Hatırlayacaksınız… Bu sütunlarda çok kere yazdım…
Bizden sonra da birçok gazetede yazarlar konuyu haklı olarak gündemlerine taşıdılar. O da şu;
* 27 Aralık 1949 tarihinde, yani Milli Şef İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı döneminde, Türk çocuklarının eğitimi resmen Amerikalılara teslim edildi.
* ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği, sekiz kişiden oluşan bir eğitim komisyonu kuruldu.
* Bu komisyonun adı Fulbright Eğitim Komisyonu idi.
* Sekiz üyeden dördü Amerikalı, dördü de Türk’tü.
* Bu komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programlarını belirlemekti.
* Gençler bir milletin geleceği demek değil midir?
* Türk milletinin geleceği olan gençlerin eğitimi, yarısı Amerikalılardan oluşan bir komisyona bırakılıyordu.
* Bu kadarla kalsa neyse; Fulbrihgt Komisyonu herhangi bir konuda karar verirken oylar 4 evet, 4 hayır çıkarsa ne olacaktı?
* Çözüme bakınız; o tarihte Ankara’da bulunan Amerikan büyükelçisinin vereceği oy, belirleyici olacaktı.
Bu köşede defalarca bu komisyonun kaldırılması gerektiğini, Fulbrihgt Anlaşması’nın lağvedilmesi gerektiğini yazdım.
Fakat hiçbir Milli Eğitim Bakanı, “Fulbrihgt Komisyonu ile artık çalışmıyoruz, söz konusu anlaşma da lağvedilmiştir!” demedi, diyemedi!
***
Önceki gün, Avrasya Bir Vakfı ile Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (ASAM) düzenlediği ‘Cumartesi Konferansları’ programına davetliydim.
Konuk; Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin idi.
Konu: Milli Eğitim Bakanlığı’nın Stratejik Vizyonu ve Türk Milli Eğitim Sisteminin Geleceği’.
Bakan beyin daha kısa bir süre önce bazı yabancı okullar hakkında yaptığı haklı çıkışı burada uzun uzun kaleme almıştım.
Ama herkesin merak ettiği bir soru vardı; Fulbrihgt Anlaşması…
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu konuda ilk kez konuştu ve şunları dile getirdi;
* “Evet, anılan yıllarda böyle bir anlaşma yapılmış, Amerika Birleşik Devletleri ile…”
* “Bizim bakanlığımızdan da bazı arkadaşlarımız bu komisyonda görev almışlar!”
* “2013 öncesini bilmem; ancak ben Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarı olarak görev aldıktan sonra ve Haziran 2023’te Milli Eğitim bakanı olarak görevlendirildiğim tarihten bugüne kadar Fulbrihgt Komisyonu ile hiçbir çalışmamız olmadı!”
* “Bakanlığımızın yeni müfredat programı çalışmalarının hiçbir aşamasında Fulbrihgt Komisyonu’ndan hiçbir üye dahil olmamıştır ve bu komisyonun hiçbir katkısı söz konusu değildir!”
* “Bakanlığımızın yeni müfredat programı çalışmalarının hiçbir aşamasına Fulbrihgt Komisyonu’ndan bir talebimiz de olmadı, bu komisyondan görüş de istemedik!”
* “Fulbrihgt Komisyonu, mevcut haliyle ABD ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bir bursiyer programı. Her yıl belli sayıda bursiyer programı uygulanmaktadır.”
***
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, müsteşarlığı ve bakanlığı dönemimde Fulbrihgt Komisyonu ile hiçbir çalışmaları olmadığını açıkladı, deklare etti, bu programda.
Fakat şu soru, salondaki birçoklarının zihinlerinde hâlâ duruyordu: “1949 tarihinde ABD ile imzalanan ikili anlaşma çerçevesinde oluşturulan Fulbrihgt Komisyonu tamamen lağvedildi mi, lağvedilmedi mi?”

BAKAN YUSUF TEKİN’İ ÖFKELENDİREN AN!
