istedi. Osmanlı 1.
Dünya Savaşı sırasında, güçlü bir ordusunu güney bölgesine sevk etmişti.
Başındaysa Nurettin ve Hasan Paşalar vardı.
İngiltere orada da kayaya tosladı. Bağdat ın 150 km.
güneyindeki Kut ül Amare kasabasında iki ordu karşı karşıya geldi. İngilizler,
4 ay süren kuşatmada 25 bin kişilik Osmanlı ordusu karşısında bir varlık
gösteremedi. Nurettin Paşa komutasındaki ordu, İngilizleri yenilgiye uğrattı.
Hile üzerine kurulmuş taarruzlar fayda vermedi. İngilizlerin 40 bin askeri
çöllere gömüldü. 29 Nisan 1916 da 13 general, 481 subay, 20.300 İngiliz
lejyoneri teslim olmak zorunda kaldı.
Dünyanın baş sömürgecisi İngiltere; Kut ül Amare de
bahanesi olmayan kesin bir yenilgi aldı. Tarihçi Dr. Gaston Bodart olayı,
İngiliz prestijine vurulan en büyük darbe olarak değerlendirdi. Almanya nın
Vossische Zeltung gazetesi Kut ül Amare nin İngiltere yi derinden
etkileyeceğini (1. 5. 1916) yazdı.
Osmanlı yıkılma günlerinde bile Çanakkale ve Kut
Zaferleri yle haçlılara karşı jübilesini yaptı; Müslüman ümmetin esir ve yok
edilemeyeceğini ilan etti.
Onlar zafer kazandılar, tarih yazdılar. Biz bunları bilip
üzerimize düşeni yapmalıyız. Avrupa işbirlikçilerinin rahatsızlığı tarihi
gerçekleri değiştirmez. Onlar ne olduklarını ortaya koyuyorlar.
Müslüman ümmet zaferlerini unutmamalı. 1946 ya kadar
kutlanan Kut Zaferi nin yüzüncü yılında, kutlamaların sürdürülmesi şuuruna
ulaşmalıyız. Çünkü, zaferlerin unutanlar, yeni zaferler kazanamazlar.