10 yıl öncesinde de MEB müsteşarı iken yine aynı salonda ve kürsüde milli eğitim sistemini anlatan Prof. Dr. Yusuf Tekin, bu programda bu kez başka hangi konulara temas etti? Bakan Bey dedi ki;
* “Son 22 yılda öğretmen sayısı 2 katına çıktı.”
* “Okullarımızın tümünde internet erişimi var. Dünyadaki tek ülke Türkiye bu anlamda!”
* “Derslik başına 20 öğrenci düşüyor. Öğretmen başına da aynı şekilde 20 öğrenci dolayında…”
* “56 azınlık okulu var ülkemizde. Beni Batı Trakya’dan soydaşlarımız ziyaret etti geçtiğimiz günlerde. Biz devlet olarak Lozan Anlaşması’na sadık iken Batı Trakya’da 300'den fazla Türk okulu 80 dolayına düşmüş. Bunu doğru bulmuyoruz.”
* “Ülkemizde yabancı okul sayısı 12. Bu okullar bir dönem çok fazlaydı. Yenisini açmıyoruz! Lozan Anlaşması’nda bunlar yok. Ama o dönem Atatürk’ü arıyorlar, mektup yazıyorlar, bu yabancı okulların devamı için. 7 yıl devam etmesi öngörülüyor. Biz de devam ettiriyoruz!”
* “32 tane yasal dayanağı olmayan okullar var. Bizim böyle okullarımız yok. Kanunen yok. Bu okulların ait olduğu ülkelerin büyükelçileri bizi oyaladılar. Denkliklerini müsteşarken vermedik. Benden sonra tekrar verildi. Ben bakan olduktan sonra da yine bu denklikleri iptal ettik.”
* “Büyükelçilere kızdım, öfkelendim; biz yabancı okullar konusunda mütekabiliyet istedik. 800 bin Türk öğrenciye Fransa’da da Türkçe öğretilsin istedik. ‘Ama bizim kanunlarımızda bu yok!’ dediler. Fransa’daki kanun da bizimki kanun değil mi? Bu ahlaksızlık!”
* “Milli ve manevi değerlerimizi yeni müfredata ekledik. Yüzde 35 oranında sadeleştirdik müfredatımızı.”
***
Bakan Yusuf Tekin, bu programda yabancı okullarla ilgili çok dikkat çeken bazı açıklamalarda bulundu. Bir kısmını burada aktardım.
Bu önemli ifadelerini, bu okulların hangi ülkelere ait olduğunu bir başka yazıda sizlerle paylaşmak istiyorum.

AVRASYA BİR VAKFI VE ASAM
Yeri gelmişten Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’i davet eden Avrasya Bir Vakfı ile Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden (ASAM) de kısaca söz etmek isterim.
Avrasya Bir Vakfı’nın başkanı Şaban Gülbahar. Yardımcıları Faruk Sezgin ve Musa Serdar Çelebi. Genel müdür, Özcan Ünlü.
Avrasya Bir Vakfı’nın bünyesinde faaliyet gösteren Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (ASAM) Başkanı ise Dr. Eray Güçlüer.
Vakfın kurulma amaçları şöyle; Türk toplumunun maddi ve manevi yönleriyle ekonomik sosyal ve kültürel değerlerini, temas halindeki ve diğer toplumlara olan alıcı ve verici özelliklerini ve dikkate alarak araştırmak; sağlıklı ve daha gelişmiş bir yapıya doğru gelişmesini ve yaygınlaştırılmasını temin etmek; milli şuura sahip örf ve âdetlerine bağlı inançlı bir nesil ve yetişmek; Türkiye Türkçesinin diğer Türk lehçeleri, kelime ve deyişleriyle zenginleştirerek Türk devletleri arasında ortak bir Türkçenin teşekkülüne, işte, dilde ve kültürde birliği sağlamaya hizmet etmek; Türk milli ve manevi kültür unsurlarının gelecek nesillere, doğru şekillerde aktarılması için çalışmalar yapmak, yapılanlara maddi ve manevi katkılarla destek olmak üzere faaliyetlerde bulunmak